Onkolojinin yeni ilaç sınıfından bir PARP inhibitörü olan olaparib ile bir yıllık adjuvan tedavi, faz III OlympiA çalışmasının önceden belirlenmiş bir ara analizine göre, kalıtsal BRCA1/2 mutasyonları olan yüksek riskli, erken evre, HER2 negatif meme kanseri olan hastalarda hastalıksız sağkalımı anlamlı bir şekilde uzattı. Bu çalışma, Dr. Andrew Tutt tarafından 4 Haziran'da başlayan 2021 ASCO Yıllık Toplantısı'nda sunuldu ve eş zamanlı NEJM adlı dergide yayımlandı.

OlympiA çalışmasının anahtar sonuçları

  • 24 aylık takipte, adjuvan (ameliyat sonrası koruyucu) olaparib ile tedavi edilen hastaların %85.9'u hayattaydı ve plasebo ile tedavi edilen hastaların ise %77.1'i.
  • Tahmini 3 yıllık uzak hastalıksız sağkalım oranı olaparib için %87.5 iken plasebo ile %80,4 olmuştur.
  • Plasebo ile karşılaştırıldığında, adjuvan olaparib, plaseboya kıyasla invaziv hastalıksız nüks riskini %42 oranında azaltmıştır.
  • Plasebo ile karşılaştırıldığında, olaparib uzak hastalıksız sağkalımda %43'lük bir azalma sağladı.
  • Yan etkiler, olaparibin metvut güvenlik profili ile tutarlıydı ve klinik çalışma sırasında hiçbir yeni güvenlik sinyali ortaya çıkmadı. Derece 3 yan etkiler seyrekti.

Önemi

OlympiA çalışması ile bir PARP inhibitörünün meme kanserinde veya herhangi bir adjuvan ortamda sağkalım noktaları üzerindeki etkisini ilk kez bildirildi ve germline BRCA1/2 mutasyonu ile ilişkili erken evre meme hastalarının standart tedavisinin değişeceğine işaret etmektedir.

Ameliyat sonrası koruyucu amaçlı (adjuvan) olaparib alan BRCA-mutasyonuna sahip erken evre yüksek riskli meme kanserli hastaların kanser olmadan hayatta kalma ve 3 yıllık takipte metastazdan kaçınma olasılıkları daha yüksekti. Yan etkiler sınırlı ve yönetilebilirdi. Bu bulgular, yüksek riskli BRCA mutasyonlu hastalarda standart bakım tedavisinden sonra 1 yıl boyunca adjuvan olaparibi destekliyor. Ayrıca, sonuçlar meme kanseri olan hastalara kalıtsal kanser genlerine yönelik genetik test yapılmasını destekliyor.

Tüm meme kanserli hastalara kalıtsal gen testi dönemi mi geliyor?

BRCA mutasyonları meme kanserlerinin %5 ila %10'u ile ilişkilidir.

Bu mutasyonlarla ilişkili yeni teşhis edilen meme kanseri hastaları agresif, yüksek riskli hastalık ile ortaya çıkabilir. Multimodalite tedavisinin (ameliyat, radyasyon ve kemoterapi) tamamlanmasından sonra nüks oranları yüksek olabilir ve ek yeni, etkili tedavilere ihtiyaç duyulur.

Bir kanserde kalıtsal kanser gen mutasyonunu saptamanın iki önemi var:

  1. Kalıtsal kanser mutasyonlarına sahip tümörlerde PARP inhibitörü adlı yeni nesil DNA tamir enzimi hedefli ilaçlar oldukça etkilidir
  2. Kanserin kalıtsal olduğunu bilmek, hastanın ailesinin kanser riskini ve hastanın kendisinde ikincil kanserlerin risklerinin hesaplanıp gerekli önlemlerin alınması açısından oldukça önemlidir.

Olympia çalışmasının detayları

Çift kör, faz III OlympiA klinik çalışmasına, üçlü negatif meme kanseri ve HER2 negatif hormon reseptörü pozitif meme kanseri ve BRCA1/2 pozitif olan yüksek riskli erken meme kanseri olan 1.836 hasta dahil edildi. Ameliyat, radyoterapi ve gerekirse kemoterapi ile tedaviyi takiben, rastgele iki gruptan birine atanan hastalara 1 yıl adjuvan olaparib ya da plasebo verildi.

Dr. Tutt, "İnvaziv hastalıksız sağkalım ve uzak hastalıksız sağkalım için katı kriterler kullandık ve planlanan ara analizde bu kriterler erken raporlama için karşılandı" dedi.

Dr. Tutt, "Kaplan-Meier eğrileri, 3 yılda tedavi kolları arasında %8,8'lik mutlak bir farkla erken ayrılıyor" dedi.

olaparib brca mutant erken evre meme kanseri hastalıksız sağkalım

Plasebo ile karşılaştırıldığında, olaparib hastalıksız uzak sağkalımda %43'lük bir azalma sağladı (yani, metastatik meme kanseri, yeni kanser veya herhangi bir nedene bağlı ölüm riski [ P < .0001]). Tedavi kolları arasındaki fark 3 yılda %7.1 idi.

Genel sağkalım hala olgunlaşmamıştır, ancak olaparib kolunda daha az yaşam kaybı meydana geldi.

Yan etkiler

Yan etkiler, olaparibin bilinen güvenlik profili ile tutarlıydı ve deneme sırasında hiçbir yeni güvenlik sinyali ortaya çıkmadı. Olaparib, hastaneye yatış, lösemiler veya diğer kanserler dahil olmak üzere ciddi advers olayların oranını artırmadı. Olaparib ile tedavi edilen hastalarda 3. derece veya daha kötü yan etkiler arasında anemi (%8.7), nötropeni (%4.8), lökopeni (%3.0), yorgunluk (%1.8) ve lenfositopeni (%1.2) yer almıştır.

Yorum

OlympiA çalışmasının bulguları, yüksek riskli erken evre meme kanseri teşhisi konan hastalarda BRCA mutasyonları için genetik test ihtiyacının altını çiziyor. Bu sonuçlar, BRCA mutasyonları pozitif erken evre meme kanserli hastalar için ameliyat sonrası koruyucu PARP inhibitörünün kullanımı da dahil olmak üzere, bu hasta grubu için tedavi kararları üzerinde önemli bir etkisi olabilir.