Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Psiko-onkoloji - Kanser tedavisi sonrası uzun vadede psikososyal destek ihtiyacı üzerine
Kanser tedavisi sonrası uzun vadede psikososyal destek ihtiyacı üzerine

Kanser tedavisi sonrası uzun vadede psikososyal destek ihtiyacı üzerine

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.05.2018

Kanser tedavisi sonrası normal yaşantıya dönmeye çalışmak, birçok hastayı zorlamaktadır. Önümüzdeki birkaç on yılda kanser tedavisi sonrası hayatta kalanların sayısının katlanacağını umutla öngörmekteyiz; sadece ABD’de 2040 yılına gelindiğinde kanser tedavisi görmüş ve yaşamına devam eden kişi sayısının 26 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Kanser tedavilerindeki gelişmelere katkıda bulunan çok sayıda hikaye ve bilim kahramanları vardır. Ancak kanser tedavisinde sadece teşhis ve medikal tedavi yöntemleri değil, çok uzun vadede tedavi sonrasında da kişilerin hayatlarına dokunmaya çalışan psikososyal desteğe yönelik yöntemler de araştırılmaktadır. Hayatta kalanların aslında devamlı desteğe ihtiyaç duymaları ve bunun nasıl çözülebileceğine dair güzel fikirler öne sürülmektedir.

Onkologlar ve diğer klinisyenler, tedavisi tamamlanmış hastalara psikososyal destek sağlayabilecek mi, bu onların görevi mi?

Hayatta kalma oranları arttıkça beraberinde farklı bir uyum süreci geliyor ve başka bir gerçeklik ortaya çıkıyor. Daha fazla kanser tedavisi tamamlanan hasta, daha fazla psikososyal destek anlamına gelmektedir.

Kanser tedavileri ile sağkalım oranları en yüksek olan kanser türleri, meme, prostat ve kolorektal (kalın bağırsak) kanserlerdir. Ancak psikososyal desteğe en fazla ihtiyacı olan grup bunlar değildir; yapılan çalışmalar baş-boyun veya akciğer kanseri tedavisi sonrası hayatta kalan hastaların uzun süreli etkileri yönetmek için de en yüksek ihtiyaçlara sahip kişiler olduğunu göstermektedir.

Onkoloji profesyonelleri, yeni teşhis edilen hastaların ihtiyaçlarını, artık takip evresine geçen hastaların ihtiyaçlarıyla dengelemelidir. Yeni hastalar daha zor zamanlar geçirse veya tanı ve tedavi süreçlerinde daha fazla zaman ayırmak gerekse de, takip edilen hasta sayısı aslında en büyük gruptur.

Öncelikleri belirleme zamanı

ABD North Carolina Üniversitesi Cancer Survivorship bölümünün yöneticisi Deborah Mayer, kanserden tedavisi tamamlanan kişilerin fiziksel ve psikososyal ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve sadece %10'unun fiziksel ya da yaşam kalitesinin, kanserin kendisinin veya tedavilerinin geç etkilerinden olumsuz etkilenmediğini belirtti.

- Kanser hastasında YAŞAM KALİTESİ

Dr. Mayer, İngiltere’de 2016 yılında kanserden sağ kalanların sağlığını inceleyen bir çalışmadan bahsetmektedir. Çalışmada 4500 katılımcı 3 gruba ayrıldı:

- tanıdan önce 0-2 yıl,

- tanı sonrası 0-2 yıl ve

- tanı sonrası 2-4 yıl arasında olan hastalar.

Daha sonra bu hastalar, kanser tanısı olmayan bir kontrol grubu ile karşılaştırıldı.

Katılımcıların %10’u yeni tanı almıştı. Yeni tanı alan kişiler, kanser tanısı olmayan kişilere göre daha düşük yaşam kalitesi ve yaşam memnuniyeti bildirdiler. Bu beklenen bir sonuç olabilir. Fakat dikkat çekici olan ise, kanserden tedavisi biten kişilerde daha yüksek oranda depresif belirtiler ve günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma vardı. Bununla birlikte hastaların yaşadıkları bu olumsuzlukların ölçüsü değişebilir ve onkoloji profesyonellerinin, desteğe az veya daha fazla ihtiyaç duyanlar arasında ayrım yapmaları gerekir.

- İlginizi çekebilir: Meme kanseri hayatımı değiştirdi, ama bu değişim pozitif yöndeydi

Kanserden sonra hayata çok farklı bakan hastalar var ve hayatta kalanların bakım ihtiyaçları genelde daha yüksektir. Sağlık çalışanlarının tedavi sonrası desteği sürdürmelerinin bir yolu, desteğe ihtiyacı olan hastalara, durumlarının ciddiyetlerine göre sınıflandırıldıkları bir triaj sistemi ile uzaktan (yüz yüze olmadan) destek vermeleridir. Bu yaklaşım telehealth (telesağlık) kapsamında değerlendirilmektedir ve telesağlık, tıbbi bakımda rolü her geçe gün artan bir alandır.

- Kanser hastalarına bakım verenler unutulmamalı – refakatçilere destek sağlamanın 4 yolu

Dr. Mayer, kanser hastalarına, daha doğrusu artık hasta olmayıp yeni bir yaşam kurmaya çalışan kişilere bu desteğin verilmesinde, sosyal hizmet ve psikoonkoloji uzmanlarının istihdam edilmesini, atılacak ilk adımlar olarak görmektedir. Sonrasında, aile hekimlerinin, giderek sayısı artan kanserden tedavisi bitmiş kişilerin bakımından sorumlu olmaları gerektiğini ifade etmektedir. Aile hekimlerinin daha ulaşılabilir olması ve hasta ile uzun süreli ilişkileri sayesinde, kanser hastasının tedavi sonrası uzun süreli bakımına ve takibine dahil edilebilirler.

*

- Meme kanseri tedavisinde yenilikler - 2017 ve 2018

- Prostat kanseri tedavisinde yenilikler – 2017 ve 2018

- Kolon ve rektum (kalın bağırsak) kanseri tedavisinde yenilikler - 2017 ve 2018

- Akciğer kanseri tedavisinde yenilikler - 2017 ve 2018

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Daha fazla veya daha az alkışlayarak, bize hangi yazılarımızın daha fazla ilgi çektiğini gösterebilirsiniz.
Kaynak:

By Shalmali Pal.
Meeting the Challenges of Providing Long-Term Psychosocial Care for Cancer Survivors.
ascopost.com - April 25 2018.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
İmmünoterapi, erkeklerde kadınlara göre daha iyi sonuç veriyor olabilir
İmmünoterapi, erkeklerde kadınlara göre daha iyi sonuç veriyor olabilir
Tüm kanser hastalarına egzersiz REÇETE edilmeli! Neden mi?
Tüm kanser hastalarına egzersiz REÇETE edilmeli! Neden mi?
Onkolojinin kalbi ASCO 2018'de atacak
Onkolojinin kalbi ASCO 2018'de atacak
Meme kanseri koruyucu tedavide Herceptin süresi 6 mı 12 ay mı olmalı?
Meme kanseri koruyucu tedavide Herceptin süresi 6 mı 12 ay mı olmalı?