0
Yedi Siyah Giysili Adam, Bir Şarap Kordiyali ve Yirmi Dakikalık Bağırış

Yedi Siyah Giysili Adam, Bir Şarap Kordiyali ve Yirmi Dakikalık Bağırış

Frances Burney'nin 30 Eylül 1811 Mektubu ve Anestezisiz Cerrahinin Birinci-Ağız Tanıklığı

📅 71. Gün · 365 Günde Kanser Tarihi Serisi
🩺 Dönem: 1811-1812
🇫🇷 Mekân: Paris — Rue de Miromesnil, Madame d'Arblay'in dairesi

30 Eylül 1811 Pazartesi sabahı, Paris'in Rue de Miromesnil'deki bir dairede, elli dokuz yaşındaki bir kadın kendi yatak odasında yedi siyah giysili erkeğin gelmesini bekledi. Anestezi yoktu — eter günü Boston'da 35 yıl, kloroform Edinburgh'da 36 yıl ileride. Asepsi yoktu — Lister'in karbolik asidi 56 yıl ileride. Antibiyotik yoktu — penisilinin keşfine 117 yıl. Ağrı kesici olarak ona verilen tek şey küçük bir bardak şarap kordiyaliydi. O sabah, Frances Burney — Avrupa'nın en ünlü kadın romancılarından biri, Virginia Woolf'un sonradan "İngiliz kurgusunun annesi" diyeceği yazar — sağ memesindeki tümörü çıkarmak üzere yapılan ameliyatı tam bilinçle yaşadı. Ameliyat yaklaşık yirmi dakika sürdü. Burney ameliyatın başından sonuna kadar bağırdı ve bilincini hiç kaybetmedi. Altı ay sonra, 22 Mart 1812'de, kız kardeşi Esther'e yazdığı yaklaşık on iki sayfalık mektupta — sonraki dört ay boyunca defalarca düzelterek tamamlayacağı bu mektupta — yaşadığı her şeyi yazdı. Bu mektup bugün tıp tarihinin en sarsıcı birinci-ağız belgesidir: anestezisiz cerrahinin, kanser tanısının, kötü haber alma sürecinin, kadın hasta - erkek hekim ilişkisinin, ölmek ile yaşamak arasındaki incelmiş çizginin bir hasta tarafından — bir yazar tarafından — kayda geçirilmiş tek detaylı tanıklığıdır. Bugünkü yazımız, o mektubun ve onu yazan kadının hikâyesidir.

FRANCES BURNEY KİMDİR?

Romancı, Kraliçe Sarayında Hizmetli, Napolyon Fransa'sında Bir İngiliz

Frances Burney 13 Haziran 1752'de İngiltere'nin Norfolk bölgesinde, King's Lynn kasabasında doğdu. Babası Charles Burney, dönemin önde gelen müzikolog ve hekimlerinden biriydi; Bach, Handel, Haydn ve Mozart'ın çağdaşı olarak Avrupa müzik tarihinin ilk büyük genel anlatısını yazmıştı. Annesi Esther Sleepe ise Frances henüz on yaşındayken öldü. Frances, evlerinde aile dostu olarak gelip giden Samuel Johnson, Joshua Reynolds, David Garrick gibi 18. yüzyıl İngiliz aydınlanmasının merkez figürlerinin sohbetlerinde yetişti. Yazmaya genç yaşta başladı; on altı yaşında günlüğünü açtı — bu günlük ölümüne kadar yetmiş yıl boyunca tutulacak, modern okur için 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başı İngiliz yaşamının en ayrıntılı tarihsel kaynaklarından biri olacaktı.

İlk romanı Evelina'yı 1778'de 26 yaşında, anonim olarak yayımladı; kitap büyük başarı kazandı, sonra ardından Cecilia (1782) ve Camilla (1796) geldi. Jane Austen, kendi Pride and Prejudice'in başlığını Burney'nin Cecilia'sından aldı; Austen'in mektupları Burney'i "en sevdiğim yazar" diye anar. 1786-1791 arasında beş yıl boyunca Kraliçe Charlotte'un (III. George'un eşi) Keeper of the Robes görevinde sarayda hizmet etti — orada yıllarca süren kraliyet hastalığını ve III. George'un akıl sağlığı krizini yakından gözlemledi.

