Anasayfa - Kanser Haberleri - Beslenme - Sağlıklı yaşam - Aralıklı açlık / intermittent fasting / oruç diyeti – sağlık etkileri HEYECAN VERİCİ

Aralıklı açlık / intermittent fasting / oruç diyeti – sağlık etkileri HEYECAN VERİCİ

Aralıklı açlık / intermittent fasting / oruç diyeti – sağlık etkileri HEYECAN VERİCİ
paylaşwhatsappfacebooktwitterlinkedin
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
01.02.2020

Aralıklı açlık nedir?

Aralıklı açlık, enerji kaynağı olarak glikozun yerine yağ asitleri ve keton cisimlerinin kullanımını sağlayarak enerji üretiminin verimliliğini içerir. Aralıklı açlık diyeti konusunda dikkatleri üstüne toplayan bilimsel araştırmaların ilki, 1997 tarihli bir makale idi ve kalori kısıtlamasının – gıda tüketimini azaltmanın – hayvanlarda yaşlanma ve yaşam süresi üzerinde dikkate değer etkilere sahip olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, kalori kısıtlamanın sağlık yararlarının, zararlı serbest radikallerinin azalmasından kaynaklandığını öne sürmüşlerdi.

Aralıklı açlık, tıp dilinde ve sosyal medyada iki farklı isimle daha anılmaktadır: intermittent fasting ve oruç diyeti.

O zamandan beri hayvanlarda, karaciğerden türetilen glikozdan, yağ hücresinden türetilen ketonlara metabolik geçişin günlük olarak veya haftada birkaç gün gerçekleştiği bir dizi çalışma yapılmıştır. Aralıklı açlığın yaşam süresi uzatması üzerindeki etkisinin büyüklüğü değişken olmasına rağmen (cinsiyet, diyet ve genetik faktörlerden etkilenir) farelerde ve insan olmayan primatlarda yapılan çalışmalar kalori kısıtlamasının sağlık üzerine olumlu etkilerini göstermektedir.

Enerji kısıtlamasına ve oruç döngülerine hücresel düzeyde nasıl yanıt verilir?

Bu yazıda daha sonra da tekrarlanacağı üzerine açlıkta özetle şu metabolik değişimler olur: glikoz ve yağ asitleri hücreler için ana enerji kaynaklarıdır. Yemeklerden sonra, enerji için glikoz kullanılır ve yağ, yağ dokusunda trigliserit olarak depolanır. Açlık dönemlerinde, trigliseritler enerji için kullanılan yağ asitlerine ve gliserole ayrılır. Açlık sırasında başta karaciğer olmak üzere birçok doku, özellikle beyin için büyük bir enerji kaynağı sağlayan keton cisimlerine dönüştürür. Beslenme durumunda, keton cisimlerinin kan seviyeleri düşüktür ve insanlarda, oruç başladıktan sonra saatler içinde yükselir.

Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalar devam ettikçe aralıklı oruç tutmanın sağlığa yararlarının sadece serbest radikal üretiminin azalmasından dolayı ve kilo kaybı sonucu olmadığını gösterdi. Aralıklı oruç, organlar arasında ve içinde glikoz regülasyonunu (şeker dengesi) geliştirecek, stres direncini artıracak ve inflamasyonu baskılayacak şekilde hücresel yanıtlar ortaya çıkarır.

Aralıklı oruç, hücrelerin oksidatif ve metabolik strese karşı içsel savunmalarını artıran, hasarlı molekülleri kaldıran veya onaran yolları harekete geçirir. Besleme döneminde hücreler dokuya özgü büyüme ve plastisite (nöral değişim) sürecine girerler.

obez vs normal kilolu kişi

Şeklin açıklaması: Vücudumuza zarar veren kimsayalları sadece dışarıdan aldığımızı sanıyoruz, fakat işin aslı böyle değildir! Obezite / fazla yağ dokusu, vücudumuzda birçok zararlı kimyasalı üreten adeta bir fabrika gibidir. Obezite ilişkili birçok hastalık – kanser, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve komplikasyonları – fazla yağ dokunun; bağışıklık sistemini baskılaması, kronik inflamasyona sebep olması, mikrobiyomu değiştirmesi ve serbest oksijen radikallerini aşırı miktarda açığa çıkarması ile ilişkilidir. Bununla birlikte, fazla yağ dokusu bazı zararlı kimyasalların vücutta daha fazla depolanmasına da neden olabilir. Bunun en çarpıcı örneğin, göz ardı edilen bir karsinojen olan dioksinin yağ dokuda depolanmasıdır.

