Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Palyatif bakım - Kanserde ölüm süreci - Manevi ve Dini Bakım – Kronik Hastalık ve Kanser Sürecinde
Manevi ve Dini Bakım – Kronik Hastalık ve Kanser Sürecinde

Manevi ve Dini Bakım – Kronik Hastalık ve Kanser Sürecinde

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.04.2018

İnsanın hayatta karşılaştığı sorunların çözümünde dinden ve maneviyattan destek alması son derece doğal ve olağan bir durumdur. Ancak sorunlarla başa çıkmada yardımcı olacak, insanın içinde var olan manevi potansiyelini ortaya çıkarabilmek ve dinden yararlanabilmek herkesin tek başına ve her zaman başarabileceği bir durum değildir. Bu yüzden insanlar ciddi hastalık süreçleri gibi zor anlara uyum sorunlarıyla ilgili olarak çoğunlukla profesyonel yardıma ihtiyaç duyabilmektedir. Dünyada ve ülkemizde sağlık ortamında özellikle kanser gibi ciddi hastalık süreçlerinde yeri olan manevi bakım kavramından bahsetmeden önce maneviyat kavramından bahsedebiliriz.

Maneviyat nedir?

Maneviyat/tinsellik, bireyin kendisi ve diğer insanlarla ilişkilerini, evrendeki yerini, yaşamın anlamını anlama ve kabul etme çabasıdır. Bu tanımla maneviyat, insanın varoluşuna ilişkin bir değerdir. Her insanın yaşama ve ölüme ilişkin soruları ve bu sorulara ilişkin yanıtları vardır. Maneviyat aynı zamanda yaşam boyu süren deneyimlerin ve kazanılan bilgilerin bir sonucudur. İnsanlar, yaşamın amacına ilişkin buldukları yanıtlarla bir anlamda kendi maneviyatlarını oluştururlar.

Maneviyat rahatlıkla dinle benzeştirilen veya bütünleştirilebilen ancak temelde dinden farklı olan bir kavramdır. Din ile maneviyatın farklılıkları ise şu şekilde belirtilebilir; Din, maneviyattan farklı olarak geleneksel yönü zengin, toplumsal roller ve sorumluluklar yükleyen, belli sınırları ve kuralları olan öznel bir öğretidir. Sağlık, hastalık, ölüm, günah, ölüm sonrası yaşam ve başkalarına karsı sorumluluk konularındaki inançları içerir. Diğer taraftan maneviyat, dinin ilk bileşeni sayılabilir, ancak dini inanç ve uygulamalarla sınırlandırılamayacak kadar geniş bir kavramdır.

Manevi inanç ve değerler organize bir din ile bağlantılı olabilir ya da olmayabilir. Ayrıca güçlü dini inançları olmayan insanların da manevi yönleri olabilmektedir. Ya da kişi kendisini hiçbir dine ait hissetmeden veya bir dinin üyesi olmadan da manevi değerlere sahip olabilir.

Manevi bakım nedir?

Manevi bakım, insanların hastalık, sakatlık, afet gibi ani olumsuz değişimlerde ortaya çıkabilen acılı, sıkıntılı, üzüntülü, korkulu, yalnızlık ve ümitsizlik hallerinde, onların yanında olmak, onların inançları açısından destek olabilmek, adet ve ibadetlerini yerine getirmelerinde rehberlik etmek, hayatlarına ve varlıklarına yeni bir anlam verebilmelerinde yol göstermektir.

Hastalık süreci ve tedaviler kişinin maneviyatını elbette etkiler. Bireyler bu durumda ne yapacağını veya nasıl düşüneceğini bilemez durumda olabilir; yardım, destek bekler; teselli, moral ve alaka ister. Manevi bakımın önemi bu noktadadır. Hemen her din ve manevi akımda bir takım ibadet şekilleri ve ritüeller vardır. Kişilerin bunları gerçekleştirilebilmesi maneviyata olumlu etki eder ve anlam kazandırır.

İnsanlık tarihinde, insanın şifa arayışında, sağlıkla ve manevi alanın ilişkisinin hep bir arada olduğu görülür. Hemen bütün insan topluluklarında şifa, maddi olarak da aranırken, madde ötesi güçlerin rolü de hep bu arayışa eşlik etmiştir. Manevi bakımın dünya örneklerine ve tarihsel sürecine bakıldığında İslam, Hristiyanlık veya diğer dinlere ait toplumların döneme ait sağlık kurumlarında maneviyata yönelik oluşumlara rastlanmaktadır. Ancak bu yaklaşımların belli bir din üzerinden olduğunu görmekteyiz. Çağımızda ülkelerin toplumları çok kültürlü daha mozaik bir yapı haline gelmiştir. Bu da manevi bakım anlayışının çok dini birden kapsayıcı olmasını gerektirir ve günümüzde profesyonel bakış açısı da bu şekildedir.

