Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Genetik - Sağlıklı bireylerde kanserde erken tanı için Likit Biyopsi önermiyoruz! Neden mi?
Sağlıklı bireylerde kanserde erken tanı için Likit Biyopsi önermiyoruz! Neden mi?

Sağlıklı bireylerde kanserde erken tanı için Likit Biyopsi önermiyoruz! Neden mi?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
07.03.2018

Genetik biliminin gelişmesiyle birlikte, kanser genlerinin tanımlanması ve analiz edilmesi hızlanmıştır. Bu amaçla likit biyopsiler ile kanda dolaşan tümör DNA parçalarının tespit edilmesi ve bu DNA parçaları analiz edilerek kanser tedavi planlanmasında kullanılmasına yönelik araştırmalar sürmektedir. Gelin likit biyopsilerin (liquid biopsy) kanser tedavilerindeki kullanımı ile merak edilenleri cevaplayalım.

Likit biyopsi nedir?

Likit biyopsiler non-invazif yani girişimsel/cerrahi olmayan kanser analiz yöntemlerinden birisidir. Likid biyopside hastadan kan örneği alınır ve kanda dolaşan tümör DNA’ları analiz edilir. Likit biyopsilerin amacı, kanser hücrelerinin kana saldığı DNA parçalarını tespit etmektir.

Likit biyopsi testleri için herhangi bir FDA onayı var mıdır?

1 Haziran 2016 da FDA, EGFR mutasyon testiyle beraber kullanılmak üzere ilk likid biyopsi testini onaylamıştır. Bu test küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastalarının EGFR hedefli bir ilaç olan Erlotinib’e uygun olup olmadığını belirlemek için kullanılmaktadır. Dikkat edelim, likit biyopsinin FDA onayı, kanser tanısı koymak için değil, zaten kanser tanısı olan bir hastada, kanserin alt türünü ve hedefe yönelik akıllı bir ilacın etkin olup olmayacağını belirlemek içindir!

Test EGFR genindeki ekzon 19 veya ekzon 21 deki belirli mutasyonları tespit etmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu mutasyonlar küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastalarının yüzde 10 ile 20’sinde görülmektedir.

Önemle vurgulamak gerekir ki, FDA bu testi tek başına önermemektedir. Likid biyopsi testinin hatalı sonuçlar sunabilmesi sebebiyle, doku biyopsisi ile birlikte önerilmektedir.

Likit biyopsi testleri kanserde erken tanıda kullanılabilir mi?

Likit biyopsilerin kanser erken tanısında kullanılmasına dair ne FDA’nın ne de tıp alanında denetleyici herhangi bir uluslararası kurumun onayı yoktur! Yayımlanan son çalışmalara göre, likid biyopsilerin kanser erken teşhisinde kullanılması günümüz teknolojisiyle mümkün değildir!

Likit biyopsilerin kanserde erken teşhiste kullanılmasını engelleyen faktörler nelerdir?

1. Likid biyopsi testlerinin kanserde erken teşhiste kullanılmasına yönelik çalışmalarda yüksek oranda hatalı sonuçlar bulunmuştur. Kanda dolaşan tümör DNA’sı tespit edilen kişilerde kanser gelişimi gözlemlenmemiştir.

2. Likid biyopsi testleri, hastaya herhangi bir zarar vermeyecek erken evre tümörleri teşhis edebilir. Bu durum hastanın gereksiz yere veya gerektiğinden fazla tedavi almasına yol açabilir. Daha hassas ve doğruluğu kesin likid biyopsi testlerine ihtiyaç vardır.

3. Likid biyopsiler kanserde tanımlanmış biyobelirteçleri tespit etmeyi amaçlar. Çoğu kanser türü için iyi bir şekilde tanımlanmış biyobelirteç bulunmamaktır. Bu da likid biyopsilerin farklı kanser türlerinde erken teşhis için kullanılmasını zorlaştırmaktadır.

4. DNA hasarları aynı kanser türüne sahip hastalarda farklılık gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra aynı hastada farklı evrelere göre farklı DNA hasarları bulunmaktadır. Bu durum her kanser türüne ve evreye göre farklı likid biyopsi testleri geliştirme gerekliliğini doğurmaktadır.

