Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp - Glutatyon nedir? Hangi hastalıkların tedavisinde denenmektedir?

Glutatyon nedir? Hangi hastalıkların tedavisinde denenmektedir?

Glutatyon nedir? Hangi hastalıkların tedavisinde denenmektedir?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.09.2019

Glutatyon, hücresel işlevler açısından kritik rollere sahip olan, doğal ve güçlü bir antioksidandır. Bitkiler, hayvanlar, mantarlar ve bazı bakterilerde, peroksit, lipit peroksit ve ağır metaller gibi serbest oksijen radikallerinin zararlı etkilerini azaltan antioksidan görevi görür. Bu özellikleri, takviye olarak kullanımını gündeme getirmiş ve şu durumlarda denenmiştir: bazı insanlar yaşlanma karşıtı özelliklerinden emin iken, diğerleri otizmi tedavi edebileceğini, yağ metabolizmasını artırabileceğini ve hatta kanseri önleyebileceğini söylüyor.

Glutatyon nedir?

Glutatyon vücuttaki her hücrede bulunan güçlü bir antioksidandır. Aminoasit olarak bilinen üç tip molekülden oluşur.

Aminoasitler vücuttaki tüm proteinleri yapmak için farklı şekillerde birleşirler.

Glutatyonu diğer antioksidanlardan ayıran şey, karaciğerde yapabilmesidir.

Glutatyon, aşağıdaki hücresel süreçlerde rollere sahiptir:

DNA'nın üretilmesi, proteinlerin ve hücrelerin yapı taşları

bağışıklık fonksiyonunun desteklenmesi

• sperm hücrelerinin oluşturulması

• serbest radikalleri parçalamak

• belirli enzimlerin işlevine yardımcı olmak

• E ve C vitaminlerinin rejenerasyonu

• beyinde civa birikiminin önlenmesi

• karaciğer ve safra kesesinin yağlarla baş etmesine yardım

apoptoz olarak bilinen programlı hücre ölümüne yardımcı olmak

Sağlıklı gıdaların alımının arttırılması da doğal olarak glutatyon seviyelerini arttırmanın en iyi yoludur. Bunun yanında süt devedikeni, glutatyon seviyesi yüksek bir bitkidir.

Antioksidan defans sisteminde glutatyon tek başına etkili değildir, kompleks bir sistemin parçasıdır. Hidrojen peroksit, glutatyon peroksidaz tarafından suya dönüştürülürken glutatyon kullanılır. Eğer organizmada yeterince glutatyon peroksidaz enzimi yoksa - ki bu enzim de aktivitesi için selenyuma ihtiyaç duyar - glutatyon, antioksidan aktivitede bulunmaz. Bu nedenle "takviye" olarak almak söz konusu olduğunda, glutatyon ve selenyum birlikte pazarlanmaktadır.

Glutatyon, hangi hastalıkların tedavisinde denenmektedir?

Glutatyon, çok güçlü bir antioksidandır, çünkü kısmen vücuttaki her hücrede yüksek konsantrasyonlar bulunabilir.

Glutatyon, hem insan hem de sıçan "hücre serilerinde" - yani laboratuvarda - yapılan çalışmalara göre, ağır metal hasarlarından korur şeklinde pazarlanmaktadır. Burada hemen 2 soru akla gelmelidir:

1. Ne kadar ağır metal zehirlenmesi riski altındayız?

2. Laboratuvar çalışmalarının sonuçları, insanlara öneri olarak sunulabilir mi?

Aslında her iki sorunun da cevabı basit. Ağır metal zehirlenmesi, bir toplum sağlığı sorunu değildir ve belli sanayi işlerinde çalışanlar dışında nadir görülür. Laboratuvar çalışmalarının sonuçları ise, elbette insan deneyleri ile doğrulanmadıkça, insan kullanımı için bir öneri olarak sunulamaz. Bunun ciddi riskleri vardır (bakınız aşağıda "kanser" bölümü).

