Medüller Tiroid Kanserinde Evreleme Yenileniyor: 15 Ülkeden 2.573 Hastayla Yeni Öneri

Bu Makalede
Yan Boyun Tutulumu Artık Otomatik Evre IV Değil: Medüller Tiroid Kanserinde Yeni Evreleme Önerisi
Evre, bir kanser hastasının duyduğu en yüklü sözcüklerden biridir. Medüller tiroid kanserinde ise bugün kullanılan evreleme sistemi, boynun yan bölümünde tek bir lenf bezi tutulumu olan hastayı da "evre IV" diye adlandırıyor; oysa bu hastaların çoğu ameliyat sonrası uzun yıllar sorunsuz yaşıyor. Journal of Clinical Oncology'de 4 Kasım 2026'da yayımlanan uluslararası çalışmada, Türkiye'nin de aralarında olduğu 15 ülkedeki 43 merkezden 2.573 hastanın verisi birleştirildi ve daha gerçekçi bir evreleme sistemi önerildi. Önerinin iki ayağı var: Üst mediastendeki lenf bezlerinin ayrı ve en yüksek riskli kategori olarak tanımlanması ve evre gruplarının baştan kurulması. Bu yazıda neyin neden değiştiğini, hastalar için ne anlama geldiğini ve bu önerinin sınırlarını anlatıyoruz. Kanserin nasıl evrelendiğine dair temel bilgileri evre ve metastaz yazımızda bulabilirsiniz.
- Sorun ne? AJCC TNM-8 sisteminde boynun yan bölümünde (seviye I-V) lenf bezi tutulumu olan her hasta otomatik olarak evre IV sayılıyor. Bu, hastaların %40'ından fazlasını evre IV'e yığıyor ve evre I, II, III arasında gerçek bir risk farkı bırakmıyor.
- İki değişiklik: Üst mediastendeki (seviye VII) lenf bezi tutulumu, mevcut sistemdeki N1a yerine yeni ve en yüksek riskli N1c kategorisine taşınıyor. Evre grupları ise 116.284 olası diziliş arasından istatistiksel olarak en uyumlu olan seçilerek yeniden kuruluyor.
- Sonuç: Evre IV olarak sınıflanan hasta oranı %42,4'ten %20,2'ye iniyor. Evreler arasındaki sağkalım farkı belirginleşiyor; ayırt etme gücü (C-indeksi) 0,856'dan 0,892'ye yükseliyor.
- Ne değişmiyor? Hastanın tümörü, biyolojisi ve gerçek sağkalım beklentisi aynı kalıyor. Bu bir ölçü aracı güncellemesidir; tedavi kararlarını doğrudan değiştirmez. Öneri henüz AJCC tarafından kabul edilmiş değildir.
Bu konu neden önemli?
Evreleme, kanserin yaygınlığını ortak bir dille tarif etmenin yoludur. Hekimler arasında iletişimi, kanser kayıtlarının karşılaştırılmasını ve klinik çalışmaların tasarımını mümkün kılar. Ancak hasta açısından evre sayısının başka bir anlamı daha vardır: Kendi geleceğine dair okuduğu ilk ve en akılda kalıcı bilgidir. "Evre IV" ifadesi çoğu insanın zihninde ileri ve geri dönüşsüz bir hastalık çağrıştırır (nüks korkusu).
Medüller tiroid kanserinde bu durum özel bir sorun yaratıyor. Hastalık boyun lenf bezlerine sık yayılır; buna karşılık ameliyatla çıkarıldığında seyri çoğu zaman iyidir. Mevcut sistemde yan boyunda tek bir lenf bezi tutulumu bile hastayı evre IV'e taşıdığı için, uzun yıllar sağlıklı yaşayacak birçok hasta kendisini "son evre" olarak tanımlanmış buluyor. Çalışmanın yazarları bunu açıkça gereksiz kaygı kaynağı olarak tanımlıyor (lenf bezleri nedir?, lenf bezi yayılımı).
