Anasayfa - Kanser Haberleri - Umut veren öyküler - Kanserle iki kez yüzleşmek

Kanserle iki kez yüzleşmek

Kanserle iki kez yüzleşmek
paylaşwhatsappfacebooktwitterlinkedin
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
07.01.2020

"Helen, 4. evre yumurtalık kanseri olduğunu söylediğim için üzgünüm." Bu kelimeleri asla unutmayacağım...

Hiçbir şey sizi kanser olduğunuzu söylenen güne hazırlayamaz

Hayatım resmen gözlerimin önünden geçti, inanamıyordum. İkinci kez nasıl kanser olabilirdim?

İkinci kez kanser teşhisi konulduğunda yalnızca 48 yaşındaydım, kızım Julianne’yi doğurduktan sadece iki yıl sonra... 32 yaşında meme kanseri nedeniyle yapılan radikal mastektomiden sonra yaşantıma devam etmiştim. Meme kanseri teşhisini 1972’de almıştım ve o günlerde tedavi olanakları sınırlıydı. Cerrah, sağ memeye radikal mastektomi uygulanmasının bana en iyi sonucu vereceğine inanıyordu. Doktorum haklıydı, ancak harap durumdaydım. Üç çocuk annesiydim ve çocuklarıma bakmak yerine sağlığıma odaklanmalıydım.

İkinci kanser teşhisi

İkinci bölüm neredeyse yirmi yıl sonra, şişkin ve yorgun hissettiğim bir döneme rastlayacaktı. İlk başta çok önemsememiştim ve ertesi gün geçeceğini düşünmüştüm. Ancak şişkinlik, özellikle yemekten sonra devam etmiş ve karnımın alt kısmında baskı hissetmeye başlamıştım. Aile hekimine başvurmam gerektiğini o an anlamıştım.

Doktor gittiğimde çeşitli testler uygulandı, fakat ultrason ya da MRG gibi ileri testler yapılmamıştı. Doktorum bunun bir gastrit vakası olduğunu ve dinlenip rahatlamam gerektiğini düşündü. Bunun üzerinden 2 yıl geçtikten sonra karnımda korkunç bir baskı hissettim ve karnım neredeyse çıkacak gibiydi. Tekrar doktoruma başvurup başka bir test yapmalarını rica ettim. Bu kez bilgisayarlı tomografi (BT) taraması yapmayı uygun gördüler.

BT taraması sonucum bir şeylerin yolunda olmadığını gösteriyordu. Ağrının kaynağının bulunabilmesi için tanı koydurucu bir ameliyata ihtiyacım olacaktı. Over (yumurtalık) kanserini alt anatomik bölgede karmakarışık bir halde buldular.

Ameliyat saatlerce sürdü ve cerrahım kanserin % 90’ını hallettiğine inanıyordu. Ona göre ayrıca kemoterapi almam da gerekecekti.

1980’lerde kanser tedavisi oldukça yorucuydu ve sonuçlar da bugünkünden çok daha iç karartıcıydı. Bir kez kanseri yenmiştim ancak ikinci kez hayatta kalma şansım çok parlak görünmüyordu.

En iyi tedavi olarak sisplatin, antramisin ve sitoksan kombinasyonu önerilmişti. Kemoterapi günde 7 saat sürdü ancak yan etkilerim çok daha uzundu.

Beyaz kan sayımım çok düştüğü için son kemoterapimi tamamlayamadım. Onkoloğum, son kemoterapinin faydadan çok zarar verebileceğini düşündü. Cerrahım elbette bana hayatta kalma süresini söylemedi. Ancak 6 ayımın kaldığını söylemesine zaten gerek de yoktu.

Sanırım Tanrı’nın farklı bir planı vardı...

İyileşme dönemi

Yemek masasında oturuyordum, iştahım yoktu, zayıf ve halsizdim. Hem ellerimde hem de ayaklarımda uyuşmalar hissediyordum. O kadar yorulmuştum ki devam edemeyeceğimi düşünüyordum.

Kendime getiren şey, kızımın yüksek sesle söylediği şu sözler olmuştu: "Vazgeçemezsin, doktorun söylediğinden daha uzun yaşadın."

Şok olmuştum, göçüp gitmeyi düşünmüştüm öncesinde ama şimdi bunu itiraf etmek çok zordu. Dövüşün sonundaki bir boksör gibi, sahip olduğum tüm enerjiyi toplayacaktım, tek maçlık değil, savaşı kazanacaktım, kendime bunun için söz verdim. Bir kez başarmıştım ve tekrar başarabilirdim.

İyileşme sürecimdeki en zor zaman dilim ilk seneydi. Kendi kendime bakmayı öğrenmiştim, beslenmeme ve sevdiklerime odaklanmaya başladım. Çok uyudum, çokça dinlendim.

Geriye dönüp baktığımda, iyileştiğim zaman diliminin "kanser olduğuma inanmayı bıraktığım zaman" başladığını farkettim. Günler böylece devam etti, aylar yılları getirdi. Kanserle savaşımdan bu yana tam 31 yıl geçti...

İçten bir şekilde söyleyebilirim ki, onkoloğum bunun imkansız değil ama istisnai (%1 ihtimalle görülebilecek) bir durum olduğunu söylediğinde içimde sevgi dolu bir his duydum. Ve ulaşabildiğim herkese, benzer bir öykü yaşamış-yaşayan herkese başarabileceklerini söylemek istiyorum. Sonu yok gibi görünebilir biliyorum, fakat pes etmezseniz ihtimal düşük de olsa kazanabilirsiniz...

Helen'e, over kanseri için verilen kombine kemoterapi rejimi, olasılıkla bağışıklık sisteminin de aktivasyonu ile, 4. evre solid (organ) kanserlerde nadir görülen bir durum olan tam yanıtı tetiklemişti.

*

- Over (kadın yumurtalık) kanseri tedavilerinde gelinen son nokta

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

Through my eyes: Surviving cancer twice.
medicalnewstoday.com - Written by Helen Ziatyk on January 3, 2020
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.