5. Kanda dolaşan tümör DNA parçaları, tümör dokusunun tüm DNA yapısını yansıtmamaktadır. Tümör dokusu oldukça heterojen bir yapıya sahiptir. Bir başka deyişle, DNA hasarları aynı tümör dokusundaki kanser hücreleri arasında farklılık göstermektedir. Bu da likid biyopsi testlerinin klinik yorumda kullanılmasını zorlaştırmaktadır.

6. Likid biyopsi uygulamalarının hastaların yaşam süresine katkı sağladığını gösteren herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple, likid biyopsilerin klinikteki etkinliğini araştıran prospektif (ileriye dönük) çalışmalara ihtiyaç vardır.

7. Kanda dolaşan tümör DNA parçalarında tespit edilen mutasyonların taşıyıcı ya da tetikleyici olup olmadığı bilinememektedir. Bu durum etkili bir klinik yorum yapılmasını engellemektedir.

8. DNA hasarları aynı kanser türüne sahip hastalarda farklılık göstermektedir. Aynı zamanda DNA hasarları kanserin türüne ve evresine göre değişebilmektedir. Bu durum likid biyopsilerin kanser teşhisini zorlaştıran önemli faktörlerden biridir.

Likit biyopsi – kanda tümör DNA tarama ile kanserde erken tanı, büyük bir kandırmaca mı?

Kanser tedavi alanında başarıyı belirleyen en önemli unsur, şüphesiz ki kanserin erken dönemde saptanmasıdır. Son yıllarda görüntüleme yöntemlerinde ciddi gelişmelere rağmen çok sayıda kanser türünde halen başarıyı yeterince artıracak düzeyde erken tanı konulamamaktadır. Kanserin, sağlıklı bireylerden alınacak basit bir kan testi ile erken dönemde saptanması tüm bilim camiasının en önemli çabası ve arzusudur. Özellikle ileri evre kanser tanısı olan bireylerde kanda dolaşan tümör hücreleri veya tümör parçacıklarından bir takım testler yapılması günlük pratiğimizde kolaylıklar sağlamıştır. Bu testlerden bazıları gerek hastalığın gidişinin belirlenmesi gerekse tedavi seçiminde bizlere yol göstericidir. Akciğer kanseri tanısı almış ve tedavi olmuş bireylerde nüksü (hastalık tekrarı) saptamak amacıyla takiplerde likit biyopsi yapmak yararlı olabilir. Bu alanda da rutin pratiği değiştirmek için kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak, yukarıda da anlattığımız gerekçeler nedeniyle hiç kanser tanısı ile karşılaşmamış sağlıklı bireylerde likit biyopsi ile erken evrede kanser tanısı koymaya çalışmak henüz hayalden öte değildir. Bunu gerçekleşmiş gibi sunarak, kanser korkusu yaşamakta olan toplumu yanıltmaya çalışmayı doğru bulmuyoruz.

Sonuç olarak, likit biyopsilerin kanserde tedavinin planlanmasında, hastalığın gidişatının izlenmesinde önemli rol oynayabilir. Ancak, kanserde “erken teşhiste kullanılması” şu an için mümkün değildir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Kaynak:

1. Jason D. Merker, Geoffrey R. Oxnard, Carolyn Compton ve ark.
Circulating Tumor DNA Analysis in Patients With Cancer: American Society of Clinical Oncology and College of American Pathologists Joint Review.
Journal of Clinical Oncology - published online before print March 5, 2018

2. Perakis, Samantha Speicher, Michael R.
Emerging concepts in liquid biopsies.
BMC Medicine, 2017

3. Heitzer Ellen et al.
The potential of liquid biopsies for the early detection of cancer.
Precision Oncology, 2017.

4. Liquid Biopsy: Using DNA in Blood to Detect, Track, and Treat Cancer
cancer.gov – ABD Ulusal Kanser Enstitüsü

5. M.J. Friedrich.
Going With the Flow: The Promise and Challenge of Liquid Biopsies.
JAMA, 2017
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İlgili Kanser Haberleri
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Kanser tedavisinde genetik danışmanlık
Kanser tedavisinde genetik danışmanlık
Canlı kanser ilacı, CRISPR ve elektrik şoku ile daha hassas ve güvenli
Canlı kanser ilacı, CRISPR ve elektrik şoku ile daha hassas ve güvenli
Meme kanseri riski için çoklu gen testleri, BRCA testlerinin yerini mi alıyor?
Meme kanseri riski için çoklu gen testleri, BRCA testlerinin yerini mi alıyor?