Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp - Vitamin ve mineral takviyesi – doktorlar ve kullanıcılar bunları bilmeli
Vitamin ve mineral takviyesi – doktorlar ve kullanıcılar bunları bilmeli

Vitamin ve mineral takviyesi – doktorlar ve kullanıcılar bunları bilmeli

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
10.02.2018

Dilerseniz bu haberi sesli dinleyebilirsiniz.

Sadece ABD’de beslenme takviyeleri 90 binden fazla ürünle yaklaşık 30 milyar dolarlık bir piyasaya sahip ve alternatif ürünlere ilgi, dünya genelinde her geçen yıl artmakta. Yine ABD’de konuyla ilgili yapılan son çalışmada, yetişkinlerin %52’sinin en az 1 çeşit beslenme takviyesi ve %10’unun en az 4 takviye ürün birden kullandığı tespit edilmiştir. Çok sayı ve çeşitteki bu takviyeler içinde vitaminler ve mineraller, sağlıklı kalmak ve hastalıklardan korunmak amacıyla % 48 - % 39 oranlarındaki kullanımıyla en çok tercih edilen takviyelerdir.

Bu amaçlarla çok yüksek kullanım oranlarına rağmen çoğu bilimsel klinik çalışmada, bu takviyelerin kronik hastalıkları önlemede etkisi kanıtlanmamıştır. İşin daha ilginci bu takviyelerden sadece beslenme yetersizliği ve bazı özel tıbbi durumlara sahip olanların fayda görme potansiyeli varken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde toplumların sorunu beslenme yetersizliği değil, beslenme fazlalığıdır (fazla kilo ve obezite). Yani zaten mevcut beslenme düzeni ile fazla miktarda alınan vitamin ve mineralller, bir de takviye edilmeye çalışılmaktadır.

- Her bir fazla kilo ömürden çalıyor – 195 ülkeye ait 25 yıllık obezite çalışmasının sonuçları

Birçok çalışma tavsiye edilen diyet miktarlarından fazla beta karoten, folik asit, E vitamini ve selenyum alımını, yaşam kaybı (mortalite), kanser ve kanamalı beyin felci oranlarında artışla ilişkilendirmiştir.

Bu nedenle dünyanın önde gelen bilimsel dergilerinden biri olan JAMA, Şubat 2018’de doktorların hastaları bu besin takviyeleri hakkında doğru bilgilendirmesi için kapsamlı ve yol gösterici bir çalışma yayımladı. Biz de bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedik.

Sağlıklı bireylerin uygunsuz takviye kullanımını engellenmelidir

Faydası kanıtlanmamış hatta bazı riskleri bulunan bu takviyeler, sağlıklı ve dengeli bir diyetin yerini tutmamaktadır.

Doktorlar takviye yerine vitamin ve mineralleri gıdalardan almanın çok daha avantajı olduğunu vurgulamalıdır. Yiyeceklerdeki mikro-besinler, gıdalarla birlikte alınırsa vücut tarafından daha iyi emilir ve daha az yan etkisi vardır. Sağlıklı bir diyet, yüksek konsantrasyonda izole bileşenler yerine, biyolojik açıdan en uygun oranlarda beslenmede önemli maddelerin bir dizisini sağlar.

Genel toplum için rutin mikro-besin takviyesi tavsiye edilmemekte, hedeflenen takviyeler aslında yüksek sağlık riski olan insanlar ve beslenme ihtiyaçları eksik kalanlar için hedeflenmelidir.

Vitamin ve mineral takviyelerle ilgili anahtar noktalar – kimler için gerekli?

Gebelik: folik asit, prenatal vitaminler.

Bebekler ve çocuklar: anne sütü ile beslenen bebeklerde sütten kesilene kadar D vitamini ve 4-6. aydan itibaren ise demir.

İleri yaş: bazıları ek vitamin B12, vitamin D ve / veya kalsiyumdan fayda sağlayabilir (kan düzeylerine bakılmalı).

Yüksek riskli alt gruplarda takviye rehberi

Besin emilimini veya metabolizmayı etkileyen tıbbi durumlar:

Bariatrik (obezite) cerrahi: yağda eriyen vitaminler, B vitaminleri, demir, kalsiyum, çinko, bakır, multivitaminler / multi mineraller.