Bunun teknik bir karşılığı da var: Bir evreleme sisteminin işi, farklı seyirleri olan hastaları birbirinden ayırmaktır. Mevcut sistemde evre I, II ve III'teki hastaların 10 yıllık sağkalımları neredeyse aynı çıkıyor; yani bu üç basamak pratikte bilgi taşımıyor. Aynı zamanda evre IV içinde, çok farklı seyirleri olan hastalar aynı kutuda toplanıyor (kanser biyolojisi).
Medüller tiroid kanseri nedir?
Medüller tiroid kanseri, tiroid bezindeki hormon üreten foliküler hücrelerden değil, kalsitonin salgılayan parafoliküler C hücrelerinden köken alan nöroendokrin bir kanserdir. Tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %3'ünü oluşturur, ancak tiroid kanserine bağlı yaşam kayıplarının yaklaşık %13'ünden sorumludur. Yaklaşık beşte biri kalıtsaldır ve RET geni değişiklikleriyle ilişkilidir.
Bu kökeni, hastalığın davranışını da belirler. Medüller tiroid kanseri radyoaktif iyot tedavisine yanıt vermez; bu nedenle tedavinin temeli cerrahidir. Kanda ölçülen kalsitonin ve karsinoembriyonik antijen (CEA), hastalığın varlığını ve seyrini izlemekte kullanılan en önemli belirteçlerdir. İlerlemiş hastalıkta vandetanib ve kabozantinib gibi çok hedefli ilaçlar, RET değişikliği taşıyanlarda ise selperkatinib gibi seçici RET inhibitörleri kullanılır (vandetanib, nöroendokrin tümörler).
Çalışmadaki 2.573 hastanın özellikleri hastalığın tipik tablosunu yansıtıyor: Ortanca yaş 52, kadın-erkek oranı yaklaşık 1,25'e 1, ortanca izlem süresi 76,3 ay. Heredite açısından değerlendirilebilen 2.186 hastanın 1.765'inde hastalık sporadik (ailesel olmayan), 421'inde kalıtsaldı. Hastaların %81,9'una tiroidin tamamı alınmıştı. İzlem boyunca hastalığa bağlı yaşam kaybı %9,1 olarak kaydedildi (kalıtsal kanser sendromları).
Lenf bezi tutulumunun yeri neden önemli?
Medüller tiroid kanseri yayılırken önce tiroidin hemen çevresindeki orta boyun lenf bezlerine (seviye VI), sonra boynun yan bölümündeki bezlere (seviye I-V) ulaşır. Üçüncü bir bölge daha vardır: Köprücük kemiği hizasının altında, göğüs kafesinin üst kısmında yer alan üst mediasten (seviye VII). Bu bölgeye ulaşmak standart bir boyun kesisiyle mümkün olmadığı için, buradaki tutulum hem daha ileri bir hastalığa işaret eder hem de cerrahi açıdan zordur (baş ve boyun bölgesi).
Şekil 1 · Tutulum nerede?
Boyun bölgeleri ve N kategorileri
Çalışmada bu ayrımın karşılığı açıkça görüldü. Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım, lenf bezi tutulumu olmayanlarda %98,32, orta boyun tutulumu olanlarda %94,24, yan boyun tutulumu olanlarda %81,36 ve üst mediasten tutulumu olanlarda %68,37 bulundu. Dört grup arasındaki farkların hepsi istatistiksel olarak anlamlıydı ve aynı sıralama ABD SEER verisinde de tekrarlandı.
Lenf bezi tutulumunun yeri sağkalımla ne kadar ilişkili?
Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım; 2.573 hastalık uluslararası grup. N1c, yeni önerilen kategoridir.
Seviye VII tutulumu mevcut sistemde N1a sayılıyor; bu veriler onu en yüksek riskli gruba taşımayı destekliyor. Oranlar geriye dönük toplanmış verilerden hesaplanmıştır.
Üst mediasten tutulumu olan hastalarda T kategorisi daha yüksekti ve uzak organ yayılımı daha sıktı; yani bu bölgedeki tutulum daha ağır bir hastalık yükünün işareti. Bu nedenle çalışma, seviye VII'nin mevcut sistemdeki N1a yerine yeni bir N1c kategorisine taşınmasını öneriyor.