Glutatyon takviyelerinin bir diğer pazarlanma şekli, sindirim sürecinin normal glutatyonları yok edecek olması endişesinden olayı, onu midenizden geçiren bir "lipozomal glutation" takviyesi ile almamız gerektiği. Ayrıca vücudumuzun kendi başına glutatyon oluşturmak için kullanabileceği N-asetilsistein (NAC) ve alfa-lipoik asit ile takviye edebilirmişiz... Bu önerilerin kendisi bile ciddi çelişkiler taşımakta: şöyle ki, glutatyon, gıdalarla alınan bir şey değil, vücutta hücreler tarafından oluşturulan bir moleküldür.

Gelelim, bazı hastalıklar bazında kan glutatyon düzeyi ve glutatyon takviyelerinin kullanımına:

1. Kanser

Bazı laboratuvar araştırmaları glutatyonun kanserin önlenmesinde bir rolü olduğunu gösteriyor. Fakat bu iddia, insan klinik araştırmalarda gösterilmemiştir.

Bununla birlikte, aynı araştırma glutatyonun tümörleri, kemoterapiye daha az duyarlı hale getirebileceğini ve hali hazırda kanser tanısı olan kişilerde tümörün büyümesini tetikleyebileceğini düşündürmektedir! Bu nedenle kanser hastalarının glutatyon takviyeleri alması önerilmez ve kanser önleme konusunda ise daha fazla araştırmaya gerek vardır.

2. Karaciğer hastalığında hücre hasarını azaltmak

Hepatit enfeksiyonu, alkol kötüye kullanımı ve yağlı karaciğer hastalığının tümü karaciğer hücrelerine zarar verir.

Küçük çaplı bir 2017 klinik araştırması, glutatyonun antioksidan özellikleri ve detoks potansiyeli ile alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı tedavisinde yardımcı olabileceği sonucuna varır.

Araştırmacılar bu etkiyi doğrulamak için daha büyük çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar.

3. İnsülin duyarlılığının arttırılması

İnsülin direnci, tip-2 diyabetin gelişmesine neden olabilir. İnsülin üretimi vücudun glukozu (şeker) kandan ve onu enerji için kullanan hücrelere taşımasına neden olur.

2018 yılında yapılan bir çalışma, özellikle düşük glutatyon düzeylerine sahip olan kişilerin insülin dirençlerinin daha çok olduğu ve bu kişilerde nöropati veya retinopati gibi komplikasyonlara daha eğilimli olduklarını gösterdi.

4. Otizm spektrum bozukluklarını tedavi etmek

Otizmi olan çocukların, otizmi olmayanlardan daha düşük düzeyde glutatyona sahip olduğuna dair bazı kanıtlar vardır. Fakat glutatyon takviyesi yapmak otizmi tedavi etmemiştir.

5. Anti-aging (yaşlanma karşıtı)

Glutatyon takviyelerinin yaşlanmayı önlendiği veya yaşamı uzattığına dair şimdiye kadar herhangi bir bilimsel kanıt mevcut değildir.

Özet

Glutatyon, vücuttaki her hücrenin her gün kullandığı güçlü bir antioksidandır. Araştırmacılar birkaç hastalıkta kan glutatyon seviyelerini düşük bulmuştur. Bununla birlikte glutatyon takviyesi bu durumları tedavisine anlamlı bir katkı sağlamamıştır.

Peki, bu kadar kritik hücresel rollere sahipken ve bazı laboratuvar araştırmaları takviye glutatyon alımına dair umut verici sonuçlar sunuyorken, "kullanalım gitsin, bir zararı olmaz, belki faydasını görürüz" yaklaşımı doğru mudur? Söz konusu antioksidanları takviye olarak kullanmak olunca, sanılanın aksine yarardan çok zarar verebilir. Özellikle 2000 yılından sonraki bilimsel araştırmalar, takviye olarak antioksidan alımının kanser oluşumu veya mevcut bir kanserin yayılması riskini arttırdığına işaret etmektedir (bakınız 2019 Cell, 2003 JNCI ve 2011 JAMA adlı dergilerde yayımlanan çalışmalar).

Sonuç olarak glutatyon, birçok takviye gibi, eksikliği kanıtlanmadıkça hastalıklardan korunma ve yaşlanma karşıtı amacıyla kullanılmamalıdır.

*

- Hangi vitamin ve mineral takviyeleri hangi durumlarda gereklidir?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.