Pernisiyöz anemi: B12 vitamini

Crohn hastalığı, diğer inflamatuvar bağırsak hastalığı, çölyak hastalığı: demir, B vitaminleri, D vitamini, çinko, magnezyum.

Osteoporoz (kemik erimesi) veya diğer kemik sağlığı sorunları: D vitamini, kalsiyum, magnezyum*

Yaşa bağlı maküler dejenerasyon: bir çeşit göz sorunu. Antioksidan vitaminlerin özel formülasyonu, çinko, bakır.

Bazı ilaçların uzun süreli kullanımıma bağlı ortaya çıkan ihtiyaçlar:

Proton pompası inhibitörleri*: mide asidini azaltan ilaçlar. vitamin B12, kalsiyum, magnezyum

Metformin*: şeker/diyabet ilacı. vitamin B12

Sınırlı veya optimal olmayan beslenme şekilleri: örneğin veganlık veya vejetaryenlik. multivitaminler / multimineraller, vitamin B12, kalsiyum, vitamin D, magnezyum

*: kanıtlar net değil

Gebelik

Kanıtlar, gebe kalabilecek veya gebeliğin ilk üç ayında olan kadınların sinir sistemi sorunlarını (nöral tüp defekti) önlemek için yeterli folik asit tüketmelerini önerir. Folik asit mikro-besin öğesi olan bir vitamindir ve doğal olarak diyet formunda (folat) sentetik olanlara göre daha fazla miktarda bulunur. Doğun öncesi multivitamin / multimineral takviyeleri, folik asidin yanı sıra D vitamini ve başka pek çok mikro-besin öğesi sağlar. Hamile kadınlara ayrıca demiri zengin bir diyet de önerilmelidir. Hemoglobin ve ferritin seviyesi düşük olan hamile kadınlar için, demir eksikliği anemisini önlemek ve tedavi etmek için demir takviyesi önerilse de, gebelik sırasında anemi taraması ve rutin demir takviyesi için fayda-risk dengesi iyi tanımlanmamıştır.

Kalsiyum takviyesi, gestasyonel (gebelikle ilişkili) hipertansiyon ve preeklampsi riskini azaltabilir, ancak doğrulayıcı daha büyük araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Hamilelik sırasında yüksek dozda D vitamini takviyelerinin kullanılmasıyla ilgili de daha fazla çalışma gerekmektedir. Özetle, gebelik döneminde beslenme takviye kullanımına dair en güçlü kanıt folik asit vitamini içindir, diğerleri tartışmalıdır.

Bebekler ve çocuklar

Amerikan Pediatri Akademisi’nin önerileri;

• Sadece emzirilerek beslenen veya kısmen emzirilen bebekler için D vitamini takviyesi (günlük 400 IU dozunda),

• 4. aydan itibaren demir takviyesi (günlük kilogram başına 1mg dozunda),

• Demir eksikliği ve anemi için tüm çocuklar 1 yıl taranmalı.

Dengeli beslenen sağlıklı çocukların, multi-vitamin / multi-mineral takviyelerine ihtiyacı yoktur ve mikro-besinleri fazla tüketmeleri önlenmelidir.

Son yıllarda, omega-3 yağ asidi takviyesinin çocuklarda otizm ve dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu riskini azaltmak için potansiyel taşıdığı düşünülmüştür, ancak bunu araştıran büyük çaplı çalışmalar kullanımlarını önerecek düzeyde kanıt sunamamıştır.

Orta ve ileri yaşlı yetişkinler

50 yaş ve üzerindeki kişilerde B12 vitamini bağırsaklardan emilim sorunu daha sık görülmektedir. Bu nedenle, 50 yaş üzeri kan B12 düzeyine göre takviye önerilir.