Evre grupları nasıl yeniden kuruldu?
Çalışmanın ikinci ve daha iddialı adımı, evre gruplarının baştan tasarlanması. Araştırmacılar önce uzak organ yayılımı olan hastaları evre IVC olarak sabitlediler. Geriye kalan hastalar için T kategorisi (tümörün boyutu ve tiroid dışına yayılımı) ile yeni N kategorisinin bütün olası birleşimlerini beş evre grubuna dağıtmanın kaç farklı yolu olduğunu hesapladılar: Klinik mantığa uyan 116.284 diziliş. Her dizilişi, yaş, cinsiyet, coğrafi bölge, ameliyatın genişliği, kalıtsallık ve tanı yılı için düzeltilmiş bir istatistik modele soktular ve en iyi uyumu veren dizilişi seçtiler (araştırma sonuçlarını doğru okumak).
Şekil 2 · Çalışma nasıl yapıldı?
Beş adımda yöntem
Önemli bir yöntem tercihi daha var: Ana ölçüt olarak genel sağkalım değil, hastalığa özgü sağkalım seçilmiş. Medüller tiroid kanserinin seyri uzun yıllar sürdüğü için, bu süre içinde kalp hastalığı gibi başka nedenlerle gelişen yaşam kayıpları genel sağkalım hesabını bozar ve evrelemenin gerçek ayırt etme gücünü gizler.
Ortaya çıkan sistem
Yeni öneride T kategorisi hiç değişmiyor; yalnızca N kategorisi ve evre gruplarının dizilişi değişiyor. Yan boyun tutulumu (N1b) artık otomatik olarak evre IV anlamına gelmiyor; tümörün boyutuna göre evre II, III ya da IVA olabiliyor. Buna karşılık üst mediasten tutulumu, tümör küçük olsa bile en az evre III'e taşıyor.
Şekil 3 · Yeni önerilen evre grupları
T kategorisi aynı, diziliş farklı
Bu değişikliğin hasta düzeyindeki karşılığını üç örnekle göstermek mümkün. Tümörü 1,5 cm olan ve yalnızca orta boyunda tutulumu bulunan bir hasta mevcut sistemde evre III iken yeni öneride evre I oluyor. Tümörü 2 cm olan ve yan boyunda tutulumu olan bir hasta evre IVA'dan evre III'e iniyor. Buna karşılık tümörü 3 cm olan ve üst mediastende tutulumu bulunan bir hasta, mevcut sistemde evre III iken yeni öneride evre IVA'ya yükseliyor (patoloji raporunu okumak).
Şekil 4 · Aynı hasta, iki sistem
Üç örnekte evre nasıl değişiyor?
Ne kadar iyileşme sağlandı?
Evre IV'e yığılma azalıyor
Mevcut sistemde uluslararası gruptaki hastaların %42,4'ü evre IV olarak sınıflanıyordu; yeni öneride bu oran %20,2'ye iniyor. SEER verisinde oran %27,7'den %20,4'e geriliyor. Buna karşılık evre I'deki hasta oranı uluslararası grupta %31,0'dan %50,1'e, SEER'de %38,2'den %57,7'ye çıkıyor. Yani yeni sistemde hastaların yarısından fazlası en düşük risk grubunda toplanıyor; bu da hastalığın gerçek seyriyle çok daha uyumlu.
Şekil 5 · Hastalar evrelere nasıl dağılıyor?
Mevcut sistem ve yeni öneri, iki ayrı hasta grubunda
Evreler arasındaki fark belirginleşiyor
Asıl ölçüt, evre numarasının gerçek riski ne kadar iyi yansıttığı. Mevcut sistemde hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım evre I'de %99,17, evre II'de %98,63, evre III'te %95,89 ve evre IV'te %77,13 bulundu; yani ilk üç basamak birbirinden neredeyse ayrışmıyor. Yeni öneride aynı hastalar yeniden evrelendiğinde oranlar %99,49, %94,33, %86,42 ve %60,63 oluyor; basamaklar düzenli biçimde iniyor.
İki sistemde evrelere göre sağkalım
Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım; aynı 2.573 hasta iki sisteme göre yeniden evrelendirilmiştir.