1793'te bir Fransız sürgün, Napolyon ordusunda eski subay Alexandre-Jean-Baptiste Piochard d'Arblay ile evlendi. Adı bundan sonra "Madame d'Arblay" olarak da anılacaktı. 1801'de Napolyon dönemi Fransa'sına döndüler; Frances, oğulları Alexander'la birlikte Paris'te bir hayat kurdu. 1810 sonbaharında — yani 58 yaşındayken — sağ memesinde bir ağrı hissetmeye başladı. Bu, hikâyenin başlangıcıydı.

BİR YILLIK BEKLEYİŞ

1810 Sonbaharından 1811 Eylülüne: Tanı, İnkâr, Kabul

Burney mektubunda hastalığın ilk belirtilerini ayrıntılı tarif eder: "1810 Ağustos'unda göğsümde küçük bir ağrı beni rahatsız etmeye başladı." Ağrı önce hafifti ve sürekli değildi; sonraki haftalarda yoğunlaştı ama "keskin değil, ağır" diye yazar. Eşi Alexandre ısrarla onu hekim çağırmaya zorlamıştı, Burney önce direnmişti. "Korkularını yersiz buluyordum," diye yazar mektubunda — "bu yanlış güveni şimdi anlatıyorum ki, sevgili Esther'im, kız kardeşlerim ve yeğenlerim için bir uyarı olsun, eğer benzer hisler benzer alarmı uyandırırsa." Bu cümleler 1812'de yazılmış ama 21. yüzyılın meme kanseri farkındalığı kampanyalarında hâlâ kullanılabilecek bir öngörü taşır.

Sonbahar boyunca Burney, eşinin baskısıyla hekimlere danıştı. Önce aile dostu Dr. Jouart, sonra eşinin eski arkadaşı Antoine Dubois — dönemin Paris'inin en ünlü cerrahlarından biri, İmparator Napolyon'un ikinci eşi İmparatoriçe Marie-Louise'in hamileliğini yöneten hekim. Dubois Burney'i muayene etti, bir tedavi protokolü önerdi; ama belirtiler ilerlemeye devam etti. Dubois'in saray hizmetleri (Marie-Louise 20 Mart 1811'de Napolyon'un oğlu II. Napolyon'u doğurdu) onun uzun süre Burney ile ilgilenmesini engelliyordu. Bunun üzerine eşi başka bir uzman çağırdı: Baron Dominique-Jean Larrey.

BARON DOMINIQUE-JEAN LARREY (1766-1842) — NAPOLYON'UN BAŞ CERRAHI

Burney'nin operasyonunu yöneten cerrah, sıradan bir hekim değildi. Dominique-Jean Larrey, Napolyon İmparatorluk Muhafızlarının baş cerrahıydı; Mısır seferinden (1798-1801) Rus seferine (1812) ve Waterloo'ya (1815) kadar Napolyon savaşlarının tüm cephelerinde görev yapmış; yaralı askerleri hızla tahliye etmek için ambulance volante ("uçan ambulans") sistemini icat etmişti — modern askeri ve sivil ambulans sisteminin atası. Triyaj kavramını da o sistematikleştirdi: yaralıyı sosyal statüsüne göre değil, tıbbi aciliyetine göre değerlendirme.

Napolyon onun hakkında şöyle dedi: "Hayatımda tanıdığım en erdemli adam." Larrey'nin adı bugün Paris'teki Arc de Triomphe'un üzerine kazılı 660 isim arasındadır — ordu generallerinin yanında, savaş alanında savaşçı değil hekim olarak. Burney'i muayene ettiğinde Larrey 45 yaşındaydı, deneyimi devasaydı, ama onunla ilgilenirken bir savaşçı değil, ürkek bir adamdı. Burney mektubunda onu "karşılaştığım en saygıdeğer, tekil olarak mükemmel insan" diye anar.

Larrey, Burney'i Mart 1811'den itibaren takip etti. Aylar boyunca ameliyat kararını ertelemeye çalıştı; tıbbi tedaviler, diyet, yatak istirahatı önerdi. Tek başına ameliyata karar veremediği için Fransa'nın en önde gelen anatomisti Dr. Ribe'yi ve başka bir uzman olan Dr. Moreau'yu ikinci ve üçüncü görüş için çağırdı. Üç hekim birlikte Burney'i değerlendirdiler ve 1811 Eylül'ünde fikir birliğine vardılar: ameliyat zorunluydu. Larrey kararı Burney'e götürdüğünde — kadının yazdığına göre — "gözlerinde yaşlarla" söyledi.

30 EYLÜL 1811 — AMELİYAT GÜNÜ

"Yedi Siyah Giysili Adam" ve Yirmi Dakika

Burney'in mektubu, ameliyat gününün öncesindeki saatleri, hekimlerin gelişini, odanın hazırlanmasını ve sonrasında olan her şeyi olağanüstü ayrıntıyla anlatır. Ameliyat sabahı Larrey kapıyı çaldı; Burney hemen anladı.

📅 30 EYLÜL 1811 — BURNEY'İN MEKTUBUNDA AKTARDIĞI ZAMAN ÇİZELGESİ

Sabah ~11:00
M. Larrey gelir. Burney'i odasına çağırır ve ameliyatın bugün yapılacağını söyler. "İki saatim var mı?" diye sorar Burney. Larrey "Çok daha az" der.
~11:30
Eşi Alexandre ve oğlu evden uzaklaştırılır — Burney, onlara katlanılmaz olabilecek bir şeyi yaşatmak istemez. Hizmetçileri de odadan çıkarır.
~12:00 - 14:00
Hekimler tek tek gelir. Burney mektupta sayar: "yedi siyah giysili adam" — Dubois, Larrey, Ribe, Moreau, Dubois'in iki asistanı ve bir öğrenci. Odaya iki sandalye, bir yatak (eski kanepenin üzerine konmuş çarşaflar) yerleştirilir.
~14:00
Burney'e bir şarap kordiyali verilir — bu, ameliyat öncesi tek "hazırlık"tır. Burney yatağa çıkarılır, sırtüstü yatırılır. Gözlerini bir kambrik mendille örtmeyi reddeder; ama sonradan örtmek zorunda kalır çünkü görüntü dayanılmazdır.
~14:05
Dubois, üç parmağı arasında havaya "çizgi - çarpı - daire" şeklinde sessiz bir işaret yapar. Bu, dönemin Paris cerrahisinde "ekstirpasyon" (genişletilmiş eksizyon) için kullanılan sessiz sinyaldir. Burney bunu mektubunda kaydeder; kelimenin anlamını sonra anlayacaktır.
~14:05 - 14:25
Ameliyat. Yaklaşık 20 dakika. Burney'in yazdığı: "Korkunç çelik göğse daldırıldığında — damarları, atardamarları, eti, sinirleri keserken — sesimi tutmam için emir gerekmedi. Bir çığlığa başladım ve bu çığlık kesimin tüm süresince kesintisiz sürdü — kulaklarımda hâlâ çınlamaması neredeyse bir mucize."
~14:25
Cerrah aleti damarın yönüne ters çevirir. Et direnir. Sağdan sola elini değiştirmek zorunda kalır. Burney bilincini kaybetmek üzeredir ama kaybetmez.
~14:30
Tümör çıkarılır. Larrey son kesiyi yapar — Burney'in kendi tarifiyle, "kemiğe kazır gibi". Yara temizlenir, sarılır. Hekimler ayrılır. Burney bilinçlidir, konuşmaktadır, ama "ölümle aramda bir saçtan az" mesafe olduğunu hisseder.
Akşam
Eşi geri döner. Larrey gece tekrar gelir; Burney'in hayatta olduğunu görür, ağlar. Burney mektupta yazar: "Cerrahım benden daha çok travma yaşamış görünüyordu."
Mektubun en sarsıcı detaylarından biri burada: Hasta, ameliyatın sonunda kendi acısından çok hekiminin yaşadığı travmayı düşünüyor. Bu bir 18. yüzyıl sonu hasta-hekim ilişkisinin değil, modern hasta empati kavramının erken bir örneğidir. Frances Burney, kendi bedeninin sınırlarının ötesinde, hekiminin ruhsal sınırını da görür.
MEKTUBUN KENDİSİ