Kemik sağlığı için yeterli kalsiyum ve D vitamini almanın önemi bilinmektedir. Ayrıca D vitamininin – yeterli güneş ışığı aldığı düşünenlerde bile – normal kabul edilen değerlerin altında çıkması ile birçok rahatsızlığın sebebi sanki D vitaminiymiş gibi yansıtılmaktadır. Bu alanda yapılan en kapsamlı çalışma Aralık 2017’de yayımladı ve sonuçta, D vitamini ve kalsiyum takviyesi almanın yaşlılarda kemik kırığı riskini azaltmadığı gösterildi. Benzer şekilde Nisan 2017’de JAMA’da yayımlanan başka bir çalışmaya göre aylık yüksek doz D vitaminin takviyesi almak kalp-damar hastalıklarına karşı bir koruma sağlamamakta. Bu nedenlerle, sağlıklı yetişkinler için multi-vitamin / multi-mineral takviyesi önerilmez. Mevcut bilimsel kanıtlara göre, eğer eksikliği kan testleri ile gösterişmişse D vitamini takviyesi düşünülmeli.

Diğer anahtar noktalar

Hastalara ilaç reçete ederken doktorlar, potansiyel etkileşimler ve mikro-besin (ve botanik veya diğer beslenme takviyeleri) kullanımları hakkında danışmanlık yapmalılar. Örneğin, K vitamini takviyesi kan sulandırıcı varfarinin etkinliğini azaltabilir ve biyotin (vitamin B7) kardiyak troponin ve diğer laboratuvar testlerinin doğruluğunu etkileyebilir. Günümüzde ilaç-yemek-besin veya bitki takviyesi etkileşimlerini kontrol eden güvenilir web sayfaları bulunmaktadır; Google’da “drug interaction” yazıldığında bu ücretsiz uygulamalara ulaşılabilir.

Besin-vitamin-mineral veya bitkisel takviyelerinin güvenliği ve standardizasyonu ise başka bir sorundur. Bu ürünler ilaçlar gibi sıkı denetimlere tabi tutulmamaktadır. Bu alandaki en büyük firmalardan birinin sattığı omega kapsüllerinde, yapılan analizlerde hiç omega-3 yağı çıkmadığı geçtiğimiz yıllarda dikkat çeken haber başlıklarından biri olmuştur. Bu nedenle doktorlar reçeteli ürünleri tercih etmeyi düşünmeliler. Reçeteli ürünler hastalara, etiketli dozu(ları) ve aktif bileşen(ler)i içerir ve mikropları, ağır metalleri içermez.

Sonuç olarak doktorların, mikro besin takviyelerinin uygunsuz kullanımını engelleme ve az sayıdaki sağlık sorununda uygun kullanımı teşvik etme fırsatı vardır, ve bu çabaların halk sağlığını iyileştirmesi mümkündür.

- 3 doğal kanser kürü gerçeği - B17 vitamini, alkali diyet ve esrar yağı

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Kaynak:

1. JoAnn E. Manson, MD, DrPH; Shari S. Bassuk, ScD.
Vitamin and Mineral Supplements What Clinicians Need to Know.
JAMA. Published online February 5, 2018

2. Jia-Guo Zhao, MD; Xian-Tie Zeng, MD; Jia Wang, MD1 ve ark.
Association Between Calcium or Vitamin D Supplementation and Fracture Incidence in Community-Dwelling Older Adults - A Systematic Review and Meta-analysis.
JAMA. 2017.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Tümör mutasyon yükü nedir? Kanserin genetik parmak izi
Tümör mutasyon yükü nedir? Kanserin genetik parmak izi
Kemoterapi sonrası doğurganlığın korunması için yeni bir mekanizma bulundu
Kemoterapi sonrası doğurganlığın korunması için yeni bir mekanizma bulundu
Mamografiye kaç yaşında başlanmalı, ne sıklıkta yapılmalı?
Mamografiye kaç yaşında başlanmalı, ne sıklıkta yapılmalı?
Pembrolizumab adlı immünoterapi ilacı, 4. evre akciğer kanserli hastalarda başlangıç tedavisinde kemoterapi ile kombine kullanımda başarılı bulundu
Pembrolizumab adlı immünoterapi ilacı, 4. evre akciğer kanserli hastalarda başlangıç tedavisinde kemoterapi ile kombine kullanımda başarılı bulundu