Araştırmacılar, inflamatuar sitokin (bir inflamasyon biyolojik belirteci) olan interlökin-6'nın (IL-6), 2. ve 3. evre HER2-negatif meme kanseri için tedavi edilen hastalarda, kanserin metastaz ile tekrarlaması için bir biyobelirteç olabileceğini buldu.

IL-6 nedir?

İnterlökin-6 (IL-6), lökositler (beyaz kan hücreleri) ve vücuttaki diğer hücreler tarafından yapılan bir proteindir ve bir sitokin türüdür.

Interlökin-6, esas olarak bazı T lenfositleri tarafından yapılır. Salgılandıklarında, B lenfositlerin daha fazla antikor üretmesine neden olur ve ayrıca beynin vücut ısısını kontrol eden bölgelerini etkileyerek ateşe neden olur.

Laboratuvarda yapılan, yani sentetik interlökin-6, kanser tedavisinde bağışıklık sistemini güçlendirmek için biyolojik yanıt değiştirici olarak kullanılır. Tam tersi, IL-6'yı bloke edici ilaçlar, bağııklık sisteminin anormal cevabını yatıştırmak için bazı hastalıklarda denenmektedir, bunlardan biri de Covid-19'dur. Sonuç olarak interlökin-6, bağışıklık sisteminin çalışmasında kilit rollere sahip bir sitokin türüdür. Bununla birlikte, IL-6'nın rolleri sadece bunla sınırlı değildir; vücutta birçok metabolik ve fizyolojik süreçte önemli görevleri vardır.

Meme kanseri metastazını tahmin etmede IL-6

Östrojen reseptörü (ER) pozitif meme kanseri olan kadınlar için endokrin (hormon baskılayıcı) tedavilerin yanı sıra cerrahi ve adjuvan kemoterapi ile tedavi edilen 498 kadının vaka-kontrol çalışmasında, tanı anında serum IL-6 seviyeleri daha yüksek olanlarda, düzeyleri düşük olan kadınlardan anlamlı derecede daha fazla hastalık nüksü riski bulundu.

ASCO 2021 Yıllık Toplantısı'nda bu sonuçlar, "Yüksek riskli evre II-III meme kanserinde, optimal adjuvan sistemik tedaviye rağmen, tanı anında bir sitokin olan IL-6'nın daha yüksek seviyeleri, önemli ölçüde daha yüksek uzak nüks riski ile ilişkili olduğunu gösteren 1B düzeyinde (güçlü) kanıt sağlar" şeklinde ifade edilmiştir.

Çalışmayı sunan Dr. Sparano, bulgularının daha büyük bir çalışmada doğrulanması gerektiğini de ifade etmiştir.

"Doğrulandığında, diğer önemli konunun yüksek riski belirlemek için en iyi IL-6 cut-off noktasının ne olduğunu anlamaya çalışmak olduğunu düşünüyorum" dedi.

Yeni bir hedef

Sparano ve meslektaşları, sistemik inflamasyonun kanserin ilerlemesine ve hastalığın tekrarlamasına katkıda bulunan bir faktör olduğuna dair bilgilerin arttığını ifade etti.

Daha ileri çalışmalar, daha yüksek IL-6 seviyelerinin daha kötü sonuçlar için prognostik (hastalık gidişatını tahmin edici) olduğunu doğrularsa, IL-6/Janus kinaz/STAT3 yolunu hedefleyen tedavileri öngörmek için sitokin seviyelerini bir biyobelirteç olarak kullanmak mümkün olabilir.

"Kombine kemoterapide IL-6 antikorlarını test etmeye devam eden klinik araştırmalar var ve bu, hangi hastaların bu yaklaşımdan yararlanma olasılığının daha yüksek olacağını belirlemek için rasyonel bir biyobelirteç olabilir" dedi.