Anasayfa - Kanser Haberleri - Palyatif bakım - Kanser ve Tedavisinde Yan Etkiler - Kanserde Halsizlik: Neden Olur ve Nasıl Tedavi Edilir?
Kanserde Halsizlik: Neden Olur ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kanserde Halsizlik: Neden Olur ve Nasıl Tedavi Edilir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
26.02.2017

Halsizlik, kanser hastalarında en çok görülen ve hastaları en çok rahatsız eden durumlardan biridir. Kanserin kendisinin, hücre ve dokulara etkileri sonucu ortaya çıkan moleküller halsizlikten sorumlu olabildiği gibi, kanser tedavileri nedeniyle hatta kanser tedavisi sonrası süreçte de aşırı halsizlik olabilmektedir. Halsizlik hastaları bir çok yönden zora düşürmektedir. Diğer kanser ilişkili sorunların daha yoğun hissedilmesine, olumsuz bir ruh haline neden olmaktadır. Bunun yanında hastanın günlük aktivite ve işlerini yapabilme yetisinin azalması ve yaşam kalitesinin düşmesi söz konusu olmaktadır.

Halsizlik, ileri evre kanserlerde en yaygın görülen şikayet olmakla birlikte, genel olarak sıklığı %50 ile %90 arasında değişmektedir.

Halsizlik durumunun ortaya çıkmasında belirleyici olan bir çok faktör söz konusudur. Bu faktörleri;

- Kişiye ait genetik ve davranışsal faktörler

- Kanser ve/veya tedavisi ve neden oldukları inflamatuvar yanıt

- Dopaminerjik aktivite değişiklikleri (beyinde bulunan davranış, uyku, duygudurum, dikkat, öğrenme üzerine etkili sistem)

- Hipotalamohipofizer sistem çalışmasının etkilenmesi (vücudun dinçlik-yorgunluk sürecinde temel etkiye sahip hormonal sistem)

- Kişinin bağışıklık sistem yanıtı olarak özetleyebiliriz.

Zihinsel ve fiziksel halsizlik kavramları

Halsizlik, zihinsel ve fiziksel halsizlik olarak ikiye ayrılabilir. Zihinsel halsizlik daha çok beyinde bulunan vücudun gün içi ritimleri ile ilişkili mekanizmaların etkilenmesi sonucu ortaya çıkar. Fiziksel halsizlik ise vücut kaslarını hücresel düzeyde etkileyen moleküler süreçlerin sonucudur.

Halsizlik durumunun gelişmesinde etkili olan, her biri ayrı detaya sahip, bu faktörler nedeniyle bu belirtiden etkilenme kişiden kişiye doğal olarak çok farklılık gösterebilmektedir.

Halsizliğin derecesinin belirlenmesi tedavi edici yaklaşım açısından önemlidir. Hastanın halsizlik derecelendirilmesi ağrı derecelendirmesine benzer şekilde anket tarzında yapılmaktadır. Uygulanabilirlik açısından ise 1-10 arasında puanlandırma yapılan ölçekler günlük değerlendirmeler için elverişlidir. Bunun dışında kas fonksiyonunu ölçen testlerle de kullanılabilmektedir.

Halsizlik gelişimini etkileyen bir çok faktör olması nedeniyle halsizlik durumu ile baş etmek kolay olmamaktadır. Ancak kanser hastalarının yaşamını çok önemli derecede etkileyen bu durumu daha iyi anlamak ve etkili tedavi yaklaşımları getirebilmek adına bir çok çalışma yapılmaktadır.

Halsizlik tedavisinde kullanılan yaklaşımlar ve araştırılan tedaviler

Halsizliği yeterli ölçüde çözebilmek için öncelikle halsizlik gelişimine katkısı olan nedenleri ve halsizliğin paternini (fiziksel/zihinsel) ortaya koymak gerekir. Katkıda bulunan faktörler ağrı, duygusal stres, uyku bozuklukları, kansızlık, beslenme yetersizlikleri, kondisyon düşüklüğü ve eşlik eden diğer hastalıklar olabilir. Örneğin kansızlık nedenli halsizlik en çok tedavi edilebilenidir. Kan veya kemik iliğinin kan yapımını artıran ilaçlar verilmesi tedavi seçeneği olabilmektedir.

1. İlaç dışı tedavi seçenekleri

Bunlar hasta eğitimi, halsizlik günlüğü tutulması, uyku kalitesi değerlendirilmesi, davranış terapileri ve fiziksel egzersizdir. Bu tedavi yaklaşımlarının etkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Özellikle fiziksel durumu uygun hastalarda orta-ılımlı düzeyde egzersizin hem güvenilir hem de halsizliği etkili derecede azaltan ve hastanın tahammül düzeyini artıran bir yöntem olduğu son yapılan geniş çaplı değerlendirmede ortaya koyulmuştur. Bu bağlamda hafif-orta tempolu düzenli yürüyüşün egzersiz ile tedavi için en kolay uygulanabilir seçenek olduğunu önemle belirtmek gerekir.