Başta kanser olmak üzere ciddi ve ilerleyici hastalıkların destek tedavilerini üstlenen tıp alanı olan palyatif bakım, hasta ve yakınlarının bu ihtiyacına da eğilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) palyatif bakımı tanımlamasında hasta ve ailesinin fiziksel, psikososyal ve manevi bakımını geliştiren bir yaklaşım olarak tanımlamaktadır. Ağır hastalık sürecinin manevi yükü hem hasta hem aileyi etkilemektedir. Bu yüzden manevi bakım hem hastayı hem de yakınlarını kapsayıcı özelliktedir.

Duke Üniversitesi Maneviyat, İlahiyat ve Sağlık Merkezi (Duke University Center for Spirituality, Theology and Health) bireylerde hastalıkla ilişkili olarak ortaya çıkan manevi gereksinimlerini şöyle açıklamıştır;

Hastalığı anlamlandırma ihtiyacı: Hastanın, neden bu hastalığa kendisinin yakalandığını, kendisi ve ailesinin geleceği için bu hastalığın sonuçlar doğuracağına dair endişeleri vardır. Uzun süreli fiziksel sorunlara yol açan bu durumun olası sonuçları, hastalık süreciyle nasıl başa çıkacaklarını, ruhsal yüklerini nasıl kaldıracaklarını merak ederler.

- Zamanın durduğu an: KANSER TANISI ALMAK!

Hastalık süreci devam ederken “anlam” ihtiyacı: Hastalık süresince hastalıkla başa çıkmak için dönem dönem hastalıkla mücadelede motivasyonun yenilenmesi gerekmektedir.

Manevi inançların kabul edildiğinin, saygı gösterildiğinin ve desteklenmesi gereksinimi: Her insan için manevi değerleri çok önemlidir. Bu nedenle hastalar, kendileriyle ilgilenen uzmanların manevi değerlerine saygı göstermesini önemserler.

Zihnin, hastalıktan farklı konulara yoğunlaşma gereksinimi: Hastalar, zihinlerinin hastalık ve kendileriyle ilgili endişelerden uzaklaşmasına gereksinim duyarlar. Manevi konular dikkatin çekileceği sağlıklı ve güçlü bir alandır.

Kontrolü alma ve kontrolden vazgeçme hislerine olan gereksinim: Hastalık ve hastane süreçleri hastaların kendilerini yalnız, dışlanmış hissetmelerine neden olur. Ait oldukları dini topluluktan insanların onlar için dua ettiğini bilmeleri, onlar tarafından ziyaret edilmeleri gibi deneyimler hastalara önemsendiklerini, yaratıcı tarafından sevildiklerini hissettirir.

Ölümü kabul etme ve bununla başa çıkma: Ciddi hastalıklar yaşamak, hastane süreci gibi yaşantılar, hastalara sürekli yaşamayacaklarını fark ettirir. Hatta çoğu insan, ölümden korktuğundan daha çok, ölüm sürecinden korkar. Çünkü bu süreç, insanların kendileri ve yaşamları üzerindeki kontrolü yitirdikleri, rahatsız ve yalnız hissettikleri bir dönemdir. Bunun yanında, hastalar, ölümden sonra cezalandırılma gibi korkular nedeniyle manevi olarak da ölüme hazır hissetmeyebilirler. Bu noktada da yine kendilerine rehberlik edecek, kaygılarını azaltacak ve onlara ümit verecek uzmanlara gereksinim duyacaklardır.

Affetme ve affedilme gereksinimi: Hastalığı bazı insanlar cezalandırılma olarak görebilir. Bu nedenle ölüm düşüncesiyle birlikte, affetme ve affedilme gereksinimleri artar. Manevi ve dini inançlar da, başkalarını affetmek ve onların affını istemek gereksinimleri sürecinde insanlara yardım eder, suçluluk ve öfke duygularından sağlıklı şekilde arınmalarına yardımcı olur.

Hastalığı yaşama sürecinde şükretme gereksinimi: Hastaların, sahip oldukları sağlık ve insan ilişkileri nedeniyle şükran duygusu hissetmeleri, hastalık sürecine daha kolay uyum sağlamalarına ve daha olumlu bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Dini inançlar ve dini kıssalar şükran hissini güçlendirir. Din büyüklerinin başından geçenlere dair anlatılar, hastalık sürecinde yol gösterecek olumlu rol modeller gelişmelerine yardımcı olur.

