İçeriğe geç
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan · Tıbbi Onkoloji Uzmanı
İletişim+90 (538) 677 60 18

Medüller Tiroid Kanserinde Evreleme Yenileniyor: 15 Ülkeden 2.573 Hastayla Yeni Öneri

Medüller Tiroid Kanserinde Evreleme Yenileniyor: 15 Ülkeden 2.573 Hastayla Yeni Öneri
Bu Makalede

Yan Boyun Tutulumu Artık Otomatik Evre IV Değil: Medüller Tiroid Kanserinde Yeni Evreleme Önerisi

Evre, bir kanser hastasının duyduğu en yüklü sözcüklerden biridir. Medüller tiroid kanserinde ise bugün kullanılan evreleme sistemi, boynun yan bölümünde tek bir lenf bezi tutulumu olan hastayı da "evre IV" diye adlandırıyor; oysa bu hastaların çoğu ameliyat sonrası uzun yıllar sorunsuz yaşıyor. Journal of Clinical Oncology'de 4 Kasım 2026'da yayımlanan uluslararası çalışmada, Türkiye'nin de aralarında olduğu 15 ülkedeki 43 merkezden 2.573 hastanın verisi birleştirildi ve daha gerçekçi bir evreleme sistemi önerildi. Önerinin iki ayağı var: Üst mediastendeki lenf bezlerinin ayrı ve en yüksek riskli kategori olarak tanımlanması ve evre gruplarının baştan kurulması. Bu yazıda neyin neden değiştiğini, hastalar için ne anlama geldiğini ve bu önerinin sınırlarını anlatıyoruz. Kanserin nasıl evrelendiğine dair temel bilgileri evre ve metastaz yazımızda bulabilirsiniz.

2.57315 ülkede 43 merkezden incelenen medüller tiroid kanseri hastası
%42,4 → %20,2Evre IV olarak sınıflanan hasta oranı: mevcut sistemde ve yeni öneride
%68,4Üst mediastendeki (seviye VII) lenf bezi tutulumu olanlarda 10 yıllık hastalığa özgü sağkalım
0,892Yeni sistemin ayırt etme gücü (C-indeksi); mevcut sistemde 0,856
Hızlı Yanıt · Hekim Özeti
  • Sorun ne? AJCC TNM-8 sisteminde boynun yan bölümünde (seviye I-V) lenf bezi tutulumu olan her hasta otomatik olarak evre IV sayılıyor. Bu, hastaların %40'ından fazlasını evre IV'e yığıyor ve evre I, II, III arasında gerçek bir risk farkı bırakmıyor.
  • İki değişiklik: Üst mediastendeki (seviye VII) lenf bezi tutulumu, mevcut sistemdeki N1a yerine yeni ve en yüksek riskli N1c kategorisine taşınıyor. Evre grupları ise 116.284 olası diziliş arasından istatistiksel olarak en uyumlu olan seçilerek yeniden kuruluyor.
  • Sonuç: Evre IV olarak sınıflanan hasta oranı %42,4'ten %20,2'ye iniyor. Evreler arasındaki sağkalım farkı belirginleşiyor; ayırt etme gücü (C-indeksi) 0,856'dan 0,892'ye yükseliyor.
  • Ne değişmiyor? Hastanın tümörü, biyolojisi ve gerçek sağkalım beklentisi aynı kalıyor. Bu bir ölçü aracı güncellemesidir; tedavi kararlarını doğrudan değiştirmez. Öneri henüz AJCC tarafından kabul edilmiş değildir.

Bu konu neden önemli?

Evreleme, kanserin yaygınlığını ortak bir dille tarif etmenin yoludur. Hekimler arasında iletişimi, kanser kayıtlarının karşılaştırılmasını ve klinik çalışmaların tasarımını mümkün kılar. Ancak hasta açısından evre sayısının başka bir anlamı daha vardır: Kendi geleceğine dair okuduğu ilk ve en akılda kalıcı bilgidir. "Evre IV" ifadesi çoğu insanın zihninde ileri ve geri dönüşsüz bir hastalık çağrıştırır (nüks korkusu).

Medüller tiroid kanserinde bu durum özel bir sorun yaratıyor. Hastalık boyun lenf bezlerine sık yayılır; buna karşılık ameliyatla çıkarıldığında seyri çoğu zaman iyidir. Mevcut sistemde yan boyunda tek bir lenf bezi tutulumu bile hastayı evre IV'e taşıdığı için, uzun yıllar sağlıklı yaşayacak birçok hasta kendisini "son evre" olarak tanımlanmış buluyor. Çalışmanın yazarları bunu açıkça gereksiz kaygı kaynağı olarak tanımlıyor (lenf bezleri nedir?, lenf bezi yayılımı).

Bunun teknik bir karşılığı da var: Bir evreleme sisteminin işi, farklı seyirleri olan hastaları birbirinden ayırmaktır. Mevcut sistemde evre I, II ve III'teki hastaların 10 yıllık sağkalımları neredeyse aynı çıkıyor; yani bu üç basamak pratikte bilgi taşımıyor. Aynı zamanda evre IV içinde, çok farklı seyirleri olan hastalar aynı kutuda toplanıyor (kanser biyolojisi).