2. İlaç tedavileri

İlaç tedavisi seçeneklerinin hangisinin daha uygun olduğuna karar vermede nedene yönelik yaklaşım ayrıca önem taşımaktadır. Örneğin halsizliğin nedeni uyku kalitesi bozukluğu ise uyku kalitesini artıracak sakinleştirici ilaçlar tercih edilebilirken, diğer durumlarda ise uyarıcı nitelikte ilaçlar seçilir. Kortikosteroid (kortizol) grubundan ilaçların da özellikle daha ileri evre kanserli hastalarda fayda sağladığı gösterilmiştir.

3. Tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemleri

Bunların içinde elimizde bilimsel kanıt olan bir kaç yöntemden bahsedebiliriz. Ancak kanıtlanmamış veya üzerinde bilimsel değeri olmayan çalışmalar yapılmış seçeneklerden sakınılması gerektiği özellikle vurgulamaktayız.

- Tamamlayıcı tıp ürünlerinden biri olan ginsengin halsizlik üzerine etkileri konusunda yakın zamanda geniş bir değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda ginsengin halsizlik şiddetini hafif-orta düzeyde azalttığı, ancak fiziksel performansta kayda değer artış sağlamadığı bulunmuştur.

- Akupunkturun halsizlik üzerine etkinliğini gösteren sonuçlar bulunmakta ve hastalara önerilebilmektedir.

- Yoga ise hafif düzey bir fiziksel egzersiz olması yanında bir tür zihinsel rahatlama yöntemi olması ile özellikle batı ülkelerinde sıklıkla tedavide yerini almaktadır.

Bitkisel tedavilerin ne tedavi edici özelliği ne de diğer ilaç tedavileri ile etkileşimleri net değildir. Tedavi edici olması amacıyla kullanılan yüksek dozların insan bedenin de ne etki oluşturacağı belirsiz bir durumdur. Akıbeti bilinmeyen alternatif tedavilerle mevcut sağlık durumunun riske atılması durumu söz konusu olduğu unutulmamalıdır.

Kanserde aşırı halsizlik üzerine yayınlanan son kılavuzlar hastalık sürecinin en başında halsizlik durumunun sorgulanması ve takip boyunca değerlendirilerek uygun yaklaşımda bulunulmasını önermektedir.

Bazen hastalar halsizliği kabullenmekte veya kanıksamaktadır. Böyle olunca hasta bu durumu sağlık sorumlularına yeteri kadar veya hiç ifade etmemektedir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir durumun üstesinden gelebilmek için hastayı ilk görüşte halsizlik sorgulanmalı takip ve tedavi süreci boyunca değerlendirilip uygun yaklaşım için çalışılmalıdır. Bu konuda yayınlanan son bilimsel kılavuzlarında özellikle bu yönde önerileri bulunmaktadır.

Sonuç olarak halsizliğin bir belirti olarak ifade edilmesini ve buna yönelik tedavilerin seçimi için hekiminizden yardım istemenizi öneriyoruz. Bunun yanında bu konuda kanıtlanmış etkisi olup, bilinen hiç bir ciddi zararı olmayan, orta düzey fiziksel egzersizin yaşamınızın ayrılmaz bir parçası olmasını dileriz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Haftanın Sloganı
Karser yapıcı maddelerin, DNA'mıza nasıl hasar verdiğini öğrenmek ister misiniz?
Aziz Sancar'dan sigarayı bıraktıracak buluş şeklinde yankı bulan çalışma gerçekte ne anlatıyor?
Kaynak:

1. Dennett AM, Peiris CL, Shields N, Prendergast LA, Taylor NF.
Moderate-intensity exercise reduces fatigue and improves mobility in cancer survivors: a systematic review and meta-regression.
J Physiother. 2016 Apr;62(2):68-82

2. Yennurajalingam S, Bruera E.
Role of corticosteroids for fatigue in advanced incurable cancer: is it a 'wonder drug' or 'deal with the devil'.
Curr Opin Support Palliat Care. 2014 Dec;8(4):346-51.

3. Elisabeth C.W. Neefjes ve ark.
Aiming for a Better Understanding andManagement of Cancer-Related Fatigue.
TheOncologist2013;18:1135–1143

4. Hoang Viet Bach, Jeongseon Kim, Seung-Kwon Myung, and Young Ae Cho.
Efficacy of Ginseng Supplements on Fatigue and Physical Performance: a Meta-analysis.
J Korean Med Sci. 2016 Dec;31(12):1879-1886
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Doktor - insan olma sanatı
Doktor - insan olma sanatı
Wanna cry virüsü ile İngiltere sağlık sistemine siber saldırı
Wanna cry virüsü ile İngiltere sağlık sistemine siber saldırı
Kolon kanserinin tekrarlama ihtimali basit yaşam kuralları ile azaltılabilir
Kolon kanserinin tekrarlama ihtimali basit yaşam kuralları ile azaltılabilir
Şekerli değil şeker tadında bir Ramazan Bayramı olsun!
Şekerli değil şeker tadında bir Ramazan Bayramı olsun!