Mevcut sistemde evre I, II ve III birbirine çok yakındır; yani evre numarası hastalar arasında gerçek bir risk farkı yaratmıyor. Yeni öneride basamaklar belirgin biçimde ayrışıyor. Aynı hastalar iki sisteme göre yeniden sınıflandığı için bu karşılaştırma doğrudandır.
Aynı tablo istatistiksel olarak da görülüyor. Mevcut sistemde evre I'e göre düzeltilmiş risk oranları evre II için 0,84 (anlamlı değil), evre III için 1,48 (anlamlı değil) ve evre IV için 7,95 iken; yeni öneride sırasıyla 2,22, 4,81 ve 15,75 oluyor ve hepsi anlamlı. Ayırt etme gücünü ölçen C-indeksi uluslararası grupta 0,856'dan 0,892'ye yükseliyor (fark 0,035; p<0,001) (rapordaki sayıları okumak).
Evre IV'ün içi de düzeliyor
Mevcut sistemin bir başka sorunu, evre IV'ün alt gruplarının birbirine uymaması. Evre IVA'daki hastaların 10 yıllık sağkalımı %83,54 ile evre III'e (%95,89) yakın seyrederken, evre IVB (%45,94) ve IVC (%41,48) çok daha kötü. Yani "evre IVA" adı, taşıdığı riskin çok üzerinde bir ağırlık yaratıyor. Yeni öneride evre IVA'nın sağkalımı %73,27 oluyor ve evre III (%86,42) ile evre IVB (%54,95) arasına düzgün biçimde yerleşiyor.
Şekil 6 · Evre IV'ün içi
Alt gruplar birbirinden ayrışıyor mu?
Bu öneri neyi değiştirir, neyi değiştirmez?
Burada en sık yapılan karışıklığı açıkça yazmak gerekiyor: Evre numarasının değişmesi, hastanın hastalığının değişmesi demek değildir. Aynı tümör, aynı lenf bezleri, aynı tedavi ve aynı gerçek sağkalım beklentisi söz konusudur. Değişen tek şey, bu tablonun hangi isimle anıldığıdır. Evreleme bir ölçü aracıdır; tedavi kararları tümörün biyolojisi, kalsitonin düzeyi, cerrahinin tamlığı ve hastalığın seyrine göre verilir (biyopsi ve tanı süreci).
Bununla birlikte, doğru evreleme boş bir biçimsellik de değildir. Klinik çalışmalara hasta seçiminde, kanser kayıtlarının ülkeler arasında karşılaştırılmasında ve izlem yoğunluğunun planlanmasında doğrudan rol oynar. Ayrıca hastanın kendi durumunu doğru anlaması, tedaviye uyumunu ve ruh sağlığını etkiler (benzer bir yeniden değerlendirme meme kanserinde, sınıflama sistemleri nasıl güncellenir?).
Şekil 7 · Değişen ve değişmeyen
Evreleme neyi anlatır, neyi anlatmaz?
Bu çalışmanın sınırları neler?
- Geriye dönük veri: Hastalar 1977-2025 arasında tedavi edilmiş ve veriler sonradan toplanmıştır. Bu kadar uzun bir dönemde cerrahi teknikler, görüntüleme ve ilaç tedavileri önemli ölçüde değişti.
- Yalnızca ameliyat edilenler: Uluslararası gruba lenf bezi ameliyatı yapılmamış hastalar alınmadı. Bu, ameliyat edilemeyecek kadar ileri hastalığı olanların dışarıda kalması anlamına gelir ve sonuçların tüm hasta yelpazesine genellenmesini sınırlar.
- Seviye VII'nin saptanması merkeze bağlı: Üst mediastendeki tutulumu görebilmek ameliyat öncesi tomografi çekilmesine bağlı; bu da ülkeye, döneme ve merkeze göre değişiyor. Nitekim uluslararası grupta üst mediasten tutulumu, rutin tomografi kullanımının yaygın olduğu merkezlerin ağırlığı nedeniyle daha sık saptanmış görünüyor.
