Gelecek için tarihten çıkarımlar

Kanser oluşumuna ve tedavisine bakışta çok önemli bir dönemeç ve öyküyü paylaşıyoruz.

Yeni ufuklar açan bu keşif, 1959'da Fox Chase Kanser Merkezi'nde bir mikroskop altında, Peter C. Nowell ile birlikte David A. Hungerford'un, kronik miyeloid lösemili (KML) iki hastadan alınan kan hücrelerinin kromozomlarında küçük bir anormallik tespit ettiğinde gerçekleşti.

Bu kromozomal anormallik daha sonra kanser ile ilişkili ilk tutarlı kromozom anormalliği olan "Philadelphia Kromozomu" olarak bilinecekti.

Hungerford, keşif sırasında Fox Chase'de genç bir araştırma görevlisiydi ve 1961'de Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora yapmak fırsatı edindi. Hungerford, üniversitenin tıp fakültesinden patolog Peter C. Nowell ile işbirliği içinde insan kromozomları üzerine doktora tezi için lösemi hücreleri üzerinde çalışıyordu. O zamanlar, mikroskobik çalışma için kromozom hazırlama teknikleri hâlâ ilkel idi. Geçmiş araştırmacılar, KML hastalarından alınan hücrelerde anormal kromozom bulamadılar, bu nedenle Hungerford ve Nowell, 1960 yılında Journal of National Cancer Institute'da yeni kanıtlarını ihtiyatlı bir şekilde sundular. Gelecekteki çalışmalar ise bu dönüm noktası gözlemini doğruladı.

Philadelphia Kromozom Keşfi'nin orijinal makalesi, 1960'da yayınlanmasından bu yana 1682 kez alıntılanmıştır.

22. kromozomun bir kısmı ve dolayısıyla taşıdığı genetik kodun bir kısmı eksik görünüyordu. 1970 yılında kromozom bantlama tekniklerinin ortaya çıkmasıyla, anormalliğin 22 ve 9 numaralı kromozomlar arasında bir materyal değişimi veya translokasyonu olduğu kanıtlandı (aşağıdaki fotoğrafta görülüyor). Anormal şekilde kısaltılmış kromozom, Fox Chase Kanser Merkezi'nden Hungerford ve Pennsylvania Üniversitesi'nden Nowell tarafından keşfedildi ve bu nedenle, her iki kurumun da bulunduğu şehir olan Philadelphia Kromozomu olarak adlandırıldı. Philadelphia kromozomu KML kronik miyeloid lösemi brc abl füzyon geni

Bu keşfin gelecekteki etkileri

Janet D. Rowley, insan lösemi ve lenfomasındaki sitogenetik (veya kromozom) değişiklikler hakkında bir dizi keşif yaptı. 1973'te KML'de 9 ve 22 numaralı kromozomlar arasında bir translokasyonun varlığını keşfetti ve ardından diğer lösemi ve lenfoma türlerinde bir dizi yaygın translokasyon tespit etti.

Translokasyon, her ikisi de kırıldığında iki kromozomun malzeme değiştirdiği süreçtir.

Kanserin genetik temeline ilişkin yeni ufuklar açan keşifleri için Dr. Rowley ve Nowell, Fox Chase'den Dr. Alfred G. Knudson ile birlikte 1998'de Lasker Ödülü'nü paylaşacaklardı.

Brian J. Druker, Nicholas B. Lydon ve Charles L. Sawyers, KML hastalarında oldukça etkili bulunan imatinib (Gleevec) adlı genetik hedefe yönelik kanser ilacının klinik araştırmalarına imza attılar ve bu gelişme, çığır açan kanser ilaçlarının nihai üretimi yolunu açtı.

Druker, Lydon ve Sawyers, KML'nin altında yatan bilinen moleküler kusuru yakaladı, hastalığın bu temel nedenini çözme fikrini formüle etti, spesifik bir kinaz inhibitörü yaptı ve ilaç direnci geliştiğinde ikinci nesil bir inhibitör tasarladı. Çalışmaları, KML'nin çok ötesine uzanan bir model sağlamıştır. Şimdi, kanser için belirli molekülleri hedef alanyüzlerce ilaç geliştirme aşamasındadır ve onlarcası onaylanmıştır. Druker, Lydon ve Sawyers, KML için şaşırtıcı derecede başarılı bir tedavi ve kanser tedavisi için yeni bir paradigma sağladı. Druker, Lydon ve Sawyers, KML için moleküler hedefli tedavilerin geliştirilmesi, ölümcül bir kanseri yönetilebilir bir kronik duruma dönüştürdüğü için 2009'da Lasker Ödülü'nü aldı.