Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Akciğer kanseri - 2019 Kongreler - Dünya Akciğer Kanseri Konferansı ve tedavide son gelişmeler

Dünya Akciğer Kanseri Konferansı ve tedavide son gelişmeler

Dünya Akciğer Kanseri Konferansı ve tedavide son gelişmeler
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
14.09.2019

Her yıl akciğer kanseri ile ilgilenen farklı branşlardan bilim insanlarının katıldığı Dünya Akciğer Kanseri Konferansı’nın 21. si bu yıl Barselona’da düzenlendi. Yaklaşık 7000 bilim insanının katıldığı bu yılki kongreye yeni geliştirilen hedefe yönelik ilaçların ve immünoterapi ile hedefe yönelik akıllı ilaçların birlikte kullanıldığı çalışmaların sonuçları damgasını vurdu.

Akciğer kanserinde genetik analizlerle birlikte keşfedilen hedefe yönelik ajanlar hastalar için önemli bir tedavi basamağı daha oluşturuldu. Bazı mutasyonların akciğer kanserinde saptanma ihtimali düşük bile olsa bu mutasyonlardan birini taşıyan hastada verilecek hedefe yönelik tedavilerin hastaya katkısı büyük.

Kongrede açıklanan akciğer kanserinde nadir görülen mutasyonlar ve bunlara karşı geliştirilen ilaç çalışmalarına bakacak olursak:

RET füzyonu ve selpercatinib

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde RET füzyonu denilen genetik mutasyon %2 oranda görülür. Bu hedefe karşı geliştirilen ilaçlardan biri olan selpercatinib isimli ilacın klinik çalışma sonuçları Dünya Akciğer Konferansı'nda sunuldu. LIBRETTO-001 adlı klinik çalışmada, vücuda sirayet etmiş akciğer kanseri tanısı bulunan (metastatik) ve tümör genetik analizinde RET füzyonu taşıyan 253 hasta alındı. Bu hastaların 105’i daha önce kemoterapi almış hastalardan oluşuyordu. Hastaların %60’ı 3 basamak ve üstünde kemoterapi almış hastalardan oluşmasına rağmen hedefe yönelik bu ajanla tedavi cevap oranı %68 iken tedavi ile hastalığın kontrol altında kalma oranı %94 olarak saptandı. Daha öncesinde hiçbir tedavi almamış hastalarda cevap oranı %85, hastalığı kontrol altına alma oranı %94 idi. Tedaviden fayda gören hastaların progresyonsuz sağkalım (hastalığın kötüleşmesine kadar giden süre) ortanca 18.4 ay olarak saptandı. En sık görülen yan etkilerse ishal, tansiyon yüksekliği, ve ağız kuruluydu (%30). Fakat yan etkilerin hepsi kontrol altına alına bilecek yan etkilerdi.

RET füzyonu akciğer kanseri dışındaki kanserlerde %1 den az oranda görülürken tiroid kanserinde %10-20 oranlarında görülmektedir. Bu ilacın akciğer kanseri dışındaki hastalarda uygulanan klinik çalışması devam etmektedir. Bu ajan (selparcatinib), RET mutasyonu saptanan diğer kanser tipleri için de büyük bir umut yaratacak gibi görünüyor.

NTRK füzyon pozitif küçük hücreli dışı akciğer kanserinde larotrectinib

NTRK füzyonu adlı genetik değişime sahip tüm solid (katı, organ) kanser tiplerinde larotrectinib Kasım 2018’de FDA’den hızlandırılmış onay almıştı. Dünya Akciğer Kanseri Konferansı'nda bu ajanın yeni etkinlik verileri yayınlandı.

