Anasayfa - Kanser Haberleri - Kanserde yenilikçi tedaviler - İmmünoterapi - Son yılların en popüler kanser tedavisi immünoterapilerin yan etkileri nasıl tedavi edilir?
Son yılların en popüler kanser tedavisi immünoterapilerin yan etkileri nasıl tedavi edilir?

Son yılların en popüler kanser tedavisi immünoterapilerin yan etkileri nasıl tedavi edilir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
05.05.2017

Kanser alanında immünoterapi, bağışıklık sistemi kontrol noktası baskılayıcı ilaçların geliştirilmesiyle bir patlama yaşadı. Bu ilaçlar savunma hücrelerimizin (T hücresi) kansere karşı körlüğünü kaldırarak, bağışıklık sistemini kansere karşı aktifleştiriyor.

İyi bilinen ve üzerine geliştirilen ilaçların FDA onayı aldığı iki sınıf bağışıklık sistemi (immün) kontrol noktası tanımlanmıştır: bunlardan ilk keşfedileni CTLA-4 sistemi, ikincisi ise PD-1 - PD-L1 sistemidir.

Bağışıklık sistemi kontrol noktalarından CTLA-4 sistemi

.

Bağışıklık sistemi kontrol noktalarından PD-1 ve PD-L1 sistemi

.

İmmün kontrol noktası inhibitörleri şimdiye kadar agresif tür cilt kanseri malign melanom, küçük hücre dışı akciğer kanseri, Hodgkin lenfoma, böbrek kanseri, mesane kanseri, baş ve boyun kanserleri ve Merkel hücreli karsinomda FDA onayı aldı.

Bu ilaçlar, klasik kemoterapilere kıyasla daha az yan etkilere neden olmakla birlikte, bağışıklık sisteminin aşırı aktifleşmesine bağlı bazı yan etkilere neden olabilirler. Bu yazımızda, bu yan etkilerin yönetimi ile ilgili öneriler vereceğiz.

Döküntü / Cilt alerjileri

En sık görülen immünoetrapi yan etkisi döküntü ve/veya kaşıntıdır. CTLA-4 inhibitörü ipilimumab (Yervoy) ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %50’si bu yan etkiyi yaşar. Döküntü, aynı zamanda anti PD-1 (nivolumab-Opdivo ve pembrolizumab-Keytruda) tedavisinin de en sık görülen yan etkilerinden biridir, fakat neyse ki, bu ajanlara bağlı ciddi döküntü oranları düşüktür. Kortizonlu kremler döküntü tedavisinde ağızdan alınan antihistaminik dediğimiz kaşıntı önleyiciler ile birlikte kullanılabilir. Şiddetli döküntü ağızdan alınan kortizon haplar ile tedavi edilmelidir.

İshal / Kolit (iltihaplı karın ağrısı)

Diyare (ishal), immünoterapilere bağlı sık görülen bir yan etki olmakla birlikte, ciddi (3. – 4. derece) diyare oranı sadece %1-2’dir. İshal ve kolitin belirtileri benzer olmakla birlikte bazı farkları vardır. Kolit karın ağrısı ile bağlantılıdır ve kolitteki bağırsak iltihaplanması radyolojik veya endoskopik görüntüleme yöntemleri ile gösterilebilir. İshal, basitçe tanımlanacak olursa, dışkılama sıklığında artış anlamına gelir. Başa çıkmada ilk adım her zaman ishalin diğer sebeplerini belirlemek olmalıdır (örneğin bakteri veya virüs enfeksiyonlarına bağlı ishaller). Bu sebepler dışlandığında, hafif vakalarda lopermid gibi ishal önleyici ilaçlar (anti-diaretikler) kullanılabilir. Eğer belirtiler düzelmez veya şiddetlenirse, ağızdan veya damardan kortizon kullanılmalıdır. Ne yazık ki, immünoterapilere bağlı ishalleri önlediği gösterilen bir tedavi yoktur.

Karaciğer hasarı

İmmünoterapilere bağlı hepatit (karaciğer iltihabı), karaciğer hasarının göstergelerinden olan AST ve ALT seviyelerinde, bazen de sarılık göstergesi olan bilirubin seviyesinde artışla ilişkilendirilir. Pek çok hastada bu durum belirti vermez. Karaciğer fonksiyonları her immünoterapi uygulaması öncesi bakılmalıdır; eğer yüksekse, hepatitin virüs enfeksiyonlarına ve diğer ilaçlarla bağlantılı nedenleri elenmelidir. Diğer immünoterapi ilişkili yan etkilerin tedavisinde olduğu gibi, eğer görülen başka bir temel neden yoksa, kortikosteroitlerle (kortizon) hemen tedaviye başlanması önerilir. Nadir durumlarda AST ve ALT seviyelerindeki artışlar kortizon tedavisine karşı dirençlidir ve her 12 saatte bir 500 mg mycophenolate mofetil etkili olabilir.

