Hızlı Arama
Anasayfa - Sağlıklı yaşam - Sağlık Haberleri - Evlilik memnuniyetinin yaşam süresine etkisi

Evlilik memnuniyetinin yaşam süresine etkisi

Evlilik memnuniyetinin yaşam süresine etkisi
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
18.08.2019

Sosyal ilişkiler, insanların sağlığını ve iyilik hallerini doğrudan etkilemektedir. Epidemiyolojik (toplum sağlığı ile ilgili) çalışmalar, sosyal izolasyonun, yani insanlarla görüşmeme durumunun, sigara içimi, kan basıncı, kolesterol, obezite ve fiziksel aktivite gibi sağlık risk faktörleriyle kıyaslandığında ölüm için önemli bir risk faktörü olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, sosyal ilişkileri güçlü olan toplumlarda – örneğin Blue Zone bölgesi insanları – sosyal ilişkilerin yaşam süresini uzatan etkenlerden biri olduğu açıkça görülmektedir.

Evlilik ise çoğu yetişkin için sosyal ilişkilerin merkezinde yer almaktadır. Yapılan birçok anket ve çalışmada evlilik memnuniyeti yüksek olan kişilerde evliliğin sağlık üzerine olumlu katkılarının görüldüğü; aksine, memnuniyetin az olduğu, mutsuz evliliklerin de sağlığa ve yaşam sürelerine olumsuz katkısı olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle yapılan evlilikler, hem evli çiftlerin kendi aralarındaki sürdürdüğü olumlu-olumsuz ilişkiler, hem de tercih ettikleri sosyal çevre ve ilişkiler nedeniyle, sonuçta yaşam süremize etki edecek kadar önemli bir yer tutmaktadır.

2018 yılı verilerine göre, sadece Amerika’da 61 milyondan fazla evli çift (yetişkinlerin %56’sı), yani 120 milyondan fazla evli insan bulunmaktadır.

Evlilik ve sağlık üzerine birçok çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların bir kısmında, evli olanlarla kıyasla, hiç evlenmemiş, ayrılmış veya dul olan kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm oranları daha yüksek bulunmuştur. Bu kişilerde yaşam kaybı nedenleri arasında kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi hastalıklar sık görülse de özellikle pnömoni (zatürre), kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH), karaciğer hastalığı (siroz vs.) gibi nedenler de önemli yer tutmaktadır.

Evlilik ve ölüm oranları arasındaki ilişkiyi gösteren uzun süreli çalışmalar da yine aynı şekilde tutarlıdır. Bu çalışmalar sonucunda evliliğin, evli olmayanlara kıyasla, erkeklerde % 50, kadınlarda is % 250 daha fazla ölümden koruyucu etki gösterdiği saptanmıştır. Ancak sonucun bu denli olumlu olmasını etkileyen temel faktörün ise evlilikten ziyade, evlilik memnuniyeti (tatmin düzeyi) ile ilişkili olduğunu belirtmek gerekmektedir.

Evlilik memnuniyeti, evliliğin kendisinden daha önemli

Memnuniyetsiz bir şekilde yürütülen evliliklerde, tatmin düzeyi yüksek evlilikteki kıyasla çiftler arasında daha yüksek bir ölüm oranı gözlenmiştir. Evlilikteki memnuniyet ile yaşam süresi arasında şimdiye kadar yapılan en büyük çalışmada, orta yaşlı Kafkas erkeklerde memnuniyetsiz evliliğin artmış ani kardiyak (kalp) ölümleri riski ile ilişkili olduğu saptanmıştır (bakınız aşağıdaki grafik). Ani kalp ölümleri dünya genelinde yıllık 4 ila 5 milyon vaka ile önemli bir ölüm nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

Finlandiya’da orta yaşlı (40-62 yaş) toplam 2.262 erkekle tamamlanmış olan çalışmada eğitim, meslek türü, sigara içme durumu ve yıllarca düzenli sigara içme süresi, alkol tüketimi ve geçmiş tıbbi durum hakkında anketler kullanılarak detaylı bilgi alınmıştır. Başlangıçta, risk faktörleri arasında diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, vücut kitle indeksi ve aile hastalık öyküsü başlangıçta değerlendirilmiştir. Yine, başlangıçta evli katılımcılar arasında evlilikle ilgili sorular ve evlilik doyumu ile ilgili sorular da bu ayrıntılı ankete dahil edilmiştir. Çalışmada ayrıca, evli çiftlerin evlilikle ilgili olumsuz (sürtüşme ve çatışmalar gibi) ve olumlu (sevgi ve destek gibi) bakış açılarına göre, sağlık ve genel iyilik durumlarını değerlendirilmiştir.