- Kalsitonin hesaba katılamadı: Kalsitonin medüller tiroid kanserinin en önemli belirtecidir; ancak ölçüm yöntemleri ve referans aralıkları merkezler arasında çok farklı olduğu için analize dahil edilemedi. Aynı şekilde tümör derecelendirmesi 2022'de tanımlandığı için eski hastalarda yoktu (kan belirteçleriyle izlem).
- Dış doğrulama kısmen başarılı: SEER verisinde yeni sistem evreleri yine düzgün ayırdı; ancak ayırt etme gücündeki artış burada istatistiksel olarak anlamlı değildi (0,852'den 0,860'a; p=0,280). Yani gelişmenin büyüklüğü veri kaynağına göre değişebilir.
- Henüz resmî değil: Bu bir öneridir. AJCC, evreleme sistemlerini artık bütün bir "baskı" yerine hastalık bazında güncelliyor ve tiroid için güncel sürüm hâlâ 8. baskıdır. Öneri kabul edilene kadar patoloji ve klinik raporlarda mevcut sistem kullanılacaktır (kılavuzlar nasıl güncellenir?).
Türkiye'de durum
- Türkiye de çalışmanın içinde: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi 67 hastayla konsorsiyuma katıldı ve Türkiye'den araştırmacılar yazarlar arasında yer alıyor. Bu, önerinin Türkiye'deki hasta profilini de kapsadığı anlamına geliyor.
- Raporlamada ne yapılmalı? Öneri resmîleşene kadar patoloji ve klinik raporlarda AJCC TNM-8 kullanılmaya devam edilmelidir. Buna karşılık ameliyat ve patoloji raporlarında tutulumlu lenf bezlerinin hangi seviyede olduğunun açıkça yazılması, gelecekte yeniden evrelendirme yapılabilmesi açısından değerlidir.
- Kalıtsal hastalık taraması: Medüller tiroid kanseri tanısı alan her hastaya RET geni açısından kalıtsal test önerilir; sonuç pozitifse birinci derece yakınlarının da değerlendirilmesi gerekir (kalıtsal gen analizi).
- İlaçlara erişim: İleri hastalıkta kullanılan hedefe yönelik ilaçların Türkiye'deki ruhsat ve geri ödeme durumu zaman içinde değişmektedir; güncel bilgi için tedavi ekibinize danışın (FDA onaylı ilaçların Türkiye'ye erişimi, SGK geri ödeme koşulları).
- İzlem: Ameliyat sonrası izlem, evre numarasından çok kalsitonin ve CEA düzeylerinin seyrine, bu değerlerin ikiye katlanma süresine ve görüntüleme bulgularına göre planlanır (Türkiye kanser istatistikleri).
Hekiminize sorabileceğiniz sorular
- Patoloji raporumda tutulumlu lenf bezleri hangi seviyelerde; üst mediastende tutulum var mı?
- Benim evrem mevcut sisteme göre ne; bu yeni öneriye göre değişir miydi?
- Evre numaram, izlem sıklığımı ya da tedavi planımı belirliyor mu, yoksa kalsitonin seyri mi daha belirleyici?
- Ameliyatım tam yapılabildi mi; geride şüpheli lenf bezi kaldı mı?
- RET geni açısından kalıtsal test yapıldı mı; ailemin taranması gerekiyor mu?
- "Evrem düşerse hastalığım hafiflemiş olur." Hayır. Evreleme sistemi bir ölçü aracıdır; değişen yalnızca adlandırmadır. Tümör, tutulum ve gerçek seyir aynı kalır.
- "Medüller tiroid kanserinde evre IV demek kısa yaşam süresi demektir." Hayır. Mevcut sistemde evre IVA'daki hastaların 10 yıllık hastalığa özgü sağkalımı %83,54 bulundu; sorunun bir bölümü zaten bu adlandırmanın yanıltıcılığından kaynaklanıyor.
- "Bu sistem artık kullanılıyor." Hayır. Öneri henüz AJCC tarafından kabul edilmedi; resmî raporlarda mevcut sistem geçerlidir (bilimsel öneriden uygulamaya).