Endokrinopati / Tiroid fonksiyon bozuklukları / Hormonal bozukluklar

Yukarıda bahsedilen immünoterapi ilişkili yan etkiler genellikle doğrudan görülebilmelerine rağmen, immün kontrol noktası blokajına bağlı endokrinopatinin ve tiroid fonksiyo bozukluklarının teşhisi daha zorlayıcı olabilir. Hastalar halsizlik, mide bulantısı ve baş ağrısı gibi belli bir hastalığa özgül olmayan şikayetler gösterebilir; bu yüzden tedavi uygulayan kişiler ihtiyatlı olmalıdır. Hipofizit (beyindeki hipofiz bezinin iltihabı) ve hipotiroidi (tiroid hormonlarının azlığı) en sık görülen endokrinopatilerdendir ve genellikle CTLA-4 blokajıyla tedavi edilen hastalarının %10’a kadar olan kesiminde görülür. PD-1 veya PDL-1 ajanı ile tedavi edilen hastalarda endokrinopati sıklığı daha az olmakla birlikte, hastaların bu yönden takip edilmesi ihmal edilmemelidir.

Yüksek doz kortikosteroit tedavisinin enflamasyona bağlı endokrinopati sürecini geriye çevirdiğini düşünülse de; pek çok hastanın uzun dönem tiroid hormonu levotiroksin takviyesine ve/veya kortizon tedavisine gereksinimi vardır.

Pnömonitis / Akciğer iltihabı

Pnömonitis, CTLA-4 ve PD-1 bloke edici ajanlarıyla tedavi edilen hastalarda nadir görülen (%10’dan daha az) fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir immünoterapi ilişkili yan etkidir. Üst solunum yolları enfeksiyonu, yeni ortaya çıkan öksürük veya nefes darlığı gibi akciğerle ilişkili şikayetler gösteren her hasta radyolojik görüntülemeye tabii tutulmalı ve sebep bulunmalıdır. Orta seviyeden ağır seviyeye kadar olan tüm vakalarda immün sistemi baskılamaya başlamadan önce bakterilere bağlı enfeksiyon ihtimalini elemek için bronkoskopi (akciğer hava yollarının, ucunda bir kamera bulunan tıbbi bir alet ile değerlendirilmesi) yapılmalıdır. Ağır vakalarda tedavi yüksek dozda kortikosteroitlerden oluşmalıdır ve ek olarak infliximab gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanımı uygun olabilir. Pnömonitis sonrası immünoterapi tedavisi düşünülmemelidir.

Sonuç

İmmünoterapi, ilerlemiş kanserler için devrim niteliğinde bir tedavi modeli olarak geliştikçe, yan etkilerinin daha iyi tanınması gerekecektir. Hafif (1. ve 2. derece) immünoterapi ilişkili yan etkilerin erken tanısı ve agresif tedavisi; immün kontrol noktası inhibitörlerinin etkinliğinden taviz vermeden hastanın zarar görmesini önlemek amacıyla önerilmektedir. Gelecekteki çalışmalarla hem steroid (kortizon) hem steroid olmayan ilaçlar hakkında bilgi toplamak, immünoterapileri en etkili şekilde kullanmak için zorunlu hale gelmiştir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Haftanın Sloganı
Kemoterapi sırasında kanser hastalarını rahatlatacak 10 aktivite
Kemoterapi sırasında kanser hastalarını rahatlatacak 10 aktivite
Kaynak:

Claire Friedman, MD. and Michael Postow, MD.
Managing Immunotherapy-related Side Effects.
Oncology & Hematology Review, 2015;11(2):143–4
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Pasif içiciliğin ötesi - üçüncü el sigara içiciliği nedir?
Pasif içiciliğin ötesi - üçüncü el sigara içiciliği nedir?
Bebeklerde yaygın görülen kanser Nöroblastom için ilaç hedefi keşfedildi
Bebeklerde yaygın görülen kanser Nöroblastom için ilaç hedefi keşfedildi
Tüm kanser tedavileri kadar önemli: Onkolojik Rehabilitasyon!
Tüm kanser tedavileri kadar önemli: Onkolojik Rehabilitasyon!
Kontrol ettirmeniz gereken 6 meme ucu değişikliği
Kontrol ettirmeniz gereken 6 meme ucu değişikliği