1984 yılında 3343 kişi ile başlayan çalışma, 2262 kişi ile tamamlanmış ve ortalama 25.9 yıl sürmüştür. Katılımcılar arasında en yüksek yüzdeyi (% 55,2) evliliklerinden oldukça memnun olan erkekler oluşturmuş olup, çalışma süresi içinde 239 ani kardiyak ölüm gerçekleşmiştir.

Evlilik doyumu ve ani kalp ölümleri (AKÖ) arasındaki ilişkiyi araştıran bu çalışmada, Kafkasyalı erkeklerde, çok tatmin edici bir evlilikle karşılaştırıldığında, evlilikten memnuniyetsiz olan erkekler arasında ani kalp ölümü riski %86 oranında daha yüksek olduğu görülmüştür. Benzer şekilde orta düzeyde memnuniyeti olanlarda bile, yine çok tatmin edici evlilikle kıyasla %43 daha fazla AKÖ gözlenmiştir.

Evlilik memnuniyet düzeyi, sağlığı hangi mekanizma ile etkiliyor?

Çalışmada, evlilikte olumsuz bakış açısına sahip olan çiftler arasında çatışmalar düzenli devam ederse veya çözümsüz kalırsa, sempatik sinir sisteminin aktivasyonuna bağlı olarak kan basıncı artışı (yüksek tansiyon) ve diğer kalp damar sistemine bağlı hastalıklarla ilgili risk artışı olduğu gözlenmiştir. Çalışmada, oldukça (orta derecede) tatmin olmuş ve tatminsiz bir evliliklerin toplamı, benzer değişkenler için ayarlandıktan sonra çok memnun bir evliliğe kıyasla, ani kardiyak ölüm riskinin artmasıyla da ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Evlilikte çiftlerin birbirleriyle olan etkileşimleri ile başlayan kalp damar sistemi, endokrin ve bağışıklık sistemleri üzerinde gelişen fizyolojik olaylar sonucunda sağlığı etkileyebileceği düşünülmektedir. Evlilik memnuniyeti az olan çiftlerin yaşadığı sürtüşme ve çatışmalar da kalp damar sisteminde aktivasyona, stres ile ilgili olarak hormonal ve bağışıklık ile ilgili fonksiyonların düzensizleşmesine yol açabilmektedir. Bu şekilde kronik (uzun süreli) stresin, evlilik memnuniyet durumu ile ilişkili olarak yukarıda bahsedilen fizyolojik değişiklikler ile uzun vadede sağlık üzerine olumsuz etkileri olabileceğini göstermiştir.

Stresin vücutta yol açtığı hormonal reaksiyonların yanı sıra, değişebilen olumsuz davranışsal faktörler (şişmanlama, sigara içme ve alkolizm gibi) evlilik memnuniyeti olmayan grup arasında ani kardiyak ölüm riskinin artması için potansiyel tetikleyiciler olabilir.

Sonuçta, evlilik memnuniyeti ve sağ kalımla ilgili olan ilişkinin altında yatan mekanizma tam olarak anlaşılmasa da, evliliklerinden memnun olmayan erkekler, evliliklerinden çok memnun erkeklerle karşılaştırıldığında, ölüm için yüksek riskli bir grup olarak kabul edilmelidir. Her ne kadar bu çalışmada orta yaş erkek katılımcılar ile tamamlansa da, orta yaş ve üzeri kadınların stresten daha çok etkilendiği, yaşlılarda bağışıklık ve savunma sisteminin daha kırılgan olduğu bilinmektedir. Gelecekte, çalışılmamış diğer gruplarda da benzer sonuçların çıkabilme olasılığı yüksek görülmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Marriage Dissatisfaction and the Risk of Sudden Cardiac Death Among Men; January 1, 2019,Volume 123, Issue 1, Pages 7–11
2. The physiology of marriage: pathways to health; Physiology & Behavior 79 (2003) 409 – 416
3. Number of married couples in the United States from 1960 to 2018 (in millions)
statista.com
4. Social relationships and health. Science 1988;241:540 – 5
5. High blood pressure and marital discord: not being nasty matters more than being nice. Health Psychol. 1991; 10: 155–163
6. Marital status and mortality: the National Longitudinal Mortality Study. Ann Epidemiol 2000;10:224 – 38
7. Organizational theory, social supports, and mortality rates: a theoretical convergence. Am Sociol Rev 1989;54: 49 – 66.
8. Health and ways of living: the Alameda county study. New York: Oxford Univ. Press; 1983.
9. The impact of the family on health: the decade in review. J Marriage Fam 1990;52:1059 – 78
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.