NTRK füzyonunun akciğer kanserinde görülme oranı %0.2 gibi çok düşük bir orandır. Çalışmaya toplam 12 hasta alındı. Bu hastalardaki tedavi cevap oranı %75 olarak belirlendi. Beyin metastazı olan hastalardaki beyin metastazının cevap oranı %60 olarak saptandı. Metastatik akciğer kanserinde daha önceden tedavi almış ve hastalığı ilerlemiş hastalarda hedefe yönelik bir ajanla özellikle beyin metastazına yönelik böyle bir cevap elde edilebilmesi oldukça heyecan verici. Bu mutasyonun saptanma oranı çok düşük olsa da mutasyonu taşıyan kişi için büyük bir fayda oranı olarak görünmektedir.

EGFR mutasyonunu hedef alan yeni bir ajan almonertinib

EGFR mutasyonu, akciğer adenokarsinomunda en sık karşımıza çıkan mutasyondur. Bu mutasyona karşı geliştirilen ilaçlar uzun süreli kullanılabilmekte fakat zaman içinde bu ilaçlara karşı direnç gelişebilmektedir. EGFR pozitif akciğer kanserinde hedefe yönelik ilaçlara karşı gelişen dirençten sorumlu en önemli mekanizmalardan biri T790M gen mutasyonudur. Bu mutasyon saptanan hastalarda bu hedefe karşı yeni geliştirilen yeni bir ilaç, almonertinib adlı ajanın çalışması açıklandı. Bu çalışmaya daha önce tedavi almış ve tedavi altında hastalığı artmış hastalardan T790M mutasyonu pozitif olan 244 hasta çalışmaya alındı. Tedavi cevap oranı %68 iken hastalığın kontrol altına alınma oranı %93 olarak belirlendi. Ve bu fayda daha önceden kaç basamak kemoterapi aldığından bağımsız olarak etkinliğini gösterdi. Bu alanda yeni bir ajan daha etkinliğini gösterdi. Bu ilaç bu alanda kullandığımız diğer bir ilaç olan osimertinibden farklı olarak daha az yan etkiye sahipti. İshal ve deri döküntüsünün daha az görüldüğü ayrıca osimertinibde karşılaştığımız akciğer yan etkilerinden, pnömoni ile hiç karşılaşılmamış olması almonertinibin etkinliğinin yanında önemli bir yanıydı. Çalışmanın hastalığın kötüleşmesine kadar geçen süreyi, genel sağ kalımı ve beyin içindeki etkinliğini gösterecek sonuçlarını merakla bekliyoruz.

IMPOWER 131 çalışması

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde kemoetrapi ile immünoterapinin birlikte kullanımının, bazı hasta gruplarında etkili bir tedavi yaklaşımı olduğunu, atezolizumab isimli immunoterapi ajanıyla kemoterapinin birlikte kullanımının değerlendirildiği IMpower131 çalımasından biliyoruz. Bu çalışmanın final analiz sonuçları Dünya Akciğer Kanseri Konferansı'nda sunuldu. IMpower 131 çalışmasına vücuda sirayet etmiş skuamöz (yassı) hücreli akciğer kanserli 1021 hasta alındı. Bu hastalar daha önceden herhangi bir tedavi almamış hastalardan oluşuyordu. Bu çalışmada hastalar iki gruba ayrıldı, her iki gruptaki hastalar benzer kemoterapi ilacını (karboplatin + nabpaklitaxel kemoterapisi protokolü) alırken gruplardan birine kemoterapinin yanı sıra atezolizumab isimli PD-L1 baskılayıcısı olan immünoterapi ajanı verildi. İlk olarak tüm hastalar incelendiğinde atezolizumabın genel sağ kalıma katkısı ek olarak 0.7 ay (14.2 aya karşı 13.5 ay) olarak belirlendi. Fakat alt grup analizi yapıldığında atezolizumab alan hastalardan PD-L1 düzeyi yüksek oranda pozitif (%50 ve üstü) olanlarda atezolizumabın genel sağ kalıma ek 13 ay (23.4 aya karşı 10.2 ay) sağladığı gösterildi. Bu katkı squamöz hücreli akciğer kanserinin tedavisinde büyük bir başarıdır. Ayrıca bu çalışma hiç tedavi almamış hastalarda immunoterapinin hangi hastalarda daha etkili olduğunun bir göstergesi olan PD-L1 düzeyinin önemini vurgulamaktadır. Metastatik akciğer squamöz hücreli kanserde genel yaşam süresi için immünoterapinin katkısını göstermektedir.