Umut hissetmeye gereksinim: Umut motivasyonun lokomotifidir. Umut olmazsa hastalar mücadeleden vazgeçebilir. Bu yüzden önemli bir umut kaynağı olan manevi inançlar tedavi sürecinde oldukça önemlidir.

Sağlık bakımında fiziksel gereksinimleri belirleyen kriter veya ölçümler bulunmaktadır. En basit örneğiyle fiziki muayene bulgusu veya laboratuvar sonucunu örnek verebiliriz. Ancak hastaların manevi stresinin ve gereksinimlerinin ortaya koyulması, diğer deyişle muayenesi de önemlidir. Bu ihtiyaca yönelik olarak kişilerin manevi bakım ihtiyacını değerlendiren ölçek veya anketler bulunmaktadır.

1981 yılında Lizbon’da tüm dünya ülkelerinin tabip odalarının tamamına yakının katıldığı toplantıda, Dünya Tabipler Birliği Hasta Hakları Bildirgesi’nin Dini Yardım Hakkı başlıklı 11. maddesinde, hastanın kendi inandığı dine mensup bir din adamının yardımını da içinde olmak üzere ruhi ve ahlaki bir teselli istemeye veya reddetmeye hakkı olduğu ifade edilmiştir.

Dini ve manevi bakımda Türkiyemiz'de durum:

Türkiye’de Manevi Destek Hizmeti 01.08.1998 yılı 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Hasta Hakları Yönetmeliği madde 38’de şu şekilde belirtilmiştir. "Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkânları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır. Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiçbir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir."

Türkiye'de Manevi Destek ve Rehberlik Hizmeti 07.01.2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan hastanelerde manevi destek sunmaya yönelik işbirliği protokolü gereği pilot olarak altı ilde uygulanmaya başlanmıştır. Bunlar Ankara, İstanbul, Ordu, Erzurum, Kayseri ve Samsun'dur. 2016 yılı Aralık ayından itibaren Manevi Destek ve Rehberlik Hizmeti halen 14 ilde uygulamaya geçirilmiştir. Bu anlamda hizmet verecek personelin seçiminde kriterlere bakıldığında ilahiyat alanında dört yıllık lisans eğitimini tamamlamış kişilerden seçilmektedir.

Manevi destek veya dini bakımının verildiği tedavi süreçlerinde daha iyi sonuçlar alındığını gösteren birçok çalışma bulunmaktadır. Hastalığa, hastalığın dönemine veya ait olunan kültür ve değerlere özgü ve profesyonelleşmiş manevi bakım hizmetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Manevi bakım eğitiminin benimsenmesi, bu alanda profesyonellerin yetişmesi, yapılan bilimsel çalışma ve araştırmaların artmasıyla çok daha anlamlı sonuçlar elde edilebilecektir.

İLGİLİ KONULAR

- Kanser hastalarına bakım verenler unutulmamalı – refakatçilere destek sağlamanın 4 yolu

- Avrupa Kanser Hastasının Hakları Bildirgesi – aldığımız dersler, hasta ve yakınlarına önerilerimiz

- Kanserde yaşamın son döneminde iletişim nasıl olmalı? Ölüm konuşulmalı mı?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Kaynak:

1. Michael J. Stoltzfus, Rebecca Green RN, DNS, Darla Schumm.
Chronic Illness, Spirituality and Healing: Diverse Disciplinary, Religious, and Cultural Perspectives. New York, Palgrave Macmillan, 2013.

2. Edward P. Shafranske.
Spiritually Oriented Psychotherapy.
Journal of Clinical Psychology. 2009.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İlgili Kanser Haberleri
Kanserde Ağız ve Diş Sağlığı ve Önemli Uyarılar
Kanserde Ağız ve Diş Sağlığı ve Önemli Uyarılar
Erkeklerde andropozun farklı bir nedeni: kansere bağlı TESTOSTERON EKSİKLİĞİ
Erkeklerde andropozun farklı bir nedeni: kansere bağlı TESTOSTERON EKSİKLİĞİ
Kanserin ileri evresinde sanat terapisinin palyatif bakıma dikkat çekici katkısı
Kanserin ileri evresinde sanat terapisinin palyatif bakıma dikkat çekici katkısı
Erkek menopozu nedir? Kanser tedavisi sonrası erkeklerde menopoz belirtileri ve tedavisi
Erkek menopozu nedir? Kanser tedavisi sonrası erkeklerde menopoz belirtileri ve tedavisi