Tümör lizis sendromu nedir?

Tümör lizis sendromu, çok sayıda kanser hücresinin kısa bir süre içinde ölerek içeriklerini kana bıraktığında meydana gelen bir durumdur.

Lizis kelimesi, İngilizce karşılığı "lysis" olan biyolojik bir terimdir ve "parçalanma", "hücre çözülmesi" anlamına gelmektedir. Lizis, hücre duvarının veya zarının yırtılmasıyla hücrenin parçalanmasıdır.

Kanser hücreleri vücutta hızlı bir şekilde parçalandığında, ürik asit, potasyum ve fosfor seviyeleri karaciğerin uzaklaştırabileceğinden daha hızlı bir şekilde yükselir. Bu da tümör lizis sendromuna sebep olur. Fazla fosfor kalsiyumu emer ve bu da kandaki kalsiyum seviyesinin düşmesine sebep olur. Ürik asit, potasyum, fosfor ve kalsiyumun kandaki değişimleri özellikle böbrekler olmak üzere kalp, beyin, kaslar ve sindirim sistemi gibi birçok organ ve sistemi etkileyebilir.

Aşağıda, tümör lizis sendromunun resimli anlatımı görülebilir:

tumor lizis sendromu nedir resimli anlatım

Tümör lizis sendromu nedenleri? Hangi kanser türü tümör lizis sendromuna neden olur?

Tüm kanser hastaları tümör lizis sendromu (TLS) geliştirmede eşit riske sahip değildir.

TLS geliştirme açısından en yükse risk altındaki kanser hastaları şunlardır:

  • Tedavi komplikasyonuna bağlı TLS: En sık bu şekilde TLS gelişir. Kanser tedavisine yüksek oranda yanıt veren kanserler: akut lösemi veya yüksek dereceli lenfoma. Bu kanser hücreleri tipik olarak çok hızla bölünen hücrelere sahiptir
  • Spontan / hastalığın kendisine bağlı TLS: Hızlı hücre bölünmesine ve büyük "tümör yüküne" sahip hastalar.

TLS kendiliğinden (kanser tedavisi öncesi) ortaya çıkabilir ancak daha çok tedaviye başladıktan sonraki bir hafta içinde meydana gelir. TLS, sadece geleneksel kemoterapi alan hastalarla sınırlı değildir; steroid, hormon tedavisi, hedefe yönelik tedavi ya da radyasyon tedavisi alan hastalarda da meydana gelebilir. Susuz kalmış ve mevcut böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda TLS geliştirme riski daha yüksektir.

Tümör lizis sendromu belirtileri nelerdir ve nasıl teşhis edilir?

Genellikle TLS’ye bağlı belirtiler spesifik değildir ancak genel olarak şunları içerebilir;

  • Kusmanın olduğu veya olmadığı mide bulantıları
  • İştahsızlık ve yorgunluk
  • Koyu renk idrar, idrara çıkmada azalma ya da yan ağrısı (böğür ağrısı)
  • Kas krampları ve spazmları
  • Kalp çarpıntısı

TLS ciddi bir durumdur ve tedavi edilmezse özellikle böbrek yetmezliği ve yaşam kaybı ile sonuçlanabilir.

TLS, belirti ve bulgularla birlikte kan testlerine dayanarak teşhis edilir. Sadece birkaç anormal laboratuvar değeri elde etmek TLS’nin başlangıcını anlamada yetersiz olabilir, ancak aynı zamanda böbrek veya organ yetmezliği ile de kendini gösterebilir.

Tümör lizis sendromu önlenebilir mi?

Bazı önlemler, TLS geliştirme riskini azaltabilir. Onkologlar ve hematologlar, kanser hastalarının TLS geliştirme riskini ve hangi önleyici tedbir veya tedbirlerin kullanılacağını belirlemek için kan testlerinin sonuçlarını ve kanserin özellerini dikkate alır. İntravenöz sıvılar böbreklerin idrardaki toksinleri atmasına yardımcı olabilir. Allopurinol ve resburikaz gibi ilaçlar kandaki ürik asit düzeylerini düşürür ve bu sebepte reçete edilebilir.

Tümör lizis sendromu nasıl tedavi edilir?

Önleyici tedbirler alınmasına rağmen TLS yine de meydana gelebilir. TLS riski yüksek olan hastalar, olası bir durumda erken teşhisi sağlamış olmak adına kan tahlilleri ve klinik gözlemlerler takip edilir ve eğer hastalar TLS geliştirirse, bu durum tedavi sırasında da devam eder. Tedavi, intravenöz sıvılar, allopurinol ve özellikle rasburikaz dahil olmak üzere önleyici tedbirlere benzemektedir.

Hastalar bazı durumlarda yoğun bakım ünitesine yatabilir. Elektrolit seviyelerini ve böbrek hasarını değerlendirmek adına kan tahlilleri sıklıklar tekrarlanır. Ayrıca kalp ritmi ve idrara çıkma durumu da yakından takip edilir. Elektrolit dengesizliklerinin dikkatli bir şekilde düzeltilmesi önemlidir. Ciddi böbrek hasarı olan bazı hastalarda da geçici hemodiyaliz gerekebilmektedir.