Glioblastoma multiforme (GBM), yetişkinlerde en sık gözlenen primer (birincil) beyin tümörüdür (aşağıdaki sunumda detaylı anlatılmaktadır). Hızlı ilerlemesi ve kesin bir tedavisinin olmaması, GBM tanılı hastalarda yaşam sürelerini olumsuz etkilemektedir.

Tümöre karşı bağışıklık sistemini aktifleştirmek için kullanılan ve şimdiye kadar çok sayıda kanser türünde onaylanan immünoterapiler, GBM tedavisi için de aktif olarak araştırılmaktadır. Yapılan çalışmalar sonrasında bağışıklık sistemi hücrelerinin merkezi sinir sistemine (beyne) girdiği, çoğaldığı ve işlevlerini yerine getirdiği ve antijen sunan hücrelerin, T hücreleri aktive olması için uyardıkları belirlendi. Hayvan deneylerinden elde edilen tüm bu sonuçlar, immün kontrol noktası baskılayıcılar olarak adlandırılan yeni nesil immünoterapilerin, GBM tedavisinde iyi bir seçenek olabileceğini düşündürmektedir.

Nivolumab (Opdivo), monoklonal bir antikor olup PD-1 immün kontrol noktası baskılayıcısıdır. GBM'de kullanılarak, bağışıklık sistemi hücrelerinin glioblastom hücrelerini tanıyarak onlara karşı bir cevap oluşturulması amaçlanır. Tekrarlayan GBM hastalarında nivolumabın güvenilirliği faz-I klinik çalışmalarda kanıtlandıktan sonra nivolumab ve GBM'de kullanılan bir başka ilaç olan bevasizumabın etkinliğini araştırmak üzere ilk kez bir faz III klinik çalışma gerçekleştirildi.

CheckMate-143 çalışması

Yürütülen çalışmanın ana sorusu; "PD-1 immün kontrol noktası baskılayıcısı nivolumab tekrarlayan GBM hastalarının genel yaşam süresine, bevasizumaba göre bir üstünlük sağlıyor mu?" idi.

  • Bu amaçla 369 tekrarlayan glioblastoma hastası çalışmaya dahil edildi.
  • Çalışmanın ana sonucu olarak, tekrarlayan GBM hastalarında nivolumab, bevasizumaba göre bir sağkalım avantajı sağlamadı: ortanca genel sağkalım nivolumab kolunda 9,8 ay iken bevasizumab kolunda 10 ay.
  • Çalışma sırasında nivolumab ile tedavi edilen hastaların %18,1’inde en sık gözlenen yan etki yorgunluk iken, bevasizumab ile tedavi gören hastaların %15.2’sinde hipertansiyon en yaygın yan etki olarak belirlendi.

Sonuç olarak, her ne kadar bu faz-III klinik araştırmada hasta sayısı 300'lerde kalsa da, "tekrarlayan" GBM'de immünoterapi, standart tedavi olan bevasizumaba bir üstünlük sağlamamış gözüküyor. GBM için önemli bir genetik değişim olan metillenmiş MGMT promotörü bulunan ve yeni teşhis edilmiş hastalarda nivolumabın, radyoterapi ve temozolomid kemoterapisi ile birlikte etkinliğini değerlendiren devam etmekte olan çalışmalar vardır.

*