İlk mi? Medüller tiroid kanseri evrelemesinin kısa tarihi
TNM-7 dönemi
Üst mediasten N1b sayılıyordu
Seviye VII lenf bezleri, yan boyun tutulumuyla aynı gruptaydı.
2017
AJCC TNM-8 yürürlüğe girdi
Seviye VII, N1b'den N1a'ya indirildi. Aynı yıl ABD Ulusal Kanser Veri Tabanı'nı kullanan bir çalışma, sistemin evre IV'e aşırı yığılma yarattığını gösterip değişiklik önerdi.
2017-2025
Eleştiriler birikti
Danimarka verileriyle doğrulama çalışmaları yapıldı; ayrı çalışmalar seviye VII tutulumunun daha kötü seyirle ilişkili olduğunu bildirdi. Lenf bezi sayısı ve oranına dayalı öneriler de tartışıldı.
Kasım 2026
Uluslararası konsorsiyum önerisi
15 ülkeden 2.573 hastayla kurulan Uluslararası Medüller Tiroid Kanseri Evreleme Konsorsiyumu, hem yeni bir N kategorisi hem de yeniden kurulmuş evre grupları önerdi ve bunu ABD SEER verisinde sınadı.

Medüller tiroid kanseri nedir?

Medüller tiroid kanseri, tiroid bezindeki hormon üreten foliküler hücrelerden değil, kalsitonin salgılayan parafoliküler C hücrelerinden köken alan nöroendokrin bir kanserdir. Tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %3'ünü oluşturur, ancak tiroid kanserine bağlı yaşam kayıplarının yaklaşık %13'ünden sorumludur. Yaklaşık beşte biri kalıtsaldır ve RET geni değişiklikleriyle ilişkilidir.

Bu kökeni, hastalığın davranışını da belirler. Medüller tiroid kanseri radyoaktif iyot tedavisine yanıt vermez; bu nedenle tedavinin temeli cerrahidir. Kanda ölçülen kalsitonin ve karsinoembriyonik antijen (CEA), hastalığın varlığını ve seyrini izlemekte kullanılan en önemli belirteçlerdir. İlerlemiş hastalıkta vandetanib ve kabozantinib gibi çok hedefli ilaçlar, RET değişikliği taşıyanlarda ise selperkatinib gibi seçici RET inhibitörleri kullanılır (vandetanib, nöroendokrin tümörler).

Çalışmadaki 2.573 hastanın özellikleri hastalığın tipik tablosunu yansıtıyor: Ortanca yaş 52, kadın-erkek oranı yaklaşık 1,25'e 1, ortanca izlem süresi 76,3 ay. Heredite açısından değerlendirilebilen 2.186 hastanın 1.765'inde hastalık sporadik (ailesel olmayan), 421'inde kalıtsaldı. Hastaların %81,9'una tiroidin tamamı alınmıştı. İzlem boyunca hastalığa bağlı yaşam kaybı %9,1 olarak kaydedildi (kalıtsal kanser sendromları).

Lenf bezi tutulumunun yeri neden önemli?

Medüller tiroid kanseri yayılırken önce tiroidin hemen çevresindeki orta boyun lenf bezlerine (seviye VI), sonra boynun yan bölümündeki bezlere (seviye I-V) ulaşır. Üçüncü bir bölge daha vardır: Köprücük kemiği hizasının altında, göğüs kafesinin üst kısmında yer alan üst mediasten (seviye VII). Bu bölgeye ulaşmak standart bir boyun kesisiyle mümkün olmadığı için, buradaki tutulum hem daha ileri bir hastalığa işaret eder hem de cerrahi açıdan zordur (baş ve boyun bölgesi).

Şekil 1 · Tutulum nerede?

Boyun bölgeleri ve N kategorileri

Lenf bezi tutulumu nerede? Boyun bölgelerimedüller tiroid kanserinde yayılımın ilk duraklarıYan boyunseviye I-VN1bYan boyunseviye I-VN1bOrta boyunseviye VIN1agöğüs girişi (köprücük kemiği hizası)Üst mediastenseviye VIIN1cyenikategoriMevcut sistemde seviye VII, orta boyunla aynı grupta sayılıyoryeni öneri onu ayrı ve en yüksek riskli grup olarak tanımlıyorşema basitleştirilmiştir
Okunuşu: Boynun yan bölümündeki lenf bezleri (seviye I-V) N1b, tiroidin çevresindeki orta boyun bezleri (seviye VI) N1a olarak sınıflanır. Köprücük kemiği hizasının altındaki üst mediasten (seviye VII), mevcut sistemde orta boyunla aynı grupta, yani N1a sayılıyor. Yeni öneri bu bölgeyi N1c adıyla ayrı ve en yüksek riskli kategori olarak tanımlıyor. Şema basitleştirilmiştir.

