ASCO 2022 toplantısında Vaishampayan ve ekibi tarafından sunulan ARTISTRY-1 çalışmasının elde edilen ilk sonuçları, nemvaleukin alfa olarak isimlendirilen deneysel ilacın tek başına veya pembrolizumab ile kombinasyon halinde kullanıldığında, ileri evre birkaç kanser türünün tedavisinde bazı hastalarda anlamlı etkinliğini gösterdi.

Nemvaleukin alfa, interlökin-2 adlı bağışıklık sistemi tetikleyici proteinin sentetik ve yeni bir versiyonudur. Nemvaleukin alfa, bağışıklık sistemi hücrelerinde interlökin-2 reseptörüne bağlanır, bu da CD8+ T hücrelerinin ve doğal öldürücü (NK) hücrelerin çalışmasını tetikler.

İnterlökin-2, non-spesifik immünoterapi olarak sınıflandırılır. Yüksek doz interlökin-2, immün kontrol noktası inhibitörlerinden çok daha önce, metastatik renal hücreli karsinom tedavisi için 1992'de ve metastatik melanom için 1998'de, FDA (ABD Gıda ve İlaç idaresi) onayı almıştı.

Günümüzde var olan tedaviler her hastada işe yaramıyor ve özellikle standart tedavi sonrası kanseri tekrarlayan ve/veya metastaz yapan hastalar için immünoterapilerin yeni jenerasyonlarına ve kombinasyonlarına ihtiyaç vardır.

Çalışmanın Detayları

Faz I/II ARTISTRY çalışmasından elde edilen sonuçlar, enjeksiyonlar şeklinde uygulanan nemvaleukin alfa tedavisinin, daha önce immünoterapi alıp kanseri ilerleyen ileri evre renal hücreli karsinom (böbrek kanseri) olan 22 erkek ve kadın hastanın 4’ünde (%18) en az 6 ay boyunca tümör büyümesini durdurduğunu ya da bazı küçülmelere sebep olduğunu gösterdi. Ayrıca agresif deri kanseri melanomun çeşitli formlarına sahip 46 hastanın 4’ünde (%8) de bazı tümör küçülmeleri gözlemlendi. Bazı hastaların üşüme-titreme ve anemi (kansızlık) gibi sorunlar yaşamasına rağmen yan etkiler minimal düzeydeydi.

Çalışma bulguları ayrıca nemvaleukin alfanın, pembrolizumab ile kombinasyon halinde kullanıldığında da anti-kanser aktivitesini kanıtladığını gösterdi. Araştırmacılar, ilaç kombinasyonunun CD8+ T hücrelerinin ve doğal öldürücü hücrelerin üretiminin 10 kat artmasına ve devamlılığına yol açtığını buldu. Bu sonuç, çoklu kanser türüne sahip 137 hastanın 22’sinde (%16) meydana gelirken, bunların yarısından fazlasında (%59) da kanserlerinin ilerlemesinde tam bir durma gözlemlendi. Benzer anti-kanser bağışıklık hücre aktivitesi de ilk kemoterapi tedavisine yanıt vermeyen over (kadın yumurtalık) kanseri 14 kadının 4’ünde (%28) gözlemlendi.

Perlmutter Kanser Merkezi üyesi ve NYU Grossman Tıp Okulundan Araştırmacı Doç. Dr. Vamsidhar Velcheti, çalışma için şunları söyledi: “İlk sonuçlarımız, nemvaleukin alfanın birkaç farklı kanser türünde genel olarak güvenilir, tolere edilebilir ve potansiyel olarak etkili bir tedavi olduğunu kanıtlamaktadır. Gelecek çalışmaların sonuçları başarılı olduğunu kanıtlarsa, o zaman nemvaleukin alfa tek başına ya da diğer anti-kanser ilaçları ile kombinasyon halinde, diğer tedavilerin işe yaramadığı veya sınırlı tedavi seçeneği bulunan ileri evre kansere sahip kişiler için değerli bir seçenek olarak hizmet edebilecektir.”

Ayrıca Perlmutter’ın Torasik Tıbbi Onkoloji Programı yöneticisi olarak görev yapan Dr. Velcheti, nemvaleukin alfa tedavisinin ileri evre kanser hastaları için standart tedavi olmadan önce devam eden bu çalışmanın gelecek sonuçlarının da benzer faydaları kanıtlaması gerektiğini vurguladı.

Nemvaleukin alfa, daha önceki ARTISTRY-1 bulgularının bir kısmına dayalı olarak, ileri evre yumurtalık kanseri tedavisi için FDA (ABD Gıda ve İlaç İdaresi) tarafından zaten hızlandırılmış onay statüsünde değerlendirilmektedir.