Güncel Koronavirüs Haberleri
Güncel Koronavirüs Haberleri
Anasayfa - Kanser Haberleri - İmmünoterapi - Nadir Tümörler - Nadir jinekolojik kanserlerin tedavisinde kombine immünoterapi yeni bir tedavi seçeneği olarak karşımızda

Nadir jinekolojik kanserlerin tedavisinde kombine immünoterapi yeni bir tedavi seçeneği olarak karşımızda

Nadir jinekolojik kanserlerin tedavisinde kombine immünoterapi yeni bir tedavi seçeneği olarak karşımızda
paylaşwhatsappfacebooktwitterlinkedin
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
20.05.2020

"Bağışıklık kontrol noktası baskılayıcıları" olarak sınıflandırılan yeni nesil immünoterapilerden ipilimumab ve nivolumabın yeni kombinasyonu, ASCO 2020 Sanal Kongresi'nde sunulacak bir çalışmaya göre, nadir jinekolojik kanserlere sahip hastaların tedavisinde iyi sonuçlar alma fırsatı sunabilir.

Jinekolojik (kadınlara özgü, kadın yolu) kanserler denilince akla ilk olarak klasik rahim, serviks (rahim ağzı) ve over (yumurtalık) kanserleri gelmektedir. Bu çalışmaya ise jinekolojik kanserlerin şu nadir alt türleri dahil edildi:

Nadir görülen kanserler için yeni ilaçlar geliştirilmesi, onkolojinin maalesef yavaş ilerleyen bir alanıdır ve nadir kanserlerin tedavisinde karşılanmamış büyük bir tıbbi ihtiyaç vardır. Bununla birlikte jinekolojik kanserler içinde nadir görülen türler, bu kanserlerin önemli bir yüzdesini, % 55-60 kadarını, temsil ettiği için bu hastalar için yeni tedaviler bulmamız gerekir.

İmmünoterapiler – özellikle bağışıklık kontrol noktası baskılayıcıları – bağışıklık sistemini kansere karşı aktifleştirerek, tümörleri ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak için yeni bir kanser tedavi seçeneği olmuştur. Örneğin, CTLA-4 inhibitörü ipilimumab ile kombine edilen PD-1 bloker nivolumab, ileri evre melanomlu, böbrek veya akciğer kanserli hastalar için etkilidir. Bununla birlikte, şimdiye kadar az sayıda araştırma nadir görülen jinekolojik kanserlerde bu kombinasyonun değerini inceledi.

Nadir jinekolojik kanserlerde kombine immünoterapiyi değerlendiren faz-II çalışma

Nadir jinekolojik tümörü olan 41 hasta, bu faz II klinik araştırmaya alındı ​​ve ilk 4 doz için her 3 haftada 3 mg/kg nivolumab ve 1 mg/kg ipilimumab verildi, ardından progresyona (hastalık ilerlemesi) kadar her 2 haftada bir 3 mg/kg nivolumab ile devam edildi. Çalışmada ölçülmek istenen birincil sonlanım noktası klinik fayda oranı (tam yanıt artı kısmi yanıt artı stabil hastalık) idi ve ikincil sonlanım noktaları, etkinliğin belirli öngörücü biyobelirteçler (örn., PD-L1, tümör mutasyon yükü) ile ilişkili olup olmadığını içermektedir.

Çalışmanın sonuçları

  • 41 hastadan 39'u daha önce en az bir basamak başka tedavi almıştı.
  • 11 hastada (% 27) objektif yanıtlar ve diğer 9 hastada stabil bir hastalık görüldü; bu da % 49'luk bir klinik fayda oranı demektir.
  • Hastaların neredeyse üçte ikisi (% 63) bağışıklık sistemi ile ilişkili bir yan etki yaşadı, ancak bu yan etki profili, bu kombinasyon tedavisinin uygulandığı böbrek ve kolorektal kanserlerde görülene benzer idi.

Bu faz-II çalışmanın verileri, daha ileri ve hasta seçiminin rastgele yapıldığı faz-III bir klinik araştırma ile doğrulanırsa, bu bulgular onkologlara jinekolojik nadir tümörleri olan hastalar, özellikle de genç kadınlar için tedavi seçiminde dikkate almaları için yeni bir araç sunacaktır.

Klein ve meslektaşları daha sonra bu gruptaki bulguları doğrulamak için sadece jinekolojik kökenli değil, birçok nadir kanser türüne sahip daha geniş bir hasta örneğinde randomize bir çalışma yürütmeyi planladıklarını bildirdi.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

Oliver Klein et al.
Combination immunotherapy with ipilimumab and nivolumab in patients with rare gynaecological malignancies.
ASCO 2020. Abstract 6091
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.