Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Pankreas kanseri - Kemoterapi ve Akıllı İlaçlar - Pankreas kanseri tedavisinde şimdiye kadar alınan en iyi sonuçlar

Pankreas kanseri tedavisinde şimdiye kadar alınan en iyi sonuçlar

Pankreas kanseri tedavisinde şimdiye kadar alınan en iyi sonuçlar
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
22.10.2019

İleri evre pankreas kanseri olan hastalarda yapılan küçük bir klinik araştırma, şu anda standart tedavi olan olan ikili kemoterapiye üçüncü bir kemoterapi eklenmesinin, tümör küçülmesini ve genel sağkalımı önemli ölçüde desteklediğini tespit etti.

Çalışmada, ileri evre pankreas kanserinin standart tedavisi olan nab-paklitaksel artı gemsitabine, sisplatin eklenmiştir.

Klinik araştırmanın baş yazarlarından Gayle Jameson, "Hem ortanca progresyonsuz (ilerlemesiz) sağkalım hem de genel sağkalım, ikili standart kemoterapi ile elde edebileceğimizin neredeyse iki katıydı, bu nedenle bu hastalıkta gerçek bir ilerleme kaydettiğimize inanıyoruz" dedi.

Pankreas kanseri hücrelerinde DNA onarım sorunu olduğunu biliyoruz ve mevcut standart tedavi, bu açığı hedef almamaktaydı. Sisplatin, DNA onarım problemleri olan hücreleri hedef alabilmekte ve bu yüzden işe yaramış olabilir.

Çalışma, 3 Ekim 2019'da Journal of the American Medical Association (JAMA) Oncology'de yayımlandı.

Araştırmacılar bu üçlü rejime, triple-drug regimen ('TGen Triple') adını vermişler.

Sonuçların detayları

Çalışmaya ortanca yaşı 65 olan ve daha önce tedavi almamış 25 ileri evre pankreas kanserli hasta dahil edildi.

Bu hastaların çoğunda (% 76) başlangıçta CA19-9 seviyeleri yüksekti ve daha sonra bu tümör markırının ölçümleriyle 18 hasta takip edildi.

Tüm hastalar 1.-8. günlerde ve 21 günde bir kemoterapi şu dozlarda aldı:

• nab-paklitaksel 125 mg/m2

• gemsitabin 1000 mg/m2 ve

• sisplatin (şu 3 dozdan birini 25 mg/m2; 37.5 mg/m2 ya da 50 mg/m2)

Sisplatin için maksimum tolere edilen dozun, 25 mg/m2 olduğu ortaya çıktı.

Hastalara ayrıca her bir döngünün 2. ve 9. günlerinde agresif şekilde hidrasyon (sıvı) verildi ve her döngünün 9. gününde deri altından pegfilgrastim verildi (lökopeni ve nötropeniyi önlemek için).

Ortanca tedavi süresi 8 kür / döngü idi ve grubun neredeyse üçte biri en az 6 ay tedavi görebildi.

• Değerlendirilebilir 24 hastada objektif yanıt oranı % 71 idi

• İki hastanın (% 8) tam bir yanıt ve 15 hastanın (% 62) kısmi bir yanıt elde ettiği bildirildi.

• Araştırmacılar, hastalığın diğer dört hastada (% 17) stabilize olduğunu, ancak üç hastanın (% 12) progresif (ilerleyici) hastalığa sahip olduğunu bildirdi.

• 24 hastanın 16'sı (% 64) 1 yıl, 10'u (% 40) 2 yıl hayatta idi.

• 3. yılda, dört hastanın (% 16) hala hayatta olduğunu ve bir (% 4) hastanın 4 yıldan fazla yaşadığı bildirildi.

Önceki çalışmaların sonuçları ile karşılaştırma

Tarihsel olarak, ileri evre pankreas kanserli hastalar, herhangi bir tedavi almazlarsa genel sağkalım süreleri 3 ila 6 ay arasında değişmekteydi.

İleri evre pankreas kanserini tedavi etmek için onaylanan ilk ilaç olan gemsitabinle bu süre yaklaşık 7 aya yaklaştı.

Sonra nab-paklitaksel artı gemsitabin birlikte genel sağkalımı 8.5 aya kadar uzattı. Daha sonra FOLFIRINOX ile 11 ayı buldu.

Şimdi, bu çalışmada kullanılan üçlü ilaç rejimi ile ortanca genel sağkalım 16.4 ay olarak bulundu. Bu çalışmada ortanca progresyonsuz sağkalım 10.1 aydı ve 9 haftalık takipte % 88 hastalık kontrol oranı sağlandı.

Yan etkiler

Tedaviyle ilişkili ciddi (3. derece veya daha yüksek) yan etkiler çoğunlukla hematolojik (kan tablosu ile ilgili) idi, hastaların % 68'inde trombositopeni, % 32'sinde anemi ve % 24'ünde nötropeni gelişti.

Ölümcül olaylar, 24 hastanın üçünde (% 12) meydana geldi ve bunlardan ikisinin çalışmaya katılımla ilgili olduğuna karar verildi.

Hematolojik yan etkiler sıklıkla görülmekle birlikte, çoğu olumsuz olay klinik müdahale gerektirmedi ve tedavinin toleransı kabul edilebilirdi; hastaların neredeyse üçte ikisi 3 ya da daha fazla döngü için tam doz tedavisini tamamladı.

Bu çalışmada bildirilen yüksek objektif yanıt oranı, faz 1b / 2 pankreas kanseri klinik çalışmalarında gözlemlenen en yüksek oranlar arasındadır.

Araştırmacılar ayrıca, başlangıçta yüksek CA19-9 seviyelerine sahip hastaların çoğunun, CA19-9 seviyelerinde hızlı bir düşüşe sahip olduğunu ve bunun tümör boyutunda bir düşüşü gösteren radyolojik bulgularla tutarlı olduğunu da not ettiler.

Bununla birlikte bu küçük çaplı klinik çalışmanın sonuçları, daha büyük çaplı bir faz-3 çalışma ile doğrulanma gereksinimi duymaktadır. Metastatik pankreas kanseri için bu üçlü rejimin faz-3 çalışması şimdi devam etmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.