Anasayfa - Kanser Haberleri - Genel Kanser Haberleri - Neden kanıta dayalı ilaçlar pahalı? Neden fitoterapi uygulayıcıları kolayı seçiyor?
Neden kanıta dayalı ilaçlar pahalı? Neden fitoterapi uygulayıcıları kolayı seçiyor?

Neden kanıta dayalı ilaçlar pahalı? Neden fitoterapi uygulayıcıları kolayı seçiyor?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.05.2017

Birinci bölüm: neden kanıta dayalı ilaçlar pahalı?

Hatırlatma olmadan olmaz!

Bilimin bizim için ne anlama geldiğini hatırlayalım… Bugün hayatımızın her alanında bilginin ve bu bilgiyi görülebilir kılan bilimin izleri vardır: Anton Van Leeuwenhoek mikroskobu bulur, tıbbın tarihi değişir; Galileo teleskobu bulur, evreni anlamaya başlarız; James Watt modern buhar makinesini bulur, dünya ekonomi tarihi değişir; Gutenberg ve Marco Polo ile bütün Avrupa’ya ve dünyaya yayılan matbaa ile tüm bilim tarihi değişir; Alexander Fleming penisilini bulur, önceden basit infeksiyonlarla yaşamını kaybeden milyonlarca insanın yaşamı değişir…

Tarihi, insanlık tarihinden bile eski olan kanser hastalığını tedavi etme çabalarının en önemli iki dönüm noktası ise radyoterapi ve kemoterapinin keşfidir. İnsanlık tarihi için büyük değişimlerin gözlendiği yıllardayız. Yaşamını neden kaybettiğini dahi bilmediğimiz büyüklerimizin hikayelerini hepimiz duymuşuzdur. Birçok hastalığa “ince hastalık” dendiği yıllar hiç de eski değil. Buna karşın günümüzde bilimsel bilgi ve onun getirisi olan teknolojiler sayesinde, tümör daha 5 milimetre boyutuna bile ulaşmadan yakalanmasını, sadece bilim insanları veya sağlık profesyonelleri değil, neredeyse her birey arzulamaktadır.

Kullanıyoruz, arzuluyoruz, ama anlamıyoruz!

Evet, bilimsel bilgiyi hayatın her alanında kullanıyoruz. Bilginin ürünü olan teknolojileri elde etmek için büyük arzu duyuyoruz, ama iş bu bilginin üretimini anlamaya geldiğinde ise durum değişiyor. Herkes olanı kendisine göre, yani kendi bilgi seviyelerinde algılıyor. Hal böyle olunca anlaşılamayan bilgi sanki yokmuş veya değersizmiş durumuna düşüyor.

Modern tıp ve onun iskeletini oluşturan ilaçlar, cerrahi teknikler, görüntüleme teknolojileri vb., çağımız insanının daha güvenli, daha sağlıklı ve uzun yaşaması için en önemli güvenceler değil mi? Modern cerrahi tekniklerin keşfinden önce, bugün en basit ameliyatlardan biri olarak kabul edilen apandisitten birçok insanın yaşamını yitirdiğini hatırlamak gerekir. Benzer bir örnek, bugün neredeyse %90’ın üzerinde tamamen iyileşme sağlanan testis tümörleri için geçerlidir. Sisplatin adlı kemoterapi ilacının bu hastalıkta kullanılmaya başlanması, bu hastalığın tarihinin değiştiği andır. Peki, bilimsel gelişmeler ve yeni bir tedavinin bulunması, burada kısaca tarihini anlattığımız kadar kolay mı olmaktadır?

Kanserde ilaç keşfi kompleks ve pahalı bir süreçtir. Bir kanser ilacının klinik olarak kullanıma sunulması yaklaşık 15 yıllık bir süre ve neredeyse 1 milyar dolara mal olmaktadır. Laboratuvarda “bilimsel yöntemlerle” denenen her 10 bin potansiyel ilaçtan sadece 1 tanesi insan klinik çalışmalarında kullanılma şansı bulmaktadır. Peki ilaçların, daha özelde kanser ilaçlarının geliştirilmesi neden bu kadar uzun süreli ve yüksek maliyetlidir?

Kanserde ilaç keşiflerinin çoğu ilaç hedeflerinin tanımlanmasıyla başlar. Düşmanı tanımazsanız onu yenecek silahlar geliştiremezsiniz. Daha somut bir örnek vermek gerekirse, her ordunun elinde asgari bazı savaş araçları vardır. Bunlar günümüz için silahlar, uçaklar, gemiler, tanklardır. Bunları klasik kemoterapilere benzetebiliriz. Fakat zorlu savaşlarda başarılı olmak için daha fazlasına ihtiyaç vardır: hedefe yönelik balistik füzeler, çok iyi bir istihbarat, düşmanın durumunu çok iyi takip etme/görüntüleme, ajanlar vb. Bunları da ileri radyolojik teknikler, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapilere benzetebiliriz. Tahmin edileceği üzere, hedefi daha iyi tespit etmek ve vurmak için çok daha fazla “bilgi”nin kullanıldığı yüksek maliyetli araçlar gerekmektedir. Bu örnek evlerimizde kullandığımız beyaz eşyalar veya cep telefonları için bile uyarlanabilir. Hayatın her alanında bilginin ürünleri olan teknoloji ile dost geçinmeye çalışırken, amacı hayat kurtarmak olan tıp alanındaki “iyi” kimyasallara karşı yapılan düşmanlığı anlamaya çalışmak bizleri zorlamaktadır.

Kanser alanında ilaç geliştirmenin zorluklarına dönecek olursak;

Düşman (kanser hücreleri) gözle görülür değildir, ve insan göremediğini inkar etme eğilimindedir (mikroorganizmaların kabulünün mikroskop, gezegenlerin kabulünün ise teleskop sonrası olduğunu hatırlayalım). Kanser tedavisi için ilaç geliştirmenin en büyük zorluğu, hücre boyutunda olan kanseri tanımaktır. Bu ancak biyoloji ve genetik biliminin gelişmesi ile mümkün olmaktadır. Özetle kanserin biyolojik ve genetik yönlerini anlamak, hem etkili hem güvenli ilaçlar geliştirmek ve bunları tıbbın temel prensibi olan "önce zarar verme" ilkesine göre yapmak, takdir edilir ki oldukça zor, zaman alan ve maliyetli bir süreçtir.

Peki hal böyle iken, yani kanser binlerce yıldır aramızda olan ve özellikle ileri evrelerde tedavisi oldukça zorlu bir hastalık iken, neden fitoterapi (bitkisel tedavi) uzmanları kolayı seçer ve bitkilerle / özel yöntemlerle / kürlerle kanseri tedavi edebildiklerini iddia ederler? Yazının ikinci bölümünde bunu anlatacağız...

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Haftanın Sloganı
Hareketsiz yaşam tarzı kansere nasıl yardım eder öğrenmek ister misiniz?
Sedanter yaşam tarzı ile kanserin dayanılmaz dostluğu!
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Doktor - insan olma sanatı
Doktor - insan olma sanatı
Wanna cry virüsü ile İngiltere sağlık sistemine siber saldırı
Wanna cry virüsü ile İngiltere sağlık sistemine siber saldırı
Kolon kanserinin tekrarlama ihtimali basit yaşam kuralları ile azaltılabilir
Kolon kanserinin tekrarlama ihtimali basit yaşam kuralları ile azaltılabilir
Şekerli değil şeker tadında bir Ramazan Bayramı olsun!
Şekerli değil şeker tadında bir Ramazan Bayramı olsun!