22 Mart 1812 - 1812 Yazı: Altı Ay Sonra Yazılmaya Başlanan Mektup

Burney ameliyattan sonra altı ay boyunca kendine gelmek için bekledi. Mektubu yazmaya başlama tarihi 22 Mart 1812'dir. Yazımı tek bir oturuşta değil, sonraki dört ay boyunca defalarca devam etti, durdurdu, gözden geçirdi, sildi, yeniden yazdı. Bitirdiğinde elde yaklaşık 12 sayfalık bir el yazması vardı — modern baskıda yaklaşık 7.000 kelime. Mektubun başına şu notu düştü: "Account from Paris of a terrible operation — 1812" ("Paris'ten Korkunç Bir Ameliyatın Hesabı — 1812").

Mektup hayatı boyunca yayımlanmadı. Burney bunu özel bir aile belgesi olarak tasarladı, kız kardeşi Esther'e ve aile içine açıktı. Ama 1840'ta Burney 87 yaşında öldüğünde günlüğü ve mektupları geride kaldı; 1842-1846 arasında yayımlanan Diary and Letters of Madame d'Arblay (7 cilt) seçilmiş bölümleri içerdi; ama mastektomi mektubunun tam metni ancak 1975'te Joyce Hemlow tarafından yapılan akademik kritik basımda yayımlandı.

Bugün orijinal mektup New York Public Library'nin Berg Collection'unda, Burney'in diğer evrakları arasında muhafaza ediliyor. 2018'de British Library, mektubun seçilmiş bölümlerini kamuya açık çevrimiçi koleksiyonunda yayımladı. Onu okuyan herkes, 213 yıl önce Paris'in Rue de Miromesnil'inde olanları doğrudan o günü yaşayan kadının sesinden duyabilir.

Korkunç çelik göğse daldırıldığında — damarları, atardamarları, eti, sinirleri keserken — sesimi tutmam için emir gerekmedi. Bir çığlığa başladım ve bu çığlık kesimin tüm süresince kesintisiz sürdü — kulaklarımda hâlâ çınlamaması neredeyse bir mucize. O kadar dayanılmaz bir ızdıraptı ki!

Aletin yeniden bana — sanki damarın aksi yönünde diyebilirsem — kazıdığını hissettiğimde, et öyle bir güçle direniyordu ki cerrahın elini yoruyor ve geri itiyordu; sağdan sola değiştirmek zorunda kaldı — işte o zaman, gerçekten, öldüğümü düşündüm. Çığlıklarımı yenilemeye çalışmadım — bunu yapamadım; öyle güçsüzdüm.

Ah, sevgili Esther'im! — ne kadar mucizevi şeyler yaşadığımı seninle anlatabilseydim! — ama bu hatıranın tüm kelimelerini bulmak imkânsız. Frances Burney, Kız Kardeşi Esther Burney'e Mektup, 22 Mart - Haziran 1812 (uyarlanmış çeviri, Berg Collection, NYPL)
MEKTUBUN TIP TARİHİ AÇISINDAN DEĞERİ

Hasta Tanıklığının Doğum Sertifikası

Burney'in mektubu, tıp tarihinde birkaç açıdan benzersizdir:

Birincisi, anestezisiz cerrahinin hasta tarafından belgelenmiş ilk ayrıntılı tanıklığıdır. 1846'da Boston'da William Morton'un eter anestezisiyle modern cerrahinin başlamasından önce, Avrupa ve Amerika hastanelerinde tüm büyük ameliyatlar Burney'in yaşadığı koşullarda yapılıyordu. Cerrahların kayıtları (hız, teknik, sonuç) çoktu; hastaların kayıtları neredeyse hiç yoktu. Burney'in mektubu, modern hastanın "ameliyatı yaşamak nasıl bir şeydir?" sorusuna verilmiş tek dolu cevaptır. Bu, tıp tarihinde hasta sesinin doğum sertifikasıdır.