Çalışmada bu ayrımın karşılığı açıkça görüldü. Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım, lenf bezi tutulumu olmayanlarda %98,32, orta boyun tutulumu olanlarda %94,24, yan boyun tutulumu olanlarda %81,36 ve üst mediasten tutulumu olanlarda %68,37 bulundu. Dört grup arasındaki farkların hepsi istatistiksel olarak anlamlıydı ve aynı sıralama ABD SEER verisinde de tekrarlandı.

Lenf bezi tutulumunun yeri sağkalımla ne kadar ilişkili?

Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım; 2.573 hastalık uluslararası grup. N1c, yeni önerilen kategoridir.

N0 · tutulum yok
%98,32
N1a · boynun orta bölümü (seviye VI)
%94,24
N1b · boynun yan bölümü (seviye I-V)
%81,36
N1c · üst mediasten (seviye VII)
%68,37

Seviye VII tutulumu mevcut sistemde N1a sayılıyor; bu veriler onu en yüksek riskli gruba taşımayı destekliyor. Oranlar geriye dönük toplanmış verilerden hesaplanmıştır.

Üst mediasten tutulumu olan hastalarda T kategorisi daha yüksekti ve uzak organ yayılımı daha sıktı; yani bu bölgedeki tutulum daha ağır bir hastalık yükünün işareti. Bu nedenle çalışma, seviye VII'nin mevcut sistemdeki N1a yerine yeni bir N1c kategorisine taşınmasını öneriyor.

Evre grupları nasıl yeniden kuruldu?

Çalışmanın ikinci ve daha iddialı adımı, evre gruplarının baştan tasarlanması. Araştırmacılar önce uzak organ yayılımı olan hastaları evre IVC olarak sabitlediler. Geriye kalan hastalar için T kategorisi (tümörün boyutu ve tiroid dışına yayılımı) ile yeni N kategorisinin bütün olası birleşimlerini beş evre grubuna dağıtmanın kaç farklı yolu olduğunu hesapladılar: Klinik mantığa uyan 116.284 diziliş. Her dizilişi, yaş, cinsiyet, coğrafi bölge, ameliyatın genişliği, kalıtsallık ve tanı yılı için düzeltilmiş bir istatistik modele soktular ve en iyi uyumu veren dizilişi seçtiler (araştırma sonuçlarını doğru okumak).

Şekil 2 · Çalışma nasıl yapıldı?

Beş adımda yöntem

1. Uluslararası veri havuzu15 ülke, 43 merkez, 2.573 hasta 2. Ölçüt: hastalığa özgü sağkalımbaşka nedenlere bağlı kayıplar dışarıda bırakıldı 3. Yeni N kategorisi sınandıüst mediasten tutulumu ayrı bir grup olarak 4. 116.284 diziliş denendien uyumlu evre grupları seçildi 5. Bağımsız veride sınandıABD SEER veritabanı, 1.909 hasta
Okunuşu: (1) On beş ülkede 43 merkezden 2.573 hastanın verisi ortak bir veri sözlüğüyle toplandı. (2) Ana ölçüt hastalığa özgü sağkalım seçildi; böylece başka nedenlere bağlı yaşam kayıpları sonucu bozmadı. (3) Üst mediasten tutulumunun ayrı bir N kategorisi olarak ayrılması sınandı. (4) Uzak yayılımı olan hastalar evre IVC'de sabitlendi ve kalan tüm birleşimler için 116.284 olası diziliş denendi. (5) Seçilen sistem, ABD'deki 1.909 hastalık SEER veritabanında ayrıca sınandı.

Önemli bir yöntem tercihi daha var: Ana ölçüt olarak genel sağkalım değil, hastalığa özgü sağkalım seçilmiş. Medüller tiroid kanserinin seyri uzun yıllar sürdüğü için, bu süre içinde kalp hastalığı gibi başka nedenlerle gelişen yaşam kayıpları genel sağkalım hesabını bozar ve evrelemenin gerçek ayırt etme gücünü gizler.

Ortaya çıkan sistem

Yeni öneride T kategorisi hiç değişmiyor; yalnızca N kategorisi ve evre gruplarının dizilişi değişiyor. Yan boyun tutulumu (N1b) artık otomatik olarak evre IV anlamına gelmiyor; tümörün boyutuna göre evre II, III ya da IVA olabiliyor. Buna karşılık üst mediasten tutulumu, tümör küçük olsa bile en az evre III'e taşıyor.

Şekil 3 · Yeni önerilen evre grupları

T kategorisi aynı, diziliş farklı

Yeni önerilen evre gruplarıT: tümörün yayılımı · N: lenf bezi tutulumunun yeri Evre 1T1: tutulum yok yada orta boyunT2: tutulum yok Evre 2T1: yan boyunT2: orta boyunT3: tutulum yok Evre 3T1: üst mediastenT2: yan boyunT3: orta boyunT4a: yok/orta boyun Evre 4AT2: üst mediastenT3: yan boyun ya daüst mediastenT4a: yan boyun Evre 4BT4a: üst mediastenT4b: her tutulum Evre 4Cuzak organyayılımı olanher hasta T kategorisi değişmiyordeğişen tek şey N kategorisi ve evre gruplarının dizilişi
Okunuşu: Evre I: T1 tümörde tutulum yok ya da yalnızca orta boyun tutulumu, T2 tümörde tutulum yok. Evre II: T1 ile yan boyun, T2 ile orta boyun, T3 ile tutulum yok. Evre III: T1 ile üst mediasten, T2 ile yan boyun, T3 ile orta boyun, T4a ile tutulum yok veya orta boyun. Evre IVA: T2 ile üst mediasten, T3 ile yan boyun veya üst mediasten, T4a ile yan boyun. Evre IVB: T4a ile üst mediasten ve tutulumu ne olursa olsun T4b tümörler. Evre IVC: uzak organ yayılımı olan her hasta.