Küçük hücreli akciğer kanserinde gelişmeler

Küçük hücreli akciğer kanseri bir kaç yıl öncesine kadar elimizde fazla bir tedavi seçeneğinin olmadığı kanser tiplerinden biriydi. 1970’li yıllardan bu yana yaklaşık 60 farklı çeşit ilaç üzerinden klinik çalışmalar yapılmış fakat platin bazlı kemoterapi rejimi içeren tedavi stratejisi dışında bir ilerleme sağlanamamıştı. İmmünoterapilerin keşfiyle beraber öncelikle kemoterapi sonrası hastalığı ilerleyen vücuda sirayet etmiş küçük hücreli akciğer kanserinde ikinci sırada etkinliğini göstererek FDA onayını almıştı. İkinci sırada yani kemoterapi kullanmış ve hastalığı ilerlemiş hastalardaki bu başarısından sonra hiç kemoterapi almamış, yani birinci basamak tedavi olarak, metastatik küçük hücreli akciğer kanserli hastalarda kemoterapi ile birlikte immünoterapilerin kullanımının sağladığı katkılar Dünya Akciğer Kanseri Konferansı'nda açıklandı.

Bu çalışmalardan biri ilk sırada kemoterapi ile birlikte durvalumabın kullanımının değerlendirildiği Faz III CASPIAN çalışmasıydı. Platin-Etoposid kombinasyon kemoterapisinin yanına durvalumab isimli PD-L1 baskılayıcısı olan immünoterapi ajanının eklendiği bu çalışmaya 637 hasta alındı. Durvalumabın kemoterapiye eklenmesi ile genel sağkalıma ek 3 aylık katkı sağladığı, tedavi cevap oranının bu hastalarda daha iyi olduğu gösterildi. Yan etkiler açısından immünoterapilere bağlı görülen yan etkilerle %20 oranında karşılaşıldı. Fakat yan etkilerin hepsi yönetilebilir yan etkilerdi. Uzun yıllardır yeni bir tedavi yaklaşımı elde edilemeyen küçük hücreli akciğer kanseri için bu strateji büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Bu çalışmanın başka bir kolu da kemoterapi ile iki farklı immünoterapi ajanının birlikte kullanıldığı (platin-etoposid Kemoterapi protokolü ile durvalumab ve CTLA-4 baskılayıcısı trelimumabın birlikte kullanıldığı) çalışma grubu devam ediyor. Bu çalışmanın sonuçlarını heyecanla bekliyoruz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Robert Jotte, Federico Cappuzzo,Ihor Vynnychenko,et al. IMpower131: Final OS Results boplatin + Nab-Paclitaxel ± Atezolizumab in Advanced Squamous NSCLC
2. L. Paz-Ares, Y. Chen, N. Reinmuth, et al. Overall survival with durvalumab plus etoposide-platinum in first-line extensive-stage SCLC: results from the CASPIAN study. Presented at: IASLC 20th World Conference on Lung Cancer; September 7-10, 2019; Barcelona, Spain. Abstract OA02.02.
3. A.Drilon, G. Oxnard, L. Wirth, et al. Registrational results of LIBRETTO-001: a phase 1/2 trial of LOXO-292 in patients with RET fusion-positive lung cancers. Presented at: IASLC 20th World Conference on Lung Cancer; September 7-10, 2019; Barcelona, Spain. Abstract PL02.08.
4. Shun Lu, Qiming Wang, Guojun Zhang et al The Third Generation EGFR Inhibitor (EGFR-TKI) HS-10296 in Advanced NSCLC Patients with Resistance to First Generation EGFR-TKI
5. Alexander Drilon, Shivaani Kummar, Victor Moreno et al. Activity of larotrectinib in TRK fusion lung cancer
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.