- "Medüller tiroid kanserinde de radyoaktif iyot verilir." Hayır. Bu kanser C hücrelerinden köken aldığı için iyot tutmaz; radyoaktif iyot tedavisi etkili değildir.
- "İshal ya da yüz kızarması yan etki değildir." İleri hastalıkta kalsitonin ve ilişkili maddelerin yüksekliği ishale ve ciltte kızarmaya yol açabilir; bu şikâyetler bildirilmeli ve tedavi edilmelidir (ishal yönetimi, kanser hakkında bilinen yanlışlar).
Sıkça Sorulan Sorular
- Medüller tiroid kanseri nedir?
- Tiroid bezindeki kalsitonin salgılayan C hücrelerinden köken alan nöroendokrin bir kanserdir. Tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %3'ünü oluşturur, radyoaktif iyoda yanıt vermez ve tedavisinin temeli cerrahidir. Yaklaşık beşte biri kalıtsaldır.
- Medüller tiroid kanserinde evreleme neden değişiyor?
- Bugünkü sistemde boynun yan bölümünde tek bir lenf bezi tutulumu bile hastayı evre IV'e taşıyor; bu da hastaların %40'ından fazlasını aynı kutuya yığıyor. Yeni öneri, evre numarasının gerçek riski daha doğru yansıtmasını amaçlıyor.
- Yeni öneride ne değişiyor?
- İki şey: Üst mediastendeki (seviye VII) lenf bezi tutulumu yeni ve en yüksek riskli N1c kategorisine taşınıyor; evre grupları ise yeniden kuruluyor. Sonuçta evre IV olarak sınıflanan hasta oranı %42,4'ten %20,2'ye iniyor.
- Evrem değişirse tedavim de değişir mi?
- Hayır. Evreleme hastalığın yaygınlığını tarif eden bir ölçü aracıdır. Tedavi kararları tümörün özelliklerine, cerrahinin tamlığına, kalsitonin seyrine ve görüntüleme bulgularına göre verilir. Ayrıca bu öneri henüz resmî olarak kabul edilmemiştir.
Sözlük
- Medüller tiroid kanseri
- Tiroidin kalsitonin salgılayan C hücrelerinden köken alan nöroendokrin kanser türü.
- Kalsitonin
- C hücrelerinin salgıladığı hormon; bu kanserde tanı ve izlemde kullanılan temel kan belirteci.
- RET geni
- Değişiklikleri medüller tiroid kanserine yol açabilen, hem kalıtsal hem sonradan edinilmiş biçimde görülebilen gen.
- TNM sistemi
- Tümörün büyüklüğü (T), lenf bezi tutulumu (N) ve uzak yayılım (M) üzerinden kanserin yaygınlığını tarif eden sınıflama.
- AJCC
- Kanser evreleme sistemlerini yayımlayan Amerikan ortak komitesi.
- Seviye VI (orta boyun)
- Tiroid bezinin hemen çevresindeki lenf bezi bölgesi.
- Seviye VII (üst mediasten)
- Köprücük kemiği hizasının altında, göğüs kafesinin üst kısmındaki lenf bezi bölgesi.
- Hastalığa özgü sağkalım
- Yalnızca söz konusu kansere bağlı yaşam kayıplarının hesaba katıldığı sağkalım ölçüsü.
- C-indeksi
- Bir modelin ya da evreleme sisteminin, daha kötü seyredecek hastayı doğru sıralayabilme gücünü 0 ile 1 arasında gösteren ölçü.
- Düzeltilmiş risk oranı
- Yaş ve cinsiyet gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra iki grup arasındaki risk farkını gösteren değer.
DROZDOGAN Akademi Yorumu
Bu çalışma yeni bir tedavi sunmuyor; ama hastaların kendi hastalıklarını nasıl adlandırdığını değiştirecek bir öneri getiriyor. Nadir bir kanserde 15 ülkeden veri toplamak başlı başına kıymetli bir iştir.
⚡ Neden önemli
Evre IV'e yığılma, medüller tiroid kanserinde uzun süredir bilinen ve hastalar üzerinde gereksiz yük yaratan bir sorundu. Çalışma bu sorunu yalnızca tarif etmekle kalmayıp, yerine konacak sistemi veriyle kuruyor ve bağımsız bir veri kaynağında sınıyor.