Bu değişikliğin hasta düzeyindeki karşılığını üç örnekle göstermek mümkün. Tümörü 1,5 cm olan ve yalnızca orta boyunda tutulumu bulunan bir hasta mevcut sistemde evre III iken yeni öneride evre I oluyor. Tümörü 2 cm olan ve yan boyunda tutulumu olan bir hasta evre IVA'dan evre III'e iniyor. Buna karşılık tümörü 3 cm olan ve üst mediastende tutulumu bulunan bir hasta, mevcut sistemde evre III iken yeni öneride evre IVA'ya yükseliyor (patoloji raporunu okumak).

Şekil 4 · Aynı hasta, iki sistem

Üç örnekte evre nasıl değişiyor?

Aynı hasta, iki sistem: evre nasıl değişiyor?1,5 cm tümörorta boyunda tutulummevcut sistemEvre IIIyeni öneriEvre Iaşağı yöndedeğişiyorT1 N1a2 cm tümöryan boyunda tutulummevcut sistemEvre IVAyeni öneriEvre IIIaşağı yöndedeğişiyorT2 N1b3 cm tümörüst mediastende tutulummevcut sistemEvre IIIyeni öneriEvre IVAyukarı yöndedeğişiyorT2 N1cÇoğu hastada evre numarası aşağı iner; üst mediastentutulumu olanlarda ise yukarı çıkar
Okunuşu: 1,5 cm tümör ve orta boyun tutulumu olan hasta mevcut sistemde evre III, yeni öneride evre I. 2 cm tümör ve yan boyun tutulumu olan hasta evre IVA'dan evre III'e iniyor. 3 cm tümör ve üst mediasten tutulumu olan hasta ise evre III'ten evre IVA'ya yükseliyor. Çoğu hastada evre numarası aşağı iner; üst mediasten tutulumu olanlarda yukarı çıkar.

Ne kadar iyileşme sağlandı?

Evre IV'e yığılma azalıyor

Mevcut sistemde uluslararası gruptaki hastaların %42,4'ü evre IV olarak sınıflanıyordu; yeni öneride bu oran %20,2'ye iniyor. SEER verisinde oran %27,7'den %20,4'e geriliyor. Buna karşılık evre I'deki hasta oranı uluslararası grupta %31,0'dan %50,1'e, SEER'de %38,2'den %57,7'ye çıkıyor. Yani yeni sistemde hastaların yarısından fazlası en düşük risk grubunda toplanıyor; bu da hastalığın gerçek seyriyle çok daha uyumlu.

Şekil 5 · Hastalar evrelere nasıl dağılıyor?

Mevcut sistem ve yeni öneri, iki ayrı hasta grubunda

Hastalar evrelere nasıl dağılıyor?her çubuk tüm hastaları gösterirUluslararası grup · mevcut sistem%31%10,7%15,9%42,4Uluslararası grup · yeni öneri%50,1%17,2%12,6%20,2SEER (ABD) · mevcut sistem%38,2%21,6%12,6%27,7SEER (ABD) · yeni öneri%57,7%13,4%20,4Evre IEvre IIEvre IIIEvre IV
Okunuşu: Her çubuk tüm hastaları gösterir. Uluslararası grupta mevcut sistemle evre IV oranı %42,4 iken yeni öneride %20,2'ye iniyor; evre I oranı %31,0'dan %50,1'e çıkıyor. ABD SEER verisinde evre IV oranı %27,7'den %20,4'e, evre I oranı %38,2'den %57,7'ye değişiyor. İki veri kaynağı arasındaki başlangıç farkı, uluslararası grupta ameliyat edilen ve daha ileri evreli hastaların ağırlıkta olmasından kaynaklanıyor.

Evreler arasındaki fark belirginleşiyor

Asıl ölçüt, evre numarasının gerçek riski ne kadar iyi yansıttığı. Mevcut sistemde hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım evre I'de %99,17, evre II'de %98,63, evre III'te %95,89 ve evre IV'te %77,13 bulundu; yani ilk üç basamak birbirinden neredeyse ayrışmıyor. Yeni öneride aynı hastalar yeniden evrelendiğinde oranlar %99,49, %94,33, %86,42 ve %60,63 oluyor; basamaklar düzenli biçimde iniyor.

İki sistemde evrelere göre sağkalım

Hastalığa özgü 10 yıllık sağkalım; aynı 2.573 hasta iki sisteme göre yeniden evrelendirilmiştir.

Mevcut sistem · Evre I
%99,17
Mevcut sistem · Evre II
%98,63
Mevcut sistem · Evre III
%95,89
Mevcut sistem · Evre IV
%77,13
Yeni öneri · Evre I
%99,49
Yeni öneri · Evre II
%94,33
Yeni öneri · Evre III
%86,42
Yeni öneri · Evre IV
%60,63

Mevcut sistemde evre I, II ve III birbirine çok yakındır; yani evre numarası hastalar arasında gerçek bir risk farkı yaratmıyor. Yeni öneride basamaklar belirgin biçimde ayrışıyor. Aynı hastalar iki sisteme göre yeniden sınıflandığı için bu karşılaştırma doğrudandır.

Aynı tablo istatistiksel olarak da görülüyor. Mevcut sistemde evre I'e göre düzeltilmiş risk oranları evre II için 0,84 (anlamlı değil), evre III için 1,48 (anlamlı değil) ve evre IV için 7,95 iken; yeni öneride sırasıyla 2,22, 4,81 ve 15,75 oluyor ve hepsi anlamlı. Ayırt etme gücünü ölçen C-indeksi uluslararası grupta 0,856'dan 0,892'ye yükseliyor (fark 0,035; p<0,001) (rapordaki sayıları okumak).

Evre IV'ün içi de düzeliyor

Mevcut sistemin bir başka sorunu, evre IV'ün alt gruplarının birbirine uymaması. Evre IVA'daki hastaların 10 yıllık sağkalımı %83,54 ile evre III'e (%95,89) yakın seyrederken, evre IVB (%45,94) ve IVC (%41,48) çok daha kötü. Yani "evre IVA" adı, taşıdığı riskin çok üzerinde bir ağırlık yaratıyor. Yeni öneride evre IVA'nın sağkalımı %73,27 oluyor ve evre III (%86,42) ile evre IVB (%54,95) arasına düzgün biçimde yerleşiyor.

Şekil 6 · Evre IV'ün içi

Alt gruplar birbirinden ayrışıyor mu?

Evre IV'ün içi: alt gruplar ayrışıyor mu?hastalığa özgü 10 yıllık sağkalımMevcut sistemEvre III%95,89Evre IVA%83,54Evre IVB%45,94Evre IVC%41,48Yeni öneriEvre III%86,42Evre IVA%73,27Evre IVB%54,95Evre IVC%41,48Mevcut sistemde evre IVA, evre III ile neredeyse aynıyeni öneride IVA, III ile IVB arasında bir yere oturuyorIVC her iki sistemde aynı hastaları kapsar
Okunuşu: Mevcut sistemde evre IVA'nın hastalığa özgü 10 yıllık sağkalımı %83,54 ile evre III'e (%95,89) çok yakın; evre IVB (%45,94) ve IVC (%41,48) ise çok daha düşük. Yeni öneride evre III %86,42, evre IVA %73,27, evre IVB %54,95 ve evre IVC %41,48; yani basamaklar düzgün sıralanıyor. Evre IVC her iki sistemde aynı hastaları, yani uzak organ yayılımı olanları kapsar.

Bu öneri neyi değiştirir, neyi değiştirmez?

Burada en sık yapılan karışıklığı açıkça yazmak gerekiyor: Evre numarasının değişmesi, hastanın hastalığının değişmesi demek değildir. Aynı tümör, aynı lenf bezleri, aynı tedavi ve aynı gerçek sağkalım beklentisi söz konusudur. Değişen tek şey, bu tablonun hangi isimle anıldığıdır. Evreleme bir ölçü aracıdır; tedavi kararları tümörün biyolojisi, kalsitonin düzeyi, cerrahinin tamlığı ve hastalığın seyrine göre verilir (biyopsi ve tanı süreci).

Bununla birlikte, doğru evreleme boş bir biçimsellik de değildir. Klinik çalışmalara hasta seçiminde, kanser kayıtlarının ülkeler arasında karşılaştırılmasında ve izlem yoğunluğunun planlanmasında doğrudan rol oynar. Ayrıca hastanın kendi durumunu doğru anlaması, tedaviye uyumunu ve ruh sağlığını etkiler (benzer bir yeniden değerlendirme meme kanserinde, sınıflama sistemleri nasıl güncellenir?).

Şekil 7 · Değişen ve değişmeyen

Evreleme neyi anlatır, neyi anlatmaz?

Bu öneri neyi değiştirir, neyi değiştirmez?evreleme bir ölçü aracıdır; tedaviyi tek başına belirlemez Değişenleryeni N1c kategorisiyan boyun artıkotomatik evre 4 değilevre 4 oranı yarıyainer Değişmeyenlertümörün biyolojisicerrahi ve ilaçtedavisi kararlarıgerçek sağkalımbeklentisi Henüz resmî değilAJCC kabul edene kadar raporlarda mevcut sistem kullanılır
Okunuşu: Değişenler: üst mediasten tutulumu için yeni bir N1c kategorisi, yan boyun tutulumunun artık otomatik olarak evre IV sayılmaması, evre IV oranının yaklaşık yarıya inmesi ve evre numarasının gerçek riski daha iyi yansıtması. Değişmeyenler: tümörün biyolojisi, cerrahi ve ilaç tedavisi kararları, hastanın gerçek sağkalım beklentisi. Öneri AJCC tarafından kabul edilene kadar resmî raporlarda mevcut sistem kullanılmaya devam eder.

Bu çalışmanın sınırları neler?

  • Geriye dönük veri: Hastalar 1977-2025 arasında tedavi edilmiş ve veriler sonradan toplanmıştır. Bu kadar uzun bir dönemde cerrahi teknikler, görüntüleme ve ilaç tedavileri önemli ölçüde değişti.
  • Yalnızca ameliyat edilenler: Uluslararası gruba lenf bezi ameliyatı yapılmamış hastalar alınmadı. Bu, ameliyat edilemeyecek kadar ileri hastalığı olanların dışarıda kalması anlamına gelir ve sonuçların tüm hasta yelpazesine genellenmesini sınırlar.
  • Seviye VII'nin saptanması merkeze bağlı: Üst mediastendeki tutulumu görebilmek ameliyat öncesi tomografi çekilmesine bağlı; bu da ülkeye, döneme ve merkeze göre değişiyor. Nitekim uluslararası grupta üst mediasten tutulumu, rutin tomografi kullanımının yaygın olduğu merkezlerin ağırlığı nedeniyle daha sık saptanmış görünüyor.
  • Kalsitonin hesaba katılamadı: Kalsitonin medüller tiroid kanserinin en önemli belirtecidir; ancak ölçüm yöntemleri ve referans aralıkları merkezler arasında çok farklı olduğu için analize dahil edilemedi. Aynı şekilde tümör derecelendirmesi 2022'de tanımlandığı için eski hastalarda yoktu (kan belirteçleriyle izlem).
  • Dış doğrulama kısmen başarılı: SEER verisinde yeni sistem evreleri yine düzgün ayırdı; ancak ayırt etme gücündeki artış burada istatistiksel olarak anlamlı değildi (0,852'den 0,860'a; p=0,280). Yani gelişmenin büyüklüğü veri kaynağına göre değişebilir.
  • Henüz resmî değil: Bu bir öneridir. AJCC, evreleme sistemlerini artık bütün bir "baskı" yerine hastalık bazında güncelliyor ve tiroid için güncel sürüm hâlâ 8. baskıdır. Öneri kabul edilene kadar patoloji ve klinik raporlarda mevcut sistem kullanılacaktır (kılavuzlar nasıl güncellenir?).

Türkiye'de durum

Türkiye için notlar
  • Türkiye de çalışmanın içinde: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi 67 hastayla konsorsiyuma katıldı ve Türkiye'den araştırmacılar yazarlar arasında yer alıyor. Bu, önerinin Türkiye'deki hasta profilini de kapsadığı anlamına geliyor.
  • Raporlamada ne yapılmalı? Öneri resmîleşene kadar patoloji ve klinik raporlarda AJCC TNM-8 kullanılmaya devam edilmelidir. Buna karşılık ameliyat ve patoloji raporlarında tutulumlu lenf bezlerinin hangi seviyede olduğunun açıkça yazılması, gelecekte yeniden evrelendirme yapılabilmesi açısından değerlidir.
  • Kalıtsal hastalık taraması: Medüller tiroid kanseri tanısı alan her hastaya RET geni açısından kalıtsal test önerilir; sonuç pozitifse birinci derece yakınlarının da değerlendirilmesi gerekir (kalıtsal gen analizi).
  • İlaçlara erişim: İleri hastalıkta kullanılan hedefe yönelik ilaçların Türkiye'deki ruhsat ve geri ödeme durumu zaman içinde değişmektedir; güncel bilgi için tedavi ekibinize danışın (FDA onaylı ilaçların Türkiye'ye erişimi, SGK geri ödeme koşulları).
  • İzlem: Ameliyat sonrası izlem, evre numarasından çok kalsitonin ve CEA düzeylerinin seyrine, bu değerlerin ikiye katlanma süresine ve görüntüleme bulgularına göre planlanır (Türkiye kanser istatistikleri).

Hekiminize sorabileceğiniz sorular

  • Patoloji raporumda tutulumlu lenf bezleri hangi seviyelerde; üst mediastende tutulum var mı?
  • Benim evrem mevcut sisteme göre ne; bu yeni öneriye göre değişir miydi?
  • Evre numaram, izlem sıklığımı ya da tedavi planımı belirliyor mu, yoksa kalsitonin seyri mi daha belirleyici?
  • Ameliyatım tam yapılabildi mi; geride şüpheli lenf bezi kaldı mı?
  • RET geni açısından kalıtsal test yapıldı mı; ailemin taranması gerekiyor mu?
Yaygın yanlışlar
  • "Evrem düşerse hastalığım hafiflemiş olur." Hayır. Evreleme sistemi bir ölçü aracıdır; değişen yalnızca adlandırmadır. Tümör, tutulum ve gerçek seyir aynı kalır.
  • "Medüller tiroid kanserinde evre IV demek kısa yaşam süresi demektir." Hayır. Mevcut sistemde evre IVA'daki hastaların 10 yıllık hastalığa özgü sağkalımı %83,54 bulundu; sorunun bir bölümü zaten bu adlandırmanın yanıltıcılığından kaynaklanıyor.
  • "Bu sistem artık kullanılıyor." Hayır. Öneri henüz AJCC tarafından kabul edilmedi; resmî raporlarda mevcut sistem geçerlidir (bilimsel öneriden uygulamaya).
  • "Medüller tiroid kanserinde de radyoaktif iyot verilir." Hayır. Bu kanser C hücrelerinden köken aldığı için iyot tutmaz; radyoaktif iyot tedavisi etkili değildir.
  • "İshal ya da yüz kızarması yan etki değildir." İleri hastalıkta kalsitonin ve ilişkili maddelerin yüksekliği ishale ve ciltte kızarmaya yol açabilir; bu şikâyetler bildirilmeli ve tedavi edilmelidir (ishal yönetimi, kanser hakkında bilinen yanlışlar).

Sıkça Sorulan Sorular

Medüller tiroid kanseri nedir?
Tiroid bezindeki kalsitonin salgılayan C hücrelerinden köken alan nöroendokrin bir kanserdir. Tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %3'ünü oluşturur, radyoaktif iyoda yanıt vermez ve tedavisinin temeli cerrahidir. Yaklaşık beşte biri kalıtsaldır.
Medüller tiroid kanserinde evreleme neden değişiyor?
Bugünkü sistemde boynun yan bölümünde tek bir lenf bezi tutulumu bile hastayı evre IV'e taşıyor; bu da hastaların %40'ından fazlasını aynı kutuya yığıyor. Yeni öneri, evre numarasının gerçek riski daha doğru yansıtmasını amaçlıyor.
Yeni öneride ne değişiyor?
İki şey: Üst mediastendeki (seviye VII) lenf bezi tutulumu yeni ve en yüksek riskli N1c kategorisine taşınıyor; evre grupları ise yeniden kuruluyor. Sonuçta evre IV olarak sınıflanan hasta oranı %42,4'ten %20,2'ye iniyor.
Evrem değişirse tedavim de değişir mi?
Hayır. Evreleme hastalığın yaygınlığını tarif eden bir ölçü aracıdır. Tedavi kararları tümörün özelliklerine, cerrahinin tamlığına, kalsitonin seyrine ve görüntüleme bulgularına göre verilir. Ayrıca bu öneri henüz resmî olarak kabul edilmemiştir.

Sözlük

Medüller tiroid kanseri
Tiroidin kalsitonin salgılayan C hücrelerinden köken alan nöroendokrin kanser türü.
Kalsitonin
C hücrelerinin salgıladığı hormon; bu kanserde tanı ve izlemde kullanılan temel kan belirteci.
RET geni
Değişiklikleri medüller tiroid kanserine yol açabilen, hem kalıtsal hem sonradan edinilmiş biçimde görülebilen gen.
TNM sistemi
Tümörün büyüklüğü (T), lenf bezi tutulumu (N) ve uzak yayılım (M) üzerinden kanserin yaygınlığını tarif eden sınıflama.
AJCC
Kanser evreleme sistemlerini yayımlayan Amerikan ortak komitesi.
Seviye VI (orta boyun)
Tiroid bezinin hemen çevresindeki lenf bezi bölgesi.
Seviye VII (üst mediasten)
Köprücük kemiği hizasının altında, göğüs kafesinin üst kısmındaki lenf bezi bölgesi.
Hastalığa özgü sağkalım
Yalnızca söz konusu kansere bağlı yaşam kayıplarının hesaba katıldığı sağkalım ölçüsü.
C-indeksi
Bir modelin ya da evreleme sisteminin, daha kötü seyredecek hastayı doğru sıralayabilme gücünü 0 ile 1 arasında gösteren ölçü.
Düzeltilmiş risk oranı
Yaş ve cinsiyet gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra iki grup arasındaki risk farkını gösteren değer.

DROZDOGAN Akademi Yorumu

Bu çalışma yeni bir tedavi sunmuyor; ama hastaların kendi hastalıklarını nasıl adlandırdığını değiştirecek bir öneri getiriyor. Nadir bir kanserde 15 ülkeden veri toplamak başlı başına kıymetli bir iştir.

⚡ Neden önemli

Evre IV'e yığılma, medüller tiroid kanserinde uzun süredir bilinen ve hastalar üzerinde gereksiz yük yaratan bir sorundu. Çalışma bu sorunu yalnızca tarif etmekle kalmayıp, yerine konacak sistemi veriyle kuruyor ve bağımsız bir veri kaynağında sınıyor.

✅ Güçlü yönler

Nadir bir hastalık için çok büyük ve coğrafi olarak geniş bir hasta grubu; ortak veri sözlüğü ve merkezî doğrulama; hastalığa özgü sağkalımın ana ölçüt seçilmesi; tüm olası evre dizilişlerinin tek tek denenmesi; merkezlerin tek tek çıkarıldığı duyarlılık analizleriyle tek bir merkezin sonucu sürüklemediğinin gösterilmesi.

⚠️ Sınırlar

Geriye dönük tasarım ve çok uzun bir tedavi dönemi; yalnızca ameliyat edilen hastaların alınması; seviye VII tutulumunun saptanmasının görüntüleme alışkanlıklarına bağlı olması; kalsitonin ve tümör derecesinin analize katılamaması; SEER verisinde ayırt etme gücündeki artışın anlamlı olmaması.

🩺 Pratikte

Hastalarımıza evre numarasının bir iletişim aracı olduğunu, tedavi ve izlem planının kalsitonin seyri ile cerrahinin tamlığına göre kurulduğunu anlatıyoruz. Ameliyat ve patoloji raporlarında lenf bezi seviyelerinin ayrı ayrı belirtilmesini ise bugünden başlanması gereken bir alışkanlık olarak görüyoruz.

❓ Açık sorular

Kalsitonin düzeyi ve ikiye katlanma süresi evreleme sistemine katılabilir mi? 2022'de tanımlanan tümör derecelendirmesi eklendiğinde ayırt etme gücü daha da artar mı? AJCC bu öneriyi ne zaman ve ne ölçüde benimseyecek?

Sonuç: Öneri, medüller tiroid kanserinde evre numarasını gerçeğe yaklaştırıyor ve yan boyun tutulumu olan birçok hastayı hak etmediği bir etiketten kurtarma potansiyeli taşıyor. Resmîleşmesi için AJCC'nin değerlendirmesi ve bağımsız doğrulamalar gerekiyor.

Şeffaflık notu
  • Bu yazı Kasım 2026'da hazırlanmıştır.
  • Bilgiler, Journal of Clinical Oncology'de 4 Kasım 2026'da yayımlanan Shi ve arkadaşlarının çalışmasından alınmıştır. Çalışma geriye dönüktür ve önerilen sistem henüz AJCC tarafından kabul edilmemiştir.
  • Sağkalım oranları hastalığa özgü sağkalımdır; yani başka nedenlere bağlı yaşam kayıpları hesaba katılmamıştır. Genel sağkalım oranları bu değerlerden düşük olacaktır.
  • Medüller tiroid kanserinde kullanılan ilaçların Türkiye'deki ruhsat ve geri ödeme durumu bu yazıda ayrıntılı olarak doğrulanmamıştır. Çizimler basitleştirilmiştir. Akademi yorumu bize aittir.
  • Bu yazı tıbbi tavsiye değildir; sağlık kararlarınızı hekiminizle birlikte verin.

Kaynaklar

  1. Shi X, Liu Q, Xu B, et al; International Medullary Thyroid Cancer Staging Consortium. International initiative on a refined staging system for medullary thyroid cancer: a multinational multicenter study. J Clin Oncol 2026. doi:10.1200/JCO-26-01146. doi.org
  2. Adam MA, Thomas S, Roman SA, et al. Rethinking the current American Joint Committee on Cancer TNM staging system for medullary thyroid cancer. JAMA Surg 2017;152:869-876. doi.org
  3. American Joint Committee on Cancer. AJCC Cancer Staging System, Version 9 (hastalık bazında güncelleme modeli ve güncel sürüm listesi). facs.org
  4. Wirth LJ, Sherman E, Robinson B, et al. Efficacy of selpercatinib in RET-altered thyroid cancers; LIBRETTO-531 sonuçları ve FDA tam onayı (27 Eylül 2024). esmo.org
  5. OncLive. Selpercatinib significantly improves PFS and responses in advanced RET-mutant medullary thyroid cancer. onclive.com
DROZDOGAN YAPAY ZEKA

Bu yazıyı birlikte inceleyelim

Makale hakkında sorun; yanıtları sitemizdeki yayımlanmış yazılarla birlikte okuyun.

DROZDOGAN YAPAY ZEKA

Drozdogan Asistanı

Medüller Tiroid Kanserinde Evreleme Yenileniyor: 15 Ülkeden 2.573 Hastayla Yeni Öneri

Makale hakkında sorun; yanıtları sitemizdeki yayımlanmış yazılarla birlikte okuyun.

Sohbet ve gizlilik bilgisi

Bu sohbet, Drozdogan Asistanı tarafından yanıtlanır ve kalite kontrolü için yetkili site yöneticilerince incelenebilir. Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın.

Yanıtların hazırlanmasında OpenAI altyapısı kullanılır. Soru ve yanıtlar bu hizmette işlenir; sohbet kayıtları sitemizde saklanır. Kimlik, iletişim veya kişisel sağlık bilgisi paylaşmayın.

0 / 1000

Bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı veya tedavi önerisi vermez.

İlgili Makaleler

Bu konuyu farklı yönleriyle ele alan diğer yazılar.

Bilimden Haberdar Olun

Yeni yazılar ve bilimsel gelişmeler e-postanıza gelsin.

Google Analytics genel sayfalarda bu pencereye bağlı olmadan çalışır ve analitik çerezler kullanabilir. Buradaki tercihiniz yalnız harici hizmetleri yönetir.

Çerez politikası