İkincisi, hasta-hekim ilişkisinin asimetrisinin erken bir resmidir. Burney mektubunda hekimlerin onun karar süreçlerine nasıl müdahale ettiklerini, korkularını nasıl hafife aldıklarını, ama aynı zamanda ona nasıl sevgi ve sabırla davrandıklarını ayrıntılı anlatır. Larrey'nin "gözlerinde yaşlarla" ameliyat kararını söylemesi, Dubois'in "acı çekmeyi beklemelisin, seni aldatmak istemiyorum" cümlesi, Ribe'in "çığlık atmaktan korkma, kocan doğum yaparken çığlık atan kadından söz etti bana, mutlu oluyorum" gibi tuhaf cesaret verme girişimleri — hepsi modern hasta iletişimi pedagojisinin erken örneklerini görmemizi sağlar.

Üçüncüsü, kadın hastanın bedensel ajansının (yani kendi bedenine dair karar verme hakkının) sınırlarını ortaya koyar. Burney, 59 yaşında, yetişkin bir kadın, yazar, dünya çapında ünlü — ama gene de eşinin, hekimlerin, kız kardeşinin ısrarı olmadan ameliyatı kabul etmiyor; karar süreci aylar sürüyor; ameliyat günü ona yaklaşık iki saatlik bir önbildirim veriliyor. 21. yüzyılın bilgilendirilmiş onam (informed consent) kavramının yokluğunda kadın hastanın bedensel kararları kollektif bir aile-hekim müzakeresinin ürünüydü.

Dördüncüsü, klinik olarak okunduğunda mektup, dönemin meme kanseri cerrahi pratiğinin teknik detaylarına ışık tutar. Dubois'in "çizgi - çarpı - daire" işareti, modern tarihçi Zoe Copeman'ın gösterdiği gibi, dönemin Paris cerrahisinde ekstirpasyon (geniş eksizyon) için kullanılan sessiz sinyal sistemiydi — hastayı korkutmadan cerrahlar arası iletişim sağlamak için. Larrey ve Dubois, dün anlattığımız Le Dran'ın 1757 cerrahi algoritmasının 54 yıl sonraki çağdaş uygulayıcılarıydı: Le Dran'ın "kademeli yaklaşım" prensibi, 1811'de Paris'in en ünlü cerrahları tarafından bir kadın hastada gerçek hayatta uygulanıyordu.

🩺 KLİNİK BİR OKUMA: BU GERÇEKTEN KANSER MİYDİ?

Modern tıp tarihçilerinin tartışmalı bir sorusu: Burney'in tümörü gerçekten malign miydi? Burney'in mektubunda anlattığı belirti tablosu — sertleşen, yavaş büyüyen, ağrılı ama keskin olmayan göğüs kitlesi — modern okuma ile büyük olasılıkla bir invaziv duktal karsinom (IDK) ile uyumludur. Ancak Burney'in operasyondan sonra 29 yıl daha yaşaması ve 87 yaşında nüks olmadan ölmesi, iki olası açıklama doğuruyor:

(1) Tümör gerçekten malign idi ama lokalize evrededeydi (yani sadece memede, lenf nodu tutulumu olmadan); cerrahi geniş bir margin ile yapıldı; tam küratif rezeksiyon başarıldı. Bu, 21. yüzyılın "erken evrede yakalanan lokalize meme kanseri" senaryosunun bir 1811 örneğidir. (2) Tümör malign değildi — büyük bir fibroadenom veya başka bir benign kitleydi; cerrahi gereksizdi ama hastayı öldürmedi. Modern paleopatolojik literatürde her iki olasılık da tartışılır; konsensüs olmasa da çoğu yorumcu (1) seçeneğini tercih eder, çünkü dönem cerrahları tanıda görece deneyimli ve hata oranı düşüktür. Sonuç: Burney muhtemelen meme kanseri olduğu, lokalize evrede tanı aldığı ve anestezisiz mastektomi ile tam kür sağladığı için 29 yıl daha yaşamış olabilir.

