Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Sağlıklı yaşam - Gençlik döneminde İNFLAMASYON, erken yaşam kaybı riski ile ilişkilendirildi

Gençlik döneminde İNFLAMASYON, erken yaşam kaybı riski ile ilişkilendirildi

Gençlik döneminde İNFLAMASYON, erken yaşam kaybı riski ile ilişkilendirildi
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
12.09.2019

100.000'den fazla erkekte ve 30 yıldan uzun bir sürede elde edilen verileri kullanarak yapılan yeni bir çalışma, geç ergenlik döneminde inflamasyonun uzun vadeli etkisini araştırdı.

İnflamasyon, "enflamasyon", "yangı" veya halk arasında bilinen adı ile "iltihaplanma", canlı dokunun her türlü canlı, cansız yabancı etkene veya içsel / dışsal doku hasarına verdiği bir dizi yanıttır. Latince olarak "ateşe vermek" teriminden köken almıştır. Bu yanıt hücresel, humoral (sıvısal) ve vasküler (damarsal) olabilir. Yangı normalde patolojik bir durum olmasına karşın, yangısal reaksiyon fizyolojik olarak vücudun gösterdiği bir tepkidir. Halk arasında iltihap tabiri yangı için kullanılmasına rağmen sık sık apseler için de iltihap denmesinden dolayı yangı veya direkt inflamasyon terimini kullanmak daha yerinde olacaktır. Yangı konusu, hastalıkların patolojik temelini oluşturmaktadır.

İnflamasyon iyi bir bağışıklık sistemi tepkisi olmasına rağmen, kronik inflamasyon olarak adlandırdığımız durum uzun süre devam ederse, sağlık sorunlarına yol açabilir.

JAMA Pediatri'de yer alan bu yeni araştırmada yazarlar, yaşamın erken döneminde sahip olunan inflamasyonun, 30 yıl sonra kanser ve kalp-damar hastalıkları riskini arttırdığı sonucuna vardılar.

Gençlik döneminde inflamasyon

New York’daki Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi’nden araştırmacılar, ABD, İngiltere, İzlanda ve İsveç’teki diğer kurumlar İsveç Ordusu askerlerinin verilerini inceledi.

Toplamda, 248.488 askerden oluşan İsveç Ordusu'nun verilerine erişebildiler. Bu bireyler, 1952 ve 1956 yılları arasında 16-20 yaşlarındaydı.

Araştırmacılar bu gruptan, mevcut tıbbi sorunu veya "belirgin fiziksel zayıflığı" olan 106.120 katılımcıyı çalışmadan çıkardı.

Katılımcıları bir kan testine tabi tuttular ve eritrosit sedimantasyon hızına baktılar (ESH).

Sedimantasyon hızı, kırmızı kan hücrelerinin kan tüpünün dibine ne kadar hızlı çöktüğünü ölçen spesifik olmayan bir inflamasyon belirtecidir. Araştırmacılar düşük, orta ve yüksek olmak üzere 3 puan türü belirlediler. Yüksek bir puan, hücrelerin ortalamanın üzerinde hızlı şekilde çökelmesi anlamına gelir; bu da inflamasyon belirtisidir.

Katılımcıları en fazla 57 yaşına kadar ortalama 35 yıl takip ettiler. Bu süre zarfında, 4.835 ölüm oldu.

35 yıllık takip sonucunda;

Bilim adamları bu çalışmada, "geç ergenlik / erken gençlik" döneminde iltihaplanma ile kanser ve kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle ölüm arasında pozitif ilişki olduğunu gözlemledi.

Bu veriler yaşamın erken bir aşamasında tespit edilebilir erken ölüm faktörlerinin varlığını vurgulamaktadır.

Aynı verileri kullanan bir çalışmada araştırmacılar geç ergenlikte ESH ile kolorektal kanser arasında bir bağlantı tanımladılar. Yüksek ESH'li katılımcıların otuz yıl sonra kolorektal kanser geliştirme riskinin % 63 daha yüksek olduğunu buldular.

Bununla birlikte, aynı verileri kullanarak, ESH ve prostat kanserine bakılarak yapılan çalışmada bir sonuç bulunmadı.

Çalışmanın sınırlılıkları

Araştırmacılar büyük verilere erişse de bazı kısıtlamalar vardı. Ordu doktorları sadece bir kez kan tahlili yapmıştı. Bu yüzden de iltihaplanma seviyelerinin yıllarca nasıl dalgalandığını bilmek mümkün değildi.

Araştırmacılar analizlerinde sigarayı hesaba katmadılar ancak sigara içmenin ESH ile arasında güçlü bir ilişki olmadığını yazdılar.

Araştırma sadece erkekleri içerdiği için kadınlar için uygun olmama olasılığı vardır.

Yazarlar bulguların gelecek çalışmalara ilham vereceğini ümit ederek sonuçların, klinik olarak belirti-bulgu vermeyen erken yaşam inflamasyonunun, sonraki yaşam sağlığındaki rolünün daha iyi anlaşılması gerektiğini açıkladı.

Basit bir kan testinin, onlarca yıl sonrası için bir erken ölüm biyobelirteci olup olmayacağı tartışmalıdır. Bulgular, çok daha fazla soru ortaya çıkarmaktadır. Bilim insanlarının bu şaşırtıcı sonuçları onaylamak için daha derinlere gitmeleri gerekecek.

Sonuç olarak inflamasyon, sağlıklı yaşam göstergelerinden biri olarak gözükmektedir. Genetik çalışmalar, bazı genlerdeki değişimlerin inflamasyonu tetiklediğine dair veriler sunmaktadır, yani genetik olarak inflamasyona bir yatkınlık olabilir. Tüm ekzom dizi analizi gibi genetik testler ve biyoinformatik çalışmalar ile inflamasyonun ve bunun biyobelirteci olan sedimantasyon hızının, sağlıklı yaşam için ne güçte bir ölçek olacağı aydınlatılabilir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.