3 öğün artı atıştırmalık şeklinde bir diyet yanlış mı?

Çoğu insan günde üç öğün artı atıştırmalık tüketir, bu nedenle aralıklı oruç meydana gelmez. Preklinik (klinik öncesi) çalışmalar obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalık, kanser ve nörodejeneratif beyin hastalıkları da dahil olmak üzere çok çeşitli kronik bozukluklar üzerine hayvan modellerinde aralıklı oruç tutmanın, etkin hastalık değiştirici etkinliğine dair bulgular mevcuttur.

- İlgili konu: Daha etkili ve biyolojik saate uygun yeni bir diyet

Bu yazıda, aralıklı oruç tutmanın genel sağlığı nasıl etkilediğini, yaşlanma ve hastalık süreçlerini nasıl yavaşlattığını veya tersine çevirdiğini gösteren, hayvanlarda ve insanlarda yapılan çalışmaları gözden geçiriyoruz.

  • İlk olarak en sık araştırılan aralıklı açlık rejimleri ve aralıklı açlığa metabolik ve hücresel yanıtları inceleyeceğiz.
  • Daha sonra, sağlıklı kişilerde ve metabolik bozuklukları olan hastalarda aralıklı açlık rejimlerini test eden klinik öncesi çalışmaların ve daha yeni klinik çalışmaların bulgularını tartışacağız.
  • Son olarak, aralıklı açlık rejimlerinin nasıl uygulanabileceği hakkında pratik bilgiler sunacağız. Uzun süreli açlık uygulamasını (birkaç günden haftalara) tartışacağız.

Aralıklı açlık sırasında vücudumuzda ne olur? (metabolik değişimler)

Aralıklı açlık, enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağ ürünü olan ketonun kullanılmaya başlamasını sağlar... Glikoz (şeker) ve yağ asitleri hücreler için ana enerji kaynaklarıdır. Yemeklerden sonra, enerji için glikoz kullanılır ve yağ, yağ dokusunda trigliserit olarak depolanır. Açlık dönemlerinde, trigliseritler enerji için kullanılan yağ asitlerine ve gliserole ayrılır. Karaciğer yağ asitlerini, oruç sırasında birçok doku, özellikle beyin için büyük bir enerji kaynağı sağlayan keton cisimlerine dönüştürür. Beslenme durumunda, keton cisimlerinin kan seviyeleri düşüktür ve insanlarda, oruç başladıktan 8 ile 12 saat içinde yükselir. 24 saat içinde 2 ila 5 mM'ye kadar yükselir.

İnsanlarda en çok incelenen aralıklı açlık rejimleri şu şekildedir. Haftada 2 gün 24 saat açlık ve kalan günlerde zaman kısıtlı beslenme; haftada 1 veya daha fazla gün 24 saat açlık ve kalori alımını önemli ölçüde azaltan diyetler şeklindedir. Örneğin, günlük kalori alımını 500 - 700 kaloriye düşürmek gibi. Bunlara değişimli gün oruç diyeti denir. O günlerde kanda yüksek keton seviyeleri görülür.

Kaloriden kısıtlı beslenmek, yakıt kaynağı olarak glikozun kullanımından sonra yağ asitleri ve keton cisimlerinin kullanımını sağlayarak enerji üretiminin verimliliğini içerir.

Keton cisimleri sadece açlık dönemlerinde kullanılan yakıt değildir; hücre ve organ fonksiyonları üzerinde büyük etkileri olan güçlü moleküllerdir. Keton cisimleri sağlığı ve yaşlanmayı etkilediği bilinen birçok protein ve molekülün ekspresyonunu ve aktivitesini düzenler.

Ayrıca keton cisimleri beyin sağlığı, psikiyatrik ve nörodejeneratif bozukluklarla ilgili sonuçları olan, beyin kaynaklı nörotrofik faktör gen ekspresyonunu uyarır ("beyin kaynaklı nörotrofik faktör" geninden sentezlenen ve nörotrofin ailesinden bir büyüme faktörü olan "nörotrofik faktör", bir salgı proteini olup beyinde ve kanda bulunmaktadır).

Birçok çalışma aralıklı oruç tutmanın bazı faydalarının kilo kaybı üzerindeki etkilerinden ayrıldığını gösterir. Bu faydalar arasında glikoz regülasyonu, kan basıncı ve kalp atım hızındaki gelişmeler, dayanıklılığın artması ve karın bölgesindeki yağların kaybı sayılabilir.

Aralıklı açlık ve stres direnci

Bugünkü insanların aksine, atalarımız her gün düzenli aralıklarla üç büyük öğün ve atıştırmalık tüketmediler ve hareketsiz bir yaşam sürmediler. Bunun yerine, yiyecek kaynaklarının seyrek dağıldığı ekolojik ortamlarda yiyecek aramakla meşgullerdi.

Homo sapiens zamanla bu tür ortamlara adaptasyonu destekleyen evrimsel değişikliklere uğradı; bunlar arasında düşünce, hayal gücü, dil ve avı yakalamak için büyük mesafeler kaydetmesini sağlayan fiziksel değişiklikler vardı.

Aralıklı orucun yaşlanma ve sağlığa etkisi nasıldır?

Oruç dönemlerine tekrar tekrar maruz kalmak, sonraki zorluklara karşı direnç sağlayan kalıcı adaptif yanıtlarla sonuçlanır. Hücreler koordineli bir uyarlamalı stres tepkisine girerek aralıklı oruç tutmaya yanıt verir. Antioksidan savunması, DNA onarımı, protein kalite kontrolü gibi.

Aralıklı açlık rejimleri uygulayan hayvanların vücut ve beyin hücreleri metabolik, oksidatif, iyonik stres dahil olmak üzere çeşitli potansiyel zarar verici hakaretlere karşı gelişmiş ve sağlam direnç gösterir. Aralıklı oruç, mTOR (memelinin rapamisinin hedefi) protein-sentez yolunu inhibe ederek otofaji(yaşlanmış ve bozulmuş hücrelerin kendini sindirmesi) ve mitofajiyi(mitokondrinin yıpranmış hücrelerinin kendini sindirmesi) uyarır. Bu yollar aşırı yemek yiyen ve hareketsiz olan kişilerde kullanılmaz veya bastırılır.

Yakın zamana kadar, kalori kısıtlaması ve aralıklı oruç çalışmaları yaşlanmaya ve yaşam süresine odaklandı. Hayvanlarda kalori kısıtlaması hakkında yaklaşık yüz yıllık bir araştırmadan sonra genel sonuç, gıda alımının azaltılmasının yaşam süresini sağlam bir şekilde artırdığıydı.

Aralıklı oruçla ilgili en eski çalışmalardan birinde, Goodrick ve meslektaşları, fareleri genç yetişkin olduklarında başlayan kalori kısıtlı rejime tabi tuttuklarında, ortalama ömrün % 80'e kadar arttığını gördü.

Wisconsin Üniversitesi'nde yapılan çalışmalardan biri, kalori kısıtlamasının hem sağlık hem de hayatta kalma üzerine olumlu etkisi olduğunu gösterirken, Yaşlanma Ulusal Enstitüsü'nde yapılan diğer çalışma, genel sağlıkta ki iyileşmelere rağmen mortalitede (ölüm oranı) önemli bir azalma göstermedi.

Kalori kısıtlamanın sağlık ve yaşam süresi üzerindeki etkilerinin değişkenliği cinsiyet, diyet, yaş ve genetik faktörlerdeki farklılıklarla açıklanabilir.

İnsanlarda, aralıklı oruç diyetleri obeziteyi, insülin direncini, dislipidemiyi (lipid bozuklukları), hipertansiyonu ve kronik inflamasyonu iyileştirebiliyor.

Aralıklı açlık, kalori alımındaki azalmadan daha fazlasını yapıyor

Bir çalışmada, 22 gün boyunca aralıklı oruç rejimine katılan 16 sağlıklı katılımcı, başlangıç ağırlıklarının % 2.5'ini ve yağ kütlesinin % 4'ünü kaybetti. Açlık insülin seviyelerinde % 57'lik bir azalma oldu.

Diğer iki çalışmada, aşırı kilolu kadınlar (her çalışma için yaklaşık 100 kadın), birinci grup haftada 2 gün değişimli oruç diyeti (haftada 2 gün 24 saat açlık) rejimine katıldı, diğer grup günlük kalori alımında % 25'lik bir azalma yaptı. Her iki gruptaki kadınlar 6 aylık süre boyunca aynı miktarda kilo verdiler, ancak haftada 2 gün değişimli oruç diyetine katılan gruptaki kişilerde insülin duyarlılığında daha fazla artış ve bel çevresinde daha büyük bir azalma vardı.

Aralıklı açlığın fiziksel etkileri nelerdir?

İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan çalışmalarda aralıklı açlık fiziksel fonksiyonları iyileştirdi. Örneğin, benzer vücut ağırlığına sahip olmasına rağmen, aralıklı oruç tutulan fareler, gıdalara sınırsız erişimi olan farelere göre daha iyi çalışma dayanıklılığına sahipti. Aynı zamanda denge ve koordinasyon daha iyiydi. 16 saat boyunca her gün oruç tutan genç erkekler, 2 aylık direnç eğitimi sonrasında kas kütlesini korurken yağdan kaybetti.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, aralıklı oruç tutmanın uzamsal bellek, çağrışımsal bellek ve çalışma belleği de dahil olmak üzere birçok alanda bilişselliği arttırdığını göstermektedir. Aralıklı oruç ve kalori kısıtlama diyeti obezite, diyabet ve nöroinflamasyonun öğrenme ve hafıza üzerindeki olumsuz etkilerini tersine çevirir.

Klinik bir çalışmada kısa süreli kalori kısıtlamasına tabi tutulan yaşlı yetişkinlerde sözel belleğin geliştiği görülmüştür. Hafif bilişsel bozukluğu olan aşırı kilolu yetişkinleri içeren bir çalışmada, 12 aylık kalori kısıtlaması yapılması sonucunda yönetici fonksiyonların ve bilişsel işlevin geliştiği görülmüştür.

Kısa süre önce yapılan çok merkezli randomize klinik çalışmada 2 yıllık günlük kalori kısıtlaması sonucu çalışma belleğinde önemli bir iyileşme görülmüştür.

Özellikle beyin yaşlanmasını ve nörodejeneratif hastalıkların ilerlemesini etkileyen herhangi bir farmakolojik tedavinin yokluğu göz önüne alındığında, yaşlı insanlarda aralıklı oruç ve biliş üzerinde daha fazla çalışma yapılması kesinlikle gereklidir.

Oruç diyeti hakkında preklinik ve insan klinik çalışmalar

Bu bölümde, klinik öncesi hayvan modellerinde ve çeşitli hastalıkları olan hastalarda aralıklı oruç çalışmalarının sonuçlarını kısaca gözden geçiriyoruz.

Aralıklı açlığın obezite ve diyabet üzerine etkileri nelerdir?

Hayvan modellerinde, aralıklı beslenme insülin duyarlılığını artırır, yüksek yağlı diyetin neden olduğu obeziteyi önler ve diyabetik retinopatiyi (günümüzde en önemli görme kaybı nedeni) iyileştirir. Japonya'nın Okinawa adasında yerli nüfus tipik olarak aralıklı oruç rejimini korur ve oldukça uzun yaşam sürelerine sahip oldukları gibi, düşük obezite ve diyabet oranlarına sahiptirler.

Okinawyalılar'ın beslenme tarzına bakarsak düşük karbonhidratlı, enerji kısıtlı ancak zengin besin içeriğine sahip besinlerle beslendiklerini görürüz. Özellikle Okinawa tatlı patatesi, sebzeler ve baklagiller gibi.

- İlgili konu: Dünyanın en uzun yaşayan Mavi Bölge insanlarının 8 ortak özelliği

Çok merkezli bir çalışma günlük kalori kısıtlamasının obez olmayan insanlarda birçok kardiyometabolik risk faktörünü iyileştirdiğini göstermiştir.

Ayrıca, aşırı kilolu veya obez yetişkinleri içeren kısa süreli çalışma, aralıklı açlığın standart diyetler kadar kilo kaybı için etkili olduğunu göstermiştir.

Günlük kalori kısıtlaması veya 4:3 değişimli gün oruç diyeti (haftada üç kez 24 saat açlık), prediyabet veya tip 2 diyabetli hastalarda insülin direncini tersine çevirdiği ortaya çıkmıştır.

Bununla birlikte, alternatif gün oruç diyeti grubu (haftanın belirli günleri 24 saat açlık durumu), günlük kalori alımı kısıtlanan grup ve bir kontrol diyeti grubunu karşılaştıran 12 aylık bir çalışmada, tüm gruplardaki katılımcılar kilo verdiler, ancak kontrol diyet grubunda insülin duyarlılığında, kan yağ seviyelerinde veya kan basıncında herhangi bir gelişme olmadı.

Aralıklı açlığın kalp damar hastalıkları üzerine etkileri nelerdir?

Aralıklı oruç hayvanlarda ve insanlarda kan basıncı da dahil olmak üzere bir çok kardiyovasküler sağlık göstergesini iyileştirdi Dinlenme kalp hızı, LDL, HDL kolesterol, trigliserit, glikoz, insülin değeri ve insülin direncinde iyileştirmeler göstermiştir.

Kardiyovasküler sağlık göstergelerindeki iyileşmeler, genellikle değişimli gün oruçunun başlamasından sonraki 2 ile 4 hafta içinde kendini gösterir ve diyetsiz takibin başlamasıyla birkaç hafta içinde bozulur.

Aralıklı açlığın kanser üzerine etkileri nelerdir?

Bir asırdan daha uzun bir süre önce Moreschi ve Rous, oruç tutmanın ve kalori kısıtlamanın hayvanlardaki tümörler üzerine yararlı etkisini açıkladı. O zamandan beri kemirgenlerde yapılan çok sayıda çalışma, günlük kalori kısıtlaması veya oruç diyeti uygulamasının, tümörlerin oluşumunu azalttığını gösterdi. Aynı zamanda kemoterapi ve radyoterapiye duyarlılıklarını arttırırken birçok tümörün büyümesini baskıladığını gösterdi.

Benzer şekilde aralıklı açlığın, kanser hücrelerinde enerji metabolizmasını bozduğu, büyümelerini engellediği ve klinik tedavilere duyarlı hale getirdiği düşünülmektedir.

Aralıklı açlık, normal hücrelerin stres direncini arttırırken kansere karşı koruma sağlayabilir.

Glioblastomlu hastaları içeren birkaç vaka çalışması, aralıklı açlığın tümör büyümesini baskılayabildiğini ve sağ kalımı uzatabildiğini göstermektedir.

ClinicalTrials.gov'da devam eden çalışmalar meme, yumurtalık, prostat, endometriyal, kolorektal kanserler ve glioblastomlu hastalarda aralıklı oruç tutmaya odaklanmaktadır. Aralıklı açlığın insanlarda kanser nüksünü (tekrarını) etkileyip etkilemediğine dair henüz bir çalışma ise henüz yapılmamıştır.

Aralıklı açlığın nörodejeneratif bozuklular üzerine etkileri nelerdir?

Epidemiyolojik veriler, özellikle orta yaştaki kişilerde aşırı enerji alımının inme, alzheimer ve parkinson hastalığı riskini artırdığını göstermektedir. Değişimli gün oruç tutma diyetinin, hayvan modellerinde hastalığın başlangıcını ve ilerlemesini geciktirebileceğine dair güçlü klinik öncesi veriler vardır.

Nörodejeneratif bozukluk riski altında olan veya bundan etkilenen kişilerde aralıklı oruç diyetinin kontrollü çalışma verisi bulunmamaktadır.

Aralıklı açlığın astım, multiple skleroz ve artrit üzerine etkileri nelerdir?

Bir çalışmada, değişimli gün açlık rejimine bağlı olan hastalarda enerji kısıtlama günlerinde keton seviyesi yükselmiş, 2 aylık bir süre boyunca kilo vermiş ve astım semptomlarını azaldığı görülmüştür.

Multipl skleroz, merkezi sinir sisteminde akson demiyelinizasyonu ve nöronal dejenerasyon ile karakterize otoimmün bir hastalıktır. Alternatif gün oruç ve ardışık 3 günlük periyodik döngülerle enerji kısıtlaması, otoimmün demiyelinizasyonu azaltır ve multipl sklerozun fare modelinde fonksiyonel sonucu iyileştirdiği görülmüştür.

Aralıklı açlığın enflamasyonu azalttığı için romatoid artritte faydalı olması beklenir. Artritli hastalarda kullanımını destekleyen kanıtlar vardır.

Aralıklı açlığın cerrahi ve iskemik doku yaralanması üzerine etkileri nelerdir?

Ameliyat öncesi oruç, doku hasarını ve iltihaplanmayı azaltır ve cerrahi sonuçları iyileştirir. Hayvan modellerinde 3 günlük açlığın, karaciğer ve böbreklerde iskemi-reperfüzyon hasarını azalttığı ve yaralanmadan önce travmada bir azalmaya neden olduğu görülmüştür.

Randomize çok merkezli bir çalışma, 2 haftalık preoperatif günlük enerji kısıtlamasının gastrik bypass ameliyatı geçiren hastalarda sonuçları iyileştirdiğini göstermiştir. Bu bulgular preoperatif(ameliyat öncesi) aralıklı oruç tutmanın cerrahi sonuçları iyileştirmek için güvenli ve etkili bir yöntem olabileceğini düşündürmektedir.

Aralıklı açlık diyeti pratikte uygulanabilir mi, nasıl uygulanmalı?

Aralıklı açlığın sağlık yararlarına ve birçok hastalığa uygulanabilirliğine dair kanıtlara rağmen, bu yeme alışkanlıklarının toplumda ve hastalar tarafından yaygın olarak benimsenmesi için engeller vardır.

Bunlar nelerdir;

Birincisi, kültürümüzde her gün atıştırmalıkların bulunduğu üç öğünlük bir diyet o kadar köklüdür ki, bu yeme düzeninde bir değişiklik nadiren hastalar veya doktorlar tarafından kabul görecektir. Gelişmiş ülkelerde gıda bolluğu ve kapsamlı pazarlama da üstesinden gelinmesi gereken başlıca engellerden biridir.

İkincisi, aralıklı oruç rejimine geçildiğinde bir çok insan açlığın ve enerji kısıtlamasının neden olduğu sinirlilik, ve konsantrasyonda azalma yaşayabilir. Bu belirtiler 1 ay içinde kaybolur ve hastalara bu sürecin bildirilmesi gerekir.

Üçüncüsü, çoğu doktor aralıklı oruç müdahaleleri ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmayabilir. Doktorlar hastalar yavaş yavaş aralıklı oruç diyetine geçmelerini önerebilir.

Alternatif olarak, doktorlar ilk ay için haftada 1 gün, ikinci ay için haftada 2 gün tüketilen 900 ila 1000 kalori ile 5: 2 (haftada 2 gün 24 saat açlık) aralıklı açlık diyetini önerebilir. Üçüncü ay haftada 2 gün 750 kalori ve dördüncü ay için haftada 2 gün 500 kalori şeklinde beslenme düzenini önerebilir. Kalori alımını geniş zaman içinde kısıtlamak hastanın diyete adaptasyonunu kolaylaştırabilir.

Hastanın beslenme ihtiyaçlarının karşılandığından emin olmak ve sürekli danışmanlık sağlamak için bir diyetisyen veya beslenme uzmanına danışılmalıdır. Tüm yaşam tarzı müdahalelerinde olduğu gibi, doktorların da yeterli bilgi, sürekli iletişim ve destek sağlaması önemlidir.

Sonuç

Klinik öncesi ve klinik çalışmalar aralıklı açlık diyeti yapmanın obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalık, kanser ve nörolojik bozukluklar gibi birçok sağlık sorununa faydalı olduğunu göstermiştir.

Hayvan modelleri, aralıklı açlığın yaşam süresi boyunca sağlığı iyileştirdiğini gösterirken, klinik çalışmalar nispeten daha kısa vadeli müdahaleler içerdiğini göstermektedir. Bunun sebebi insanların yıllarca aralıklı oruç diyetine devam etmemesidir. Bu sebeple hayvan modellerinde görülen faydaları potansiyel olarak tahakkuk edip edemeyeceği henüz belirlenmemiştir. Ayrıca, klinik çalışmalar ağırlıklı olarak aşırı kilolu, genç ve orta yaş yetişkinlere odaklanmıştır. Bu çalışmalarda gözlemlenen aralıklı oruçların yararlarını ve güvenliğini diğer yaş gruplarına genelleştiremeyiz.

Spesifik mekanizmaları tam olarak anlamamış olsak da, aralıklı açlığın faydalı etkileri metabolik anahtarlama ve hücresel stres direncini içerir. Bununla birlikte, bazı insanlar aralıklı oruç rejimine uymak istemez. Bu sebeple, beslenme alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştirmeye gerek kalmadan, aralıklı oruç etkilerini taklit eden hedefe yönelik farmakolojik tedaviler geliştirilmiş ve test edilmiştir. Örnekler arsında hafif metabolik direnç oluşturan ajanlar (2-deoksiglukoz, metformin ve mitokondriyal-ayrılma ajanları), mitokondriyal biyoenerji destekleri (keton ester veya nikotinamid ribozit) veya mTOR yolunu inhibe eden ajanlar (örn. everolimus ve sirolimus) bulunur. Ancak hayvanlarda yapılan çalışmalar bu tür farmakolojik yaklaşımların güvenliğinin ve etkinliğinin, aralıklı açlık diyetinden daha düşük olduğunu göstermektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

Rafael de Cabo, Ph.D., and Mark P. Mattson, Ph.D.
Effects of Intermittent Fasting on Health, Aging, and Disease.
NEJM, 26 Dec 2019.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.