Üçlü (triple) negatif meme kanseri, kanser hücrelerinin yüzeyinde östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) bulunmayan ve HER2 reseptörünün aşırı çoğalmaması ile ayırt edilen bir meme kanseri alt türüdür. Tüm meme kanserlerinin %15 kadarını oluşturur. Diğer meme kanserlerine göre daha hızlı bölünme, çoğalma ve metastaz yapma eğilimindedir; bu nedenle kemoterapilere daha duyarlıdır. Ayrıca üçlü negatif meme kanserinin %11 kadarı kalıtsal kanser genleri (BRCA 1-2) ilişkilidir ve daha erken yaşlarda görülme eğilimindedir. 

Üçlü negatif meme kanserleri erken dönemde tespit edilirse, standart tedavi ameliyat ve sonrası adjuvan (koruyucu) kemoterapi uygulanır. 13 Ağustos 2020'de JAMA Oncology adı dergide yayımlanan PATTERN adlı kapsamlı bir çalışmaya göre, bu kanserin en iyi adjuvan tedavi şekli karboplatin artı paklitaksel ikili kemoterapi rejimi olarak gözükmektedir.

Bu randomize (rastgele hasta alımı yapılan) faz-III klinik araştırma, Çin'de çok merkezde gerçekleştirildi.

Araştırmanın önemi

Daha önce GeparSixto ve CALGB 40603 çalışmaları ile üçlü negatif meme kanserli hastalarda, platin grubu kemoterapi ilaçlarının neoadjuvan (ameliyat öncesi) ve palyatif (ileri evrede) tedavideki etkinliği gösterilmiş ve rutin pratiğe uluslar arası klavuzların da önerisi ile kullanıma girmiştir. PATTERN çalışması ise platin grubu kemoterapi ilaçlarının, adjuvan etkinliğini net olarak ortaya koyan ve klavuzlardaki klinik pratiği değiştirme potansiyeli yüksek verilerle sonuçlanmış ilk çalışmadır.

Çalışmanın detayları

  • Çalışmaya hastalar Temmuz 2011 - Nisan 2016 arasında alındı.
  • Ortanca takip süresi 62 aydı.
  • Çalışma dahil edilme kriterleri:
    • 18-70 yaş arası kadın olmak,
    • ameliyat edilebilir üçlü negatif meme kanserine sahip olmak ve daha önce neoadjuvan kemoterapi almamış olmak
    • ameliyatta koltuk atında lenf nodu metastazı saptanmış olmak veya tümör çapının 1 cm'den büyük olması,
    • genel performas skorunun 0-1 olması,
    • kan, böbrek ve karaciğer değerlerinin yeterli olması olarak belirlendi.

Sonuçlar

  • Çalışmaya, yukarıdaki kriterlere uyan 647 hasta dahil edildi. 325 hasta 6 kür "karboplatin-paklitaksel" koluna; 322 hasta "3 kür FEC 3 kür dosetaksel" koluna.
  • Her iki kolda kemoterapi yan etkisine bağlı yaşam kaybı olmadı. Kemoterapi tamamlanma ve doz azaltımı gereksinimi oranları açısıdan gruplar arası fark yoktu.
  • Bölgesel ve uzak metastaz veya nüks (kanser tekrarı) oranları açısından karboplatin-paklıtaksel kolu, standart kemoterapi kolu olan FEC-dosetakselden anlanlı derecede daha üstün bulundu.
  • 5 yıllık hastalıksız sağkalım oranları açısından, karboplatin-paklitasel kolu %86.5 ve FEC-Dosetaksel kolu %80.5 idi. Karboplatin-paklitasel uygulamasının, standart tedaviye oranla, nükmetastaz riskini %35 azalttığı görüldü.
  • 5 yıllık genel sağkalım, karboplatin-paklitasel kolunda %93.4 ve FEC-dosetaksel kolunda %89.8 idi.

Sonuç olarak bu veriler, platin grubu kemoterapilerin, üçlü negatif meme kanseri adjuvan tedavisinde de standart olması gerektiğini güçlü bir şekilde desteklemektedir ve klinik pratiği değiştirir niteliktedir.