Prostat kanseri erkeklerde en sık gözüken iki kanserden biridir (diğeri akciğer kanseri). Diğer birçok kanserden farklı olarak, prostat kanseri hücreleri büyümek ve çoğalmak için androjenler olarak adlandırılan erkeklik hormonlarına bağımlıdır. Bu nedenle androjenleri baskılamak, prostat kanseri tedavilerinin temel stratejisidir... Erken evre prostat kanserlerinde ameliyat ve radyoterapi gibi bölgesel tedaviler yeterli olurken, ileri evrede sistemik tedavilere ihtiyaç vardır. Günümüzde androjen baskılayıcı çok sayıda ilaç ve yöntem ileri evre prostat kanserinde kullanılmaktadır ve bu ilaçlara her yıl yenileri eklenmektedir.

İleri evre prostat kanserinde LHRH agonistleri olarak adlandırılan ve 3 aylık iğne şeklinde kullanılan ilaçlar, testosteron sevilerini azaltmak için ilk tercih edilen ilaçlardır. Bu ilaçların en büyük dezavantajları ise başlangıçta geçici olarak testosteron seviyelerini arttırmaları – ki biz buna flare etkisi diyoruz – ve hormon baskılamanın gecikmesidir. Relugolix adlı yeni bir ilaç, LHRH agonistlerinden daha farklıdır (bakınız aşağıda mekanizma). Ağızdan hap şeklinde alınan GnRH reseptör antagonisti olan relugolix, daha önceki çalışmalarda testosteron seviyelerinde hızlı düşüş gösterebilmiştir. ASCO 2020 Sanal Kongresi'nde Neal ve arkadaşları tarafından sunulan HERO çalışmasında relugolixin ileri evre prostat kanserinde etkinlik ve güvenliğini leoprolid asetat ile bir faz-III klinik çalışmada karşılaştırıldı.

HERO çalışmasına 934 hasta alındı ve hastalar 2:1 oranında rastgele iki kola ayrıldı:

  • Relugolix kolonda 624 hasta günlük 120 mg ağızdan hap şeklinde ilaç aldı (ilk gün 360 mg) ve
  • Leuprolid asetat kolonda 310 hasta 3 ayda 22.3 mg sc iğne.

Çalışmada ölçülmek istenen ana sonlanım noktası, 48. haftada kastrasyonu sağlamak (testosteron düzeyi <50 ng/ml) ve diğer sonlanım noktaları ise kastrasyona ulaşma hızı, PSA cevabı, 24. hafta FSH seviyeleri ve tedavi sonunda testosteron seviyelerinin normale dönüş hızıydı.

Araştırma sonuçlarına göre;

  • 48. haftada relugolix, testosteron baskılamada en az leuprolid asetat kadar etkili bulundu: relugolix kolunda %96,7 ve leuprolid kolunda %86,8).
  • Ayrıca ek olarak bakılan bütün parametrelerde relugolix, leuprolide asetata göre daha iyi idi; 15. gündeki PSA cevabı, 15. günde testosteron seviyesi <50 ng/ml olan vakaların oranı, 15. günde testosteron seviyesi <20 ng/ml olan vakaların oranı, 4. günde testosteron seviyesi <50 ng/ml olan vakaların oranı ve 24. haftada FSH seviyeleri bakıldığında tanımlanan hedeflerin hepsi relugolix lehine anlamlı olarak daha iyi idi.
  • Tedavi sonunda testosteron seviyesinin normale dönmesi de relugolix grubunda daha hızlı idi.
  • Yan etki açısından bakıldığında da relugolix grubunda ana kalp olayı oranı %54 daha azdı.

Bu çalışma bize ne ifade ediyor?

Bu çalışma ile relugolix daha hızlı ve etkili kastrasyon (androjen baskılama) sağlamaktadır. İlk kez ağızdan hap şeklinde kullanılan bir GnRH reseptör antagonisti olması, enjeksiyon nedeniyle hastaneye gelinmesini gerektirmemesi, tedavi kesildikten sonra testosteron düzeyinde daha hızlı ve iyi yükselme olması ve kalp yan etkilerinin az olması önemli avantajlar olarak öne çıkmaktadır. Ancak oral/ağızdan olması nedeniyle olası uyum sorunu, daha sık testosteron düzeyi kontrolü gerekliliği, diğer oral tedaviler ile kombine kullanılıp kullanılamayacağı ve tedavi maliyeti gibi sorular yanıt beklemektedir. Sonuç olarak bu çalışmanın sonuçlarına bakıldığında relugolixin prostat kanseri tedavisinde testosteron baskılama için yeni standart olma potansiyeli olduğu görülmektedir.

*

- İleri evre prostat kanseri tedavisi – tarihi ve gelinen son nokta

*