✅ Güçlü yönler
Nadir bir hastalık için çok büyük ve coğrafi olarak geniş bir hasta grubu; ortak veri sözlüğü ve merkezî doğrulama; hastalığa özgü sağkalımın ana ölçüt seçilmesi; tüm olası evre dizilişlerinin tek tek denenmesi; merkezlerin tek tek çıkarıldığı duyarlılık analizleriyle tek bir merkezin sonucu sürüklemediğinin gösterilmesi.
⚠️ Sınırlar
Geriye dönük tasarım ve çok uzun bir tedavi dönemi; yalnızca ameliyat edilen hastaların alınması; seviye VII tutulumunun saptanmasının görüntüleme alışkanlıklarına bağlı olması; kalsitonin ve tümör derecesinin analize katılamaması; SEER verisinde ayırt etme gücündeki artışın anlamlı olmaması.
🩺 Pratikte
Hastalarımıza evre numarasının bir iletişim aracı olduğunu, tedavi ve izlem planının kalsitonin seyri ile cerrahinin tamlığına göre kurulduğunu anlatıyoruz. Ameliyat ve patoloji raporlarında lenf bezi seviyelerinin ayrı ayrı belirtilmesini ise bugünden başlanması gereken bir alışkanlık olarak görüyoruz.
❓ Açık sorular
Kalsitonin düzeyi ve ikiye katlanma süresi evreleme sistemine katılabilir mi? 2022'de tanımlanan tümör derecelendirmesi eklendiğinde ayırt etme gücü daha da artar mı? AJCC bu öneriyi ne zaman ve ne ölçüde benimseyecek?
Sonuç: Öneri, medüller tiroid kanserinde evre numarasını gerçeğe yaklaştırıyor ve yan boyun tutulumu olan birçok hastayı hak etmediği bir etiketten kurtarma potansiyeli taşıyor. Resmîleşmesi için AJCC'nin değerlendirmesi ve bağımsız doğrulamalar gerekiyor.
- Bu yazı Kasım 2026'da hazırlanmıştır.
- Bilgiler, Journal of Clinical Oncology'de 4 Kasım 2026'da yayımlanan Shi ve arkadaşlarının çalışmasından alınmıştır. Çalışma geriye dönüktür ve önerilen sistem henüz AJCC tarafından kabul edilmemiştir.
- Sağkalım oranları hastalığa özgü sağkalımdır; yani başka nedenlere bağlı yaşam kayıpları hesaba katılmamıştır. Genel sağkalım oranları bu değerlerden düşük olacaktır.
- Medüller tiroid kanserinde kullanılan ilaçların Türkiye'deki ruhsat ve geri ödeme durumu bu yazıda ayrıntılı olarak doğrulanmamıştır. Çizimler basitleştirilmiştir. Akademi yorumu bize aittir.
- Bu yazı tıbbi tavsiye değildir; sağlık kararlarınızı hekiminizle birlikte verin.
Kaynaklar
- Shi X, Liu Q, Xu B, et al; International Medullary Thyroid Cancer Staging Consortium. International initiative on a refined staging system for medullary thyroid cancer: a multinational multicenter study. J Clin Oncol 2026. doi:10.1200/JCO-26-01146. doi.org
- Adam MA, Thomas S, Roman SA, et al. Rethinking the current American Joint Committee on Cancer TNM staging system for medullary thyroid cancer. JAMA Surg 2017;152:869-876. doi.org
- American Joint Committee on Cancer. AJCC Cancer Staging System, Version 9 (hastalık bazında güncelleme modeli ve güncel sürüm listesi). facs.org
- Wirth LJ, Sherman E, Robinson B, et al. Efficacy of selpercatinib in RET-altered thyroid cancers; LIBRETTO-531 sonuçları ve FDA tam onayı (27 Eylül 2024). esmo.org
- OncLive. Selpercatinib significantly improves PFS and responses in advanced RET-mutant medullary thyroid cancer. onclive.com
Bu yazı size yardımcı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardımcı olur.