SONRAKİ 29 YIL

1811'den 1840'a: Yazmaya Devam Etmek

Burney ameliyattan sonra hızla iyileşti. 1812 boyunca yatak istirahatı, ardından evde yavaş yavaş eski hayatına dönüş; aynı yıl sonbaharda Napolyon savaşları nedeniyle eşi ve oğluyla birlikte Fransa'dan İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı. 1814'te beşinci ve son romanı The Wanderer'ı yayımladı; eleştirmenler tarafından soğuk karşılandı ama satışı iyiydi. 1818'de eşi Alexandre öldü. 1832'de — yani 80 yaşındayken — babasının üç ciltlik biyografisini, Memoirs of Doctor Burney'i yayımladı. Tek oğlu Alexander 1837'de 43 yaşında öldü.

Frances Burney 6 Ocak 1840'ta Bath şehrinde 87 yaşında öldü. Ölüm nedeni "yaşlılık" olarak kaydedildi — meme kanseri nüksü yok, başka bir kanser yok. Mezarı Bath şehrindeki Walcot Mezarlığı'ndadır; eşi Alexandre ve oğlu Alexander'la birlikte yatar.

1811 ameliyatından ölüme kadar geçen 28 yıl 3 ay, dönem meme kanseri cerrahisi için olağanüstüdür. Karşılaştırma için: 19. yüzyıl başında meme kanseri cerrahisi geçiren kadınların büyük çoğunluğu 5 yıl içinde nüksten veya post-operatif komplikasyonlardan ölüyordu. Burney bu istatistiğin çok ötesinde yaşadı — ve onun yaşadığı 29 yıl boyunca yazmaya devam etti.

MEKTUBUN UZUN VADELİ MİRASI

Hasta Avukatlığının 19. Yüzyıldaki İlk Sesi

Burney'in mektubu yayımlandığı 1975'ten sonra modern feminist tıp tarihçileri için bir dönüm noktası oldu. Audre Lorde'un The Cancer Journals (1980), Rose Kushner'in 1970'lerdeki meme kanseri aktivizmi, Susan Sontag'ın Illness as Metaphor'u (1978), Christopher Hitchens'ın Mortality'si (2012), Paul Kalanithi'nin When Breath Becomes Air'ı (2016) — hepsi, Frances Burney'in 1812'de açtığı geleneğin uzantılarıdır: hasta kendi sözünü söyler. Bu gelenek, modern onkoloji etiğinin (bilgilendirilmiş onam, paylaşılan karar verme, hasta-merkezli bakım) felsefi temellerinden biridir.

Türkiye için de bu çizgide işaretler vardır. Türk edebiyatında hasta tanıklığı için Hüsamettin Bozok'un kanser anlatımları (1980'ler), Tezer Özlü'nün hastalık günlükleri, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'da yer alan kanser-ilişkili pasajlar, Cemil Meriç'in son yıllarındaki günlükleri — Türkçe okur için kendi hasta tanıklığı geleneğinin örneklerini sunar. Burney'in mektubunun ruhu, kelimelerin ötesinde, evrenseldir.

🔍 KISA BİR FACT-CHECK NOTU

  • Frances Burney doğum-ölüm: 13 Haziran 1752, King's Lynn, Norfolk — 6 Ocak 1840, Bath, 87 yaşında
  • Eşi: Alexandre-Jean-Baptiste Piochard d'Arblay (1754-1818), Fransız subay; evlilik 1793
  • Yayımlanmış romanları: Evelina (1778), Cecilia (1782), Camilla (1796), The Wanderer (1814)
  • Saray görevi: 1786-1791, Kraliçe Charlotte'un Keeper of the Robes
  • İlk meme belirtileri: Ağustos 1810
  • Tanı dönemi: Eylül-Ekim 1810'dan Eylül 1811'e, yaklaşık bir yıl
  • Ameliyat tarihi: 30 Eylül 1811 Pazartesi, Paris, Rue de Miromesnil'deki kendi dairesi
  • Cerrah: Baron Dominique-Jean Larrey (Napolyon'un baş cerrahı, 1766-1842)
  • Konsültan hekimler: Antoine Dubois (İmparatoriçe Marie-Louise'in hekimi), Dr. Ribe (anatomist), Dr. Moreau
  • Toplam hekim sayısı odada: 7 ("seven men in black")
  • Anestezi: Yok — sadece bir bardak şarap kordiyali
  • Ameliyat süresi: Yaklaşık 20 dakika
  • Mektubun yazımı: 22 Mart - Haziran 1812, dört aylık süreçte tamamlandı
  • Mektubun uzunluğu: Yaklaşık 12 sayfa, ~7.000 kelime
  • Mektubun yeri: New York Public Library, Henry W. and Albert A. Berg Collection
  • Tam akademik baskı: Joyce Hemlow (ed.), The Journals and Letters of Fanny Burney cilt 6, Oxford 1975
  • Ameliyat sonrası yaşam süresi: 28 yıl 3 ay (nüks olmadan)
YARIN
📖 YARIN — 72. GÜN

Napolyon Bonapart'ın Mide Kanseri ve Bonapart Ailesinde Herediter Bir Şüphe (1821 St. Helena)

Frances Burney'in mektubunda gördüğümüz Napolyon dönemi Paris'inden, bu kez aynı imparatorun ölüm yatağına geçiyoruz. 5 Mayıs 1821'de St. Helena Adası'nda 51 yaşında ölen Napolyon'un otopsi raporu — meme kanseri cerrahisiyle aynı çağda yapılan ve dönemin tıbbi pratiği için son derece ayrıntılı tutulan bir belge — pilor bölgesinde "schirröz tümör" tarif eder. Babası Carlo Bonaparte, kız kardeşi Pauline ve kardeşi Lucien'in benzer hastalıklarla ölmesi, modern moleküler paleopatolojide herediter mide kanseri (CDH1 mutasyonu) hipotezini doğurdu. Yarın bir imparatorun otopsisini ve bir ailenin biyolojik kaderini inceliyoruz.

Yazarın notu: Bu yazıdaki Burney mektup alıntısı, New York Public Library Berg Collection'da bulunan orijinal el yazmasının yayımlanmış İngilizce baskısından (Joyce Hemlow, ed., The Journals and Letters of Fanny Burney, cilt 6, Oxford University Press 1975) Türkçe'ye uyarlanmıştır. "Mastektomi" terimi Burney tarafından kullanılmadı; o "terrible operation" ("korkunç ameliyat") ve "breast operation" ("göğüs ameliyatı") ifadelerini kullandı. Modern okuma için "mastektomi" terimi yazıda kullanılmıştır ama tarihsel olarak anakronik bir tercihtir. Burney'in tümörünün histopatolojik karakteri otopsi/biyopsi belgesi olmadığı için bilinmemektedir; modern okuma "muhtemel lokalize invaziv duktal karsinom" tahmini doğrultusundadır ancak kesin değildir.

Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Hemlow J (ed). The Journals and Letters of Fanny Burney (Madame d'Arblay), Volume VI: France 1803-1812. Oxford: Clarendon Press, 1975. (Mektubun ilk tam akademik baskısı; mektup No. 595, ss. 596-616.)
  2. Burney F. Account from Paris of a terrible operation - 1812. Letter to Esther Burney, 22 March - June 1812. Berg Collection, New York Public Library, New York.
  3. Brock CH. Frances Burney and the Doctors. Cambridge: Cambridge University Press, 2019. (Burney'in tıbbi yaşamı üzerine en kapsamlı modern monografi; "A Mastectomy: 1811" başlıklı Bölüm 5.)
  4. Copeman Z. Women of the Enlightenment taking charge of their breast cancer awareness — the case of Frances Burney. The Warburg Institute Blog, Ekim 2024.
  5. Epstein J. Writing the unspeakable: Fanny Burney's mastectomy and the fictive body. Representations 1986;16:131-166. (Mektubun feminist edebiyat-tıp çalışmaları açısından klasik analizi.)
  6. Doyle S. "You must expect to suffer": Mme d'Arblay and surgery before the advent of anesthesia. British Columbia Medical Journal 2013;55(5):247-249.
  7. Larrey DJ. Memoirs of military surgery, and campaigns of the French armies. Çev. Richard Willmott Hall. Baltimore: Joseph Cushing, 1814. (Larrey'in kendi kalemiyle Mısır, Rusya ve diğer seferlerin cerrahi anıları.)
  8. Skinner P. Frances Burney's mastectomy: a contemporary patient's account. Journal of the Royal Society of Medicine 1992;85(8):507-509.
  9. Olsen K. Daily Life in 18th-Century England. Westport: Greenwood Press, 1999. (18. yy sonu - 19. yy başı İngiliz tıbbi pratiğinin sosyokültürel bağlamı.)
  10. de Moulin D. A Short History of Breast Cancer. Boston: Martinus Nijhoff, 1983. (Burney dönemi meme kanseri cerrahi geleneğinin Le Dran'dan Halsted'e uzanan bağlamı.)
  11. Woolf V. The Common Reader: Second Series. London: Hogarth Press, 1932. ("Madame d'Arblay" denemesi; Virginia Woolf'un Burney'yi "İngiliz kurgusunun annesi" olarak değerlendirmesi.)

Bu yazı 365 Günde Kanser Tarihi Serisi'nin 71. günüdür. Anestezisiz cerrahinin sonu serinin 82. (Crawford Long, 1842) ve 83. (William Morton, 16 Ekim 1846 "Eter Günü") günlerinde işlenecek; modern hasta tanıklığı geleneği 116. gün (Tolstoy, İvan İlyiç'in Ölümü, 1886), 169. gün (Rose Kushner), 234. gün (Susan Sontag) ve 235. gün (modern kanser edebiyatı tematik dosyası) çerçevesinde geri dönecektir. Frances Burney'in 1811 mektubu, bu uzun zincirin 19. yüzyıl başındaki kurucu halkasıdır. Yazı tarihsel-popüler bir bakışla hazırlanmıştır; tıbbi tedavi yönlendirmesi içermez.

Sağlık ve Mutlulukla Kalın...

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Haberleri


Koç Testisinden Modern Radyoterapiye: Görünmez Işınların Güvenli Bir Silaha Dönüşme Öyküsü

Koç Testisinden Modern Radyoterapiye: Görünmez Işınların Güvenli Bir Silaha Dönüşme Öyküsü

Radyoterapinin İlk Cesur ve Tehlikeli Yılları, Fraksiyonasyonun Keşfi ve Görünmez...

Bir Barakada Tonlarca Kayayı Kaynatarak Çıkarılan Karanlıkta Parlayan Tuz: Radyum

Bir Barakada Tonlarca Kayayı Kaynatarak Çıkarılan Karanlıkta Parlayan Tuz: Radyum

Marie Curie, Radyumun Keşfi ve Kanser Tedavisinin İlk Radyoaktif Silahı...

Tıbbın Körlüğünün Sonu – Wilhelm Röntgen ve X-ışınlarının Keşfi

Tıbbın Körlüğünün Sonu – Wilhelm Röntgen ve X-ışınlarının Keşfi

8 Kasım 1895 Cuma Gecesi Würzburg'da Karanlık Bir Laboratuvar, Kendiliğinden...

Bir At Arabası Tekerleği ve Bir Şişe Karbolik Asit – Modern Cerrahinin Doğduğu Gün

Bir At Arabası Tekerleği ve Bir Şişe Karbolik Asit – Modern Cerrahinin Doğduğu Gün

Joseph Lister, James Greenlees ve Modern Cerrahinin İkinci Sütununun Doğuşu...

Hakkımda

Özgeçmişim, kanser tanı ve tedavisine dair çalışmalarım ve ilgi alanlarım için tıklayın.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Hakkında