İçeriğe geç
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan · Tıbbi Onkoloji Uzmanı

Özofagus Kanseri Cerrahisinin Tarihi: Adams ve Phemister’ın 1938 Özofajektomisi ve “İlk” Tartışması

Özofagus Kanseri Cerrahisinin Tarihi: Adams ve Phemister’ın 1938 Özofajektomisi ve “İlk” Tartışması
Bu Makalede

Yemek Borusunu Yeniden Bağlamak: 1938'de Adams, Phemister ve Özofajektomi

Dönem: 1913-1938 — dışarıdaki tüpten göğüs içindeki birleşime
Mekân: Chicago; New York; Kyoto (karşılaştırmalı kayıtlar)

110. günde Londra'daki bir laboratuvarın molekülünü izlemiştik. Bugün cerrahlara dönüyoruz. 107. günde Graham, göğüs kafesini açıp bir akciğeri çıkarmıştı; göğsün içinde ameliyat yapmanın mümkün olduğu artık biliniyordu. Ama göğsün içinden geçen başka bir organ, yemek borusu, çok daha inatçı bir sorun çıkarıyordu: çıkarmak zordu; çıkardıktan sonra yeniden bağlamak ise neredeyse hiç tutmuyordu. 1938'de iki cerrah, alt göğüs yemek borusundaki bir kanseri çıkarıp kalan parçayı mideye göğüs içinde bağladı ve hasta yıllarca yaşadı. Bu "ilk" mi? Bugünün sorusu bu; cevap, kimin ilk sayıldığına ve neye "başarı" dendiğine bağlı.

— BİR BORU, İKİ UÇ —

Neden bu kadar zor bir ameliyattı?

Yemek borusu boyundan başlar, göğüs kafesinin ortasından geçer, diyaframı aşıp mideye açılır. Göğüs içindeki bir kanseri çıkarmak, boruyu iki uca ayırmak demektir: üstte boyuna ya da göğse kalan uç, altta mide. Hasta yeniden yutabilsin diye iki ucu birleştirmek gerekir; cerrahide bu birleşime anastomoz denir.

Yemek borusunda bu işi güçleştiren özellikler anatomi kitaplarında şöyle sayılır: bağırsağın aksine dış yüzünü saran bir serozası yoktur, dikişler kası kolayca yırtar ve boru boyunca kan akımı bölge bölge değişir. Birleşim yerinden sızan yutak salgısı ve yiyecek, göğüs boşluğunda ağır bir enfeksiyona (mediastinit) yol açabilir. Üstelik göğüs kafesi açıldığında akciğerin büzüşmesi ve anestezi sorunları, antibiyotiklerin henüz yaygın olmadığı bir dönemde cerrahın yükünü ikiye katlıyordu.

— 1913: DIŞARIDA BİR TÜP —

Birleştirmeden de yaşanır mı?

Kayıtlara geçen ilk başarılı göğüs yemek borusu çıkarımı, birleşimi tamamen atlayan bir çözümdü. New York'ta çalışan Franz Torek (1861-1938), 14 Mart 1913'te göğüsteki yemek borusu kanserini çıkardı; Surgery, Gynecology and Obstetrics dergisindeki raporunun başlığı bunu "ilk başarılı olgu" diye koyar. Torek'in yönteminde boyundaki uç cilde açıldı; yutulan besin, vücudun dışından geçen kauçuk bir tüple mideye ulaştırıldı. Hasta yaşadı. Garrison-Morton bibliyografyasına göre 1925'te Archives of Surgery'de çıkan bir rapor hastanın hâlâ hayatta olduğunu yazıyordu; diğer kaynaklar toplam yaşam süresini 12 ya da 13 yıl olarak verir (fact-check notuna bakın).

Yöntem hastayı yaşattı ama onu ömür boyu bir tüpe bağlı bıraktı. Sonraki yirmi yıl boyunca cerrahlar, boruyu içeriden bağlamayı denedi. Çoğu girişim, birleşim yerindeki sızıntıyla sonuçlandı.

— 26 OCAK 1938 —

İçeride bir birleşim

26 OCAK 1938 — CHICAGO (İKİNCİL KAYNAKLARA GÖRE)

"Alt göğüs yemek borusu kanseri"

W. Adams ve Phemister'ın Journal of Thoracic Surgery'de (1938, cilt 7, sayı 6, sayfa 621-632) yayımlanan makalesinin başlığı "Carcinoma of the Lower Thoracic Esophagus" diye kaydedilir. Makalenin kendisine ulaşamadık. İkincil kaynakların anlattığına göre ameliyat 26 Ocak 1938'de yapıldı: göğüs kafesi açıldı, kanserli alt yemek borusu çıkarıldı, mide göğse çekilerek kalan yemek borusuna göğüs içinde bağlandı. Hasta ameliyatı atlatıp yıllarca yaşadı. Yaşam süresi bir kaynakta yaklaşık 10, bir başkasında 8 yıl olarak verilir.

Bu olgunun anlamı, tek bir hastanın uzun yaşamasından çok bir yöntemin mümkün olduğunu göstermesidir: tümörü taşıyan parçayı çıkarmak, mideyi yukarı çekmek, yutmayı yeniden içeriden kurmak. Torek'in tüpü kalıcı bir telafiydi; bu yöntemin hedefi ise hastanın tüple değil, ağızdan yiyip içmesiydi.

Neden 1938? Genel bağlam olarak üç gelişme birlikte anılır: göğüs kafesinin açılmasına dayanan ameliyatların 107. günde anlattığımız gibi artık yapılabilir olması, anestezi tekniklerinin ilerlemesi ve 1930'lardaki sülfonamidlerle enfeksiyonla başa çıkmanın kolaylaşması. Bunlardan hangisinin ağır bastığını kaynaklarımızla ayıramıyoruz; ayrı bir kaynakla sınamadığımız bir bağlam notu olarak okunmalı.

ANASTOMOZ: İKİ UCU BİRLEŞTİRMEK —

Ne değişti? Çıkarılan bir organ parçasının iki ucu, sızıntı yapmayacak biçimde birbirine ya da başka bir organa dikilir. Yemek borusunda mideyi göğse çekip kalan uca bağlamak bu fikrin cerrahi uygulamasıdır.

Neden önemliydi? Çünkü ameliyatın başarısı "hastanın ameliyattan sağ çıkması" ve "yutabilmesi" olarak iki parçalıdır. Tümör çıkarılsa da hasta yutamıyorsa ya da birleşim sızıyorsa ameliyat başarısızdır. Tarihte bu iki ölçüt hep birlikte aranmıştır.

— KİM İLK? —

"İlk" sözcüğü neden dikkatle okunmalı?

Bu öykünün en az üç "ilk" iddiası vardır ve hiçbiri diğerini silmez. Torek, göğüs yemek borusunu çıkarıp hastayı yaşatan, ancak birleşim kurmayan ilk olguyu bildirdi (1913). Kyoto'dan Ohsawa ise, kaynaklara göre, göğüs içinde yemek borusu ile mide arasında birleşim kurmaya Adams ve Phemister'dan önce girişti. Ohsawa'nın girişimlerinin tarihi kaynaktan kaynağa 1925, 1929, 1932 ya da 1933 olarak değişir; serinin büyüklüğü 14 ya da 16 olgu, yaşam kaybı yaklaşık yüzde 50 olarak verilir. Birincil makaleyi okuyamadığımız için bunları kesin sayamayız. Marshall da 1937 ya da 1938 olarak anılan bir yılda benzer bir başarı bildirmiştir; yıl kaynaklarda çelişir.

Adams ve Phemister'ın payı ise Batı literatüründe en sık anılan "başarılı, hayatta kalan, ayrıntılı bildirilmiş" olgu olmalarıdır. Ohsawa'nın daha erken serisinin Batı'da neden aynı ölçüde anılmadığını bu kaynaklarla açıklayamıyoruz; dil, dergi ya da sonuçların kötü olması birer varsayımdır, kanıt değil. Bu, serinin sık görünen bir motifini yinelemektedir: "reddedilen öncü". Burada soru, kimin haklı olduğu değil, bir okur topluluğunun hangi dilde, hangi dergide, kaç olguyla ikna olduğudur.

Dolayısıyla "Adams ve Phemister ilk başarılı özofajektomiyi yaptı" cümlesi, tarih bilgisi olarak fazla kesin. Daha dürüst cümle şudur: yaygın anlatılara göre alt göğüs yemek borusu kanserinde göğüs içi birleşimle başarılı sayılan bir ameliyatı, Batı literatüründe ilk kez ayrıntılı ve uzun izlemle bildirenlerden biri onlardı.

BEDEL: BİR OLGU KURAL DEĞİLDİR —

İlk başarılı olgular, ameliyatın bedelini silmez. Ohsawa'nın serisinde bildirilen yaşam kaybı, kaynaklara göre yaklaşık yarıya varıyordu. İkincil anlatılara göre 1913 ile 1938 arasındaki girişimlerin büyük kısmı başarısızlıkla bitti; kesin oran doğrulanamadı. Bir hastanın uzun yaşaması, tümörün nüksedip etmediğini ya da hastanın ne kadar iyi yutabildiğini söylemez; elimizdeki bilgi hastanın yıllarca yaşadığı kadardır.

Bugünün rakamları 1938'den çok farklı. Manchester'daki bir merkezin 15 yıllık serisinde (772 hasta, 531'i ameliyat, 449'u rezeksiyon; Thorax 1981) ameliyat kaynaklı yaşam kaybı rezeksiyon yapılanlarda yüzde 7,6'ydı; son 120 rezeksiyonda yalnızca üç hasta yaşamını yitirdi. Beş yıllık sağkalım yüzde 18, on yıllık yüzde 12 olarak öngörülmüştü. Yani ameliyatın kendi riski azaldı; hastalığın uzun dönem seyri ise çoğu hastada hâlâ ağırdı.

Bu rakamlar tek merkezin, tek dönemin serisidir; 1938'deki tek olguyla ya da başka bir ülkenin verisiyle doğrudan karşılaştırılamaz. Ameliyat sonrası yutma sorunları, beslenme güçlüğü ve yaşam kalitesi de sık bildirilen bedellerdendir.

Kalan
  • Yemek borusunun çıkarılıp mideyle göğüs içinde birleştirilebileceği fikri
  • Cerrahide başarının hem sağ çıkmayı hem de yutabilmeyi içermesi
  • Tek olgudan seriye geçme ve sonuçları sayıyla bildirme ilkesi
Düşen ya da aşılan
  • Kalıcı dış tüple yutma (Torek yöntemi)
  • "İlk başarılı olgu" anlatısının tek bir adın üstüne kurulması
  • Yalnızca ameliyatla yetinme eğilimi: sonraki yıllarda birçok merkez ameliyata kemoterapi ve radyoterapi ekledi

Bu tablo, serinin başından beri izlediğimiz bir kuralı hatırlatır: bir ameliyatın tarihi, ilk başarılı olgunun gününden çok, sonuçların sayıyla ve dürüstçe bildirildiği günde başlar. Torek'in ve Adams ile Phemister'ın olguları kapıyı gösterdi; o kapıdan geçenlerin kaç kişi olduğu, kaçının geri döndüğü ise yıllar süren seri raporlarda netleşti.

Torek, 1913dışarıda tüp, birleşim yokOhsawa, Kyotogöğüs içi birleşimAdams, Phemister, 1938Chicago; hasta yıllarca yaşadıBedelyüksek erken yaşam kaybı; olgular tek tek; tümörün seyri ayrı bir soru

Dışarıdan içeriye. Torek 1913'te yemek borusunu çıkarıp yutmayı dış tüple sağladı; Ohsawa'nın göğüs içi birleşim girişimleri ve 1938'de Adams ile Phemister'ın bildirdiği olgu, yutmayı içeriden kurmaya çalıştı. Her adımın bedeli yüksek erken yaşam kaybı ve tek tek olgulardı.

— TÜRKİYE PERSPEKTİFİ —

Alt yemek borusu kanserinin Türkiye'deki izi

Bu öykünün Türkiye ile doğrulanmış özel bir bağlantısını kuramadık; çıkarım genel. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin özofagus kanseri verilerini karşılaştıran bir çalışmada (onkder.org'da yer alıyor) Doğu Anadolu için 1996-2010 arasındaki 135, Doğu Karadeniz için 1999-2013 arasındaki 47 hasta incelenmiş. Kadın erkek oranı Doğu Anadolu'da 1,1'e 1, Doğu Karadeniz'de 2,9'a 1; tümörler her iki bölgede en sık alt yemek borusunda, yani 1938 ameliyatının hedeflediği bölgedeydi. Beş yıllık sağkalım Doğu Anadolu'da yüzde 13,4, Doğu Karadeniz'de yüzde 6,6 bildirilmiş. Çalışma nüfus paydasına dayalı insidans hesaplamıyor, bu yüzden "bir bölgede daha sık" demek, yalnızca hasta sayılarına bakmaktır. Bu bir tavsiye değil, tarihî bir bağlam notudur.

— ZİNCİR: BİR BORUNUN YOLU —

1913'TEN 1981'E

14 Mart 1913
Torek. Göğüs yemek borusu çıkarımı; yutma dış tüple.
1925
Arch Surg. Torek'in hastasının hâlâ hayatta olduğu bildirildi.
1925-1933
Ohsawa, Kyoto. Göğüs içi birleşim girişimleri; yıl kaynakta çelişkili.
1937-1938
Marshall. Benzer bir başarı; yıl kaynakta çelişkili.
26 Ocak 1938
Adams ve Phemister. Alt göğüs yemek borusu kanserinde çıkarım ve göğüs içi birleşim.
1981
Dark ve arkadaşları. Manchester serisi: rezeksiyonlarda ameliyat kaynaklı yaşam kaybı yüzde 7,6.
BUGÜN — 111. GÜN
Aynı soru. Ameliyat ne zaman yeter, ne zaman başka tedavilerle birlikte düşünülmeli?
— FACT-CHECK NOTLARI —

BU YAZIDA DOĞRULANAN VE AÇIK KALAN NOKTALAR

  • Adams ve Phemister: künye (J Thorac Surg 1938;7(6):621-632, "Carcinoma of the Lower Thoracic Esophagus"), Postlethwait'in 1983 derlemesinin kaynakça listesinden doğrulandı. Makalenin kendisi okunamadı; 26 Ocak 1938 tarihi, Chicago ve ameliyat ayrıntıları ikincil kaynaklara dayanır. Yazarlardan birinin adı kaynaklarda "William" olarak geçer; kaynakçadaki W. kullanıldı. Yaşam süresi bir kaynakta yaklaşık 10, bir başkasında 8 yıl; ikisi de ikincil.
  • Torek: künye (Surg Gynecol Obstet 1913;16:614-617) ve "hastanın 1925 raporunda hâlâ yaşadığı" bilgisi History of Medicine / Garrison-Morton kaydındandır. Ameliyat tarihi 14 Mart 1913 ve toplam yaşam süresi ikincil kaynaklardan alındı; süre 12 ya da 13 yıl olarak çelişir. Torek'in yaşam yılları (1861-1938) aynı kayıtta yazılıdır; New York bilgisi genel biyografiye dayanır ve bu yazı için yeniden doğrulanmadı.
  • Ohsawa: yıl (1925, 1929, 1932 ya da 1933), seri büyüklüğü (14 ya da 16) ve yaşam kaybı oranı (yaklaşık yüzde 50) kaynaklar arasında tutarsız; birincil makale okunmadı. Bu yüzden "ilk" iddiası kullanılmadı.
  • Marshall: 1937 ya da 1938; çelişki çözülemedi.
  • Dark ve arkadaşları: J. F. Dark, H. Mousalli, R. Vaughan, "Surgical treatment of carcinoma of the oesophagus", Thorax cilt 36, sayı 12, sayfa 891 başlangıçlı; 1981 yılı cilt numarasından çıkarıldı. Rakamlar (772/531/449; yüzde 9,2 genel, yüzde 7,6 rezeksiyon; son 120'de üç; 5 yıl yüzde 18, 10 yıl yüzde 12) derginin sayfa özetinden alındı.
  • Bağlam notu: 1938 öncesi koşullara ilişkin cümle (göğüs ameliyatları, anestezi, sülfonamidler) genel tıp tarihi bilgisidir; bu yazıda ayrı bir kaynakla sınanmadı.
  • Kapsam dışı bırakılanlar: boyun yemek borusu rezeksiyonlarının 1870'lere uzandığı anlatılır (Czerny) ve 1900'lerin başındaki deneysel girişimler (Dobromyslov) anılır; bu yazıda birincil kaynakla doğrulanamadığı için yazıya alınmadı. 1913-1938 arasındaki girişimlerin büyük kısmının başarısız olduğu bilgisi ikincil bir anlatıdır, sayı verilemedi.
  • Türkiye verisi: onkder.org sayfasındaki çalışmanın (Doğu Anadolu 1996-2010, 135 hasta; Doğu Karadeniz 1999-2013, 47 hasta) yazar ve dergi künyesi sayfadan çıkarılamadı. Çalışmada bölge insidansı nüfus paydasıyla hesaplanmamış; anlamlılık testi de sayfada yer almıyor. Sağkalım rakamları (yüzde 13,4 ve 6,6) tedavi türüne göre ayrılmamıştır.
YARIN — 112. GÜN

Prostatın Zinciri: 1941'de Huggins ve Hormonal Tedavi

110. günde DES'in prostat kanserindeki kullanımına değinmiş, asıl öykünün Huggins'e ait olduğunu söylemiştik. Yarın aynı şehre, Chicago'ya dönüyoruz: bir üroloğun, prostat kanserinin erkek hormonlarına bağımlı olabileceğini 1941'de nasıl gösterdiğini, 91. günde Beatson'la başlayan hormon ekseninin buraya nasıl bağlandığını ve bu yaklaşımın bedelini göreceğiz.

Yazarın notu: Bu yazıyı yazarken "ilk"in iki ayrı anlamını ayırmak zorunda kaldık: kayda geçen ilk olgu ile okunan, anılan, yayılan ilk olgu. İkisi her zaman aynı kişi değildir. Ohsawa'yı birincil makaleden okuyamadığımız için ona hak ettiği ağırlığı veremedik; bu, bir eksiğimizdir ve kaynaklardan biri elimize geçtiğinde yazı düzeltilmelidir.

Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Adams W, Phemister D. Carcinoma of the lower thoracic esophagus. J Thorac Surg 1938;7(6):621-632.
  2. Torek F. The first successful case of resection of the thoracic portion of the oesophagus for carcinoma. Surg Gynecol Obstet 1913;16:614-617. (Künye: historyofmedicine.com, kayıt 4045.)
  3. Dark JF, Mousalli H, Vaughan R. Surgical treatment of carcinoma of the oesophagus. Thorax cilt 36, sayı 12, s. 891 (thorax.bmj.com).
  4. Postlethwait RW. Carcinoma of the thoracic esophagus. Surg Clin North Am 1983;63(4):933-940. doi:10.1016/s0039-6109(16)43094-x.
  5. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin özofagus kanseri karşılaştırması. onkder.org, çalışma sayfası.
  6. Mukherjee S. İmparatorluğun Kralı / The Emperor of All Maladies: A Biography of Cancer. New York: Scribner, 2010. (Genel çerçeve.)

Bu yazı "365 Günde Kanser Tarihi" serisinin 111. günüdür. 1938'de Adams ve Phemister'ın bildirdiği, alt göğüs yemek borusu kanserinde tümörlü parçayı çıkarıp mideyi göğüs içinde bağlayan ameliyat, özofagus cerrahisinin tarihinde sık anılan bir dönüm noktasıdır. Metin tarihî-popüler bir bakışla hazırlanmıştır; tanı veya tedavi önerisi içermez, kendi sağlığınız için hekiminize danışın. Bilgiler birincil makalelere ve güvenilir ikincil kaynaklara dayanır; yalnızca ikincil kaynaklara dayanan ayrıntılar fact-check notlarında belirtilmiştir.

DROZDOGAN YAPAY ZEKA

Bu yazıyı birlikte inceleyelim

Makale hakkında sorun; yanıtları sitemizdeki yayımlanmış yazılarla birlikte okuyun.

DROZDOGAN YAPAY ZEKA

Drozdogan Asistanı

Özofagus Kanseri Cerrahisinin Tarihi: Adams ve Phemister’ın 1938 Özofajektomisi ve “İlk” Tartışması

Makale hakkında sorun; yanıtları sitemizdeki yayımlanmış yazılarla birlikte okuyun.

Sohbet ve gizlilik bilgisi

Bu sohbet, Drozdogan Asistanı tarafından yanıtlanır ve kalite kontrolü için yetkili site yöneticilerince incelenebilir. Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın.

Yanıtların hazırlanmasında OpenAI altyapısı kullanılır. Soru ve yanıtlar bu hizmette işlenir; sohbet kayıtları sitemizde saklanır. Kimlik, iletişim veya kişisel sağlık bilgisi paylaşmayın.

0 / 1000

Bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı veya tedavi önerisi vermez.

İlgili Makaleler

Bu konuyu farklı yönleriyle ele alan diğer yazılar.

Bilimden Haberdar Olun

Yeni yazılar ve bilimsel gelişmeler e-postanıza gelsin.

Google Analytics genel sayfalarda bu pencereye bağlı olmadan çalışır ve analitik çerezler kullanabilir. Buradaki tercihiniz yalnız harici hizmetleri yönetir.

Çerez politikası