Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Kanserde yenilikçi tedaviler - 2018'in en ilgi çekici tıbbi çalışmaları neydi?

2018'in en ilgi çekici tıbbi çalışmaları neydi?

2018'in en ilgi çekici tıbbi çalışmaları neydi?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
24.12.2018

Yoğun bir yılı geride bırakmak üzereyiz.

2018 yılı önemli spor etkinlikleri, doğal afetler ve dünyanın dört bir yanında kimi oldukça üzücü olan insan manzaraları gördü.

Google Trends verilerine göre ülkemizde 2018 yılında en çok aranan konulardan bazıları şöyle idi ("genel arama" ve "nasıl yapılır" kategorilerinde): Dolar, Soy Ağacı-edevlet, Dünya Kupası, e-müfredat, Seçim Sonuçları, Ziron, Mıhlama, Tiramisu, Pizza, Brüksel lahanası... Sağlıkla ilgili herhangi bir konu başlığını, Google ana arama trendlerinde göremedik. Bu görevi biz üstlendik ve "global" anlamda 2018'in en dikkat çeken sağlık haberlerini sizler için derlemeye çalıştık.

Kanser araştırmalarında neler oluyor?

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre bu yıl yaklaşık 9,6 milyon kişi kansere bağlı nedenlerle hayatını kaybetti (2018 Kanser istatistikleri). Bu, kanser araştırmalarını dünya çapında en önemli önceliklerden biri yapmaktadır.

Kanser tedavilerinde ve bu hastalığa bağlı sonuçların iyileştirilmesi için bazı zorluklar bulunuyor. Kanser denilince ilk akla gelen zorluklar, erken teşhisin halen istenilen oranlarda olmaması, kanserlerin çok kompleks bir hastalıklar grubu olması ve ilaçlara dirençtir.

- İlgili konu: Neden kanserler tamamen tedavi edilemedi?

Bu nedenle hızlı, erken ve doğru bir teşhis tedaviye başlamayı hızlandırıp sonuçları iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Bu amaca ulaşmak için, Baltimore'daki Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, CancerSEEK adlı yepyeni bir kan testi geliştirdi ve çalışmalarını Science dergisinde bildirdiler.

Kandan kanser erken teşhisine yönelik bu likit biyopsi testinin, çok hassas olduğu ve sekiz çeşit kanser türünü (meme kanseri, akciğer kanseri, kolorektal kanser, yumurtalık kanseri, karaciğer kanseri, mide kanseri, pankreas kanseri ve özofagus kanseri) orta ila yüksek derecede doğruluk ile tespit edebildiği bildirildi. Bu kanserlerin içinde over (yumurtalık) kanserini en yüksek doğrulukla (yüzde 98) tespit ettiği not edildi.

Yazarlar, yeni kan testinin, genetik mutasyonları bulma gibi belirli kanser biyobelirteçlerini ve farklı kanser türleriyle ilişkili proteinlerin varlığını tanımladığını açıklamaktadır. CancerSEEK testi henüz klinik öncesi geliştirilme aşamasındadır; validasyon (doğrulama) testleri yapılıp klinik kullanıma girip giremeyeceğini bizler de merakla beklemekteyiz.

- İlgili konu: Neden şu an için sağlıklı bireylerde kanserde erken tanı için likit biyopsiyi önermiyoruz?

2018 yılının kanser tedavisi alanında en dikkat çekici haberi ise immünogenetik bir yaklaşım ile 28 aydır kansersiz bir şekilde yaşamına devam eden bir 4. evre meme kanseri hastası oldu.

Haziran 2018’de Nature’da yayımlanan ve tüm dünyada ses getiren çalışmada, geliştirilen yeni nesil immunoterapi yaklaşımıyla diğer tedavilere yanıt vermeyen metastatik meme kanserli hastada, kanser bulgularının ortadan kalması sağlandı.

Amerika Ulusal Kanser Araştırma Merkezi’nden araştırmacılar, halen devam eden faz 2 klinik araştırmada belirli mutasyonları hedef alması sağlanan tümörü infiltre (istila) eden lenfositlerin yaygın görülen bazı kanserlerde etkili olup olmadığını araştırmaktadır.

49 yaşında hormon pozitif ve HER2 negatif metastatik meme kanserli hasta, daha önceki kemoterapilere karşı direnç geliştirmişti.

Tedavinin basamakları:

1. Öncelikle hastanın tümör örneğine DNA ve RNA sekanslama yapıldı.

2. Hastanın tümöründe 62 mutasyon tanımlandı, daha sonra ileri analizlerle bu sayı 4'e düşürüldü.

3. Hastanın tümöründen tümöre infiltre eden lenfositler izole edilerek laboratuvar ortamında hastada tespit edilen 4 mutasyonu tanıması sağlandı.

4. Belirli bir süre çoğaltılan lenfositler hastaya tekrardan geri gönderildi.

5. Toplamda 90 milyar lenfositle birlikte, interleukin-2 ve bağışıklık sistemi kontrol noktası inhibitörü pembrolizumab (Keytruda) verildi. İnterleukin 2, T hücrelerin çoğalmasını tetiklemekte ve bağışıklık sisteminin aktivitesini artırmaktadır. Pembrolizumab ise gönderilen T lenfositlerin tümör mikroçevresinde aktif hale gelmesini sağlamaktadır.

Tedavi sonrasında hastanın tüm metastatik tümörleri kayboldu ve 28 aydır herhangi bir kanser oluşumu gözlemlenmedi.

Aralıklı açlık / intermittent fasting / oruç diyetlerinin yükselişi

Sağlık alanında "diyet ve beslenme çalışmaları", her zaman en çok merak edilen konular olagelmiştir.

Son yılların en trend diyetinin aralıklı oruç tutma olduğu söylenebilir. Ayrıca vejetaryen ve veganlığın da popülaritesi artmaktadır. Aralıklı açlık hakkında yapılan çalışmaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle 16:8 açlık diyeti çalışmalarına ilgi büyüktür.

Bu yaklaşım, bir kişinin 8 saat boyunca seçtiği herhangi bir şeyi yemekte serbest olduğu, ancak sonraki 16 saat boyunca oruç tutması gereken aralıklı bir açlık diyetidir.

Haziran 208'de Nutrition and Healthy Aging dergisinde yer alan bir araştırmada, Chicago'daki Illinois Üniversitesi'nden bilim adamları bu yaklaşımın obeziteye sahip insanların kilo vermelerine etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini doğruladılar.

Bu diyeti 12 hafta takip eden çalışma katılımcıları, çalışma süresinin sonuna kadar toplam ağırlıklarının ortalama yüzde 3'ünü kaybetmişlerdir.

Ayrıca, 16: 8 diyet tarzı, kan basıncını düşürmelerine de yardımcı oldu. Bu önemlidir, çünkü obezite, daha ciddi kardiyovasküler problemlere yol açabilen hipertansiyon (yüksek tansiyon) için ana risk faktörüdür.

Mayıs 2018'de ayında Obesity dergisinde yer alan bir başka çalışmada, aralıklı oruç tutmanın aslında pek çok başka sağlık yararı sağlayabileceği öne sürdü. Gainesville'deki Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden yazarları, bu diyet tarzının metabolizmayı değiştirerek çalıştığını ifade etmekteler.

Oruç süresince aç kalmak, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlaması için şekerler yerine yağları yakmasını sağlar. Bu nedenle aralıklı açlık, zayıflamak için etkili bir yol gibi gözükmektedir.

Ayrıca, aralıklı açlık ile değişen metabolik süreçler sonucu ömür uzaması, bilişsel işlevlerin korunması ve inflamasonun azalması gibi sonuçlar da bazı araştırmacılar tarafından dile getirilmektedir, fakat bu iddiaların doğrulanması gerekmekte.

- İlgili konu: Oruç benzeri periyodik açlık diyeti, daha sağlıklı ve uzun bir yaşamın anahtarı olabilir mi?

Alkol ve elektronik sigaralar

Alkol tüketimi dünya genelinde oldukça yaygın ve bu yılın en iyi araştırmalarından bazıları, bu cazibeli (?) ürünlerin bir kısmının ne kadar zararlı olabileceğini ve sağlığı ne kadar ciddi şekilde etkileyebileceğini göstermektedir.

Örneğin, Addiction dergisindeki bir çalışma, alkol almanın diğer tartışmalı uyarıcılardan daha zararlı etkileri olduğunu buldu.

Uzun süreli alkol kullanımı beynin gri maddesinin (beynin çoğunu oluşturan) ve ayrıca aksonların (beyin hücreleri arasındaki bilgilerin iletilmesine izin veren bağlantılar) kaybına yol açtığı bulundu.

- İlgili konu: Alkol kullanımının sebep olduğu 12 hastalık

Elektronik sigaralar (e-sigaralar) da bu yıl sanıldığından daha fazla zararlı olup olmadıkları konusundaki tartışmaların ortasında büyük ilgi gördü.

İlk piyasaya çıktığında üreticiler ve savunucuları, e-sigaraları, klasik sigarayı bırakmak için kolay ve güvenli bir yol olarak görüyorlardı. Bu iddialar daha sonra doğrulanmadı hatta, e-sigaralar yeni sigara tüketicilerinin ortaya çıkmasına neden oldu.

Ayrıca birçok çalışma, e-sigaralardaki sıvının toksik maddeler içerdiğini ve toksik buharların oluşumuna yol açtığını gösterdi.

- İlgili konu: E-sigaralar, en yeni sosyal sağlık krizi olabilir mi?

Normal sigaraya kıyasla e-sigara kullanımı ile bazı faydalar öngörülmesine rağmen, elektronik sigaralarda en az normal sigaralar kadar, hatta kimi zaman 20 kata kadar nikotin bulunduğu tespit edildi.

- İlgili konu: Pod Mod: yeni çağın en sevimli nikotin bağımlılık aracı – gizli hedef Gençler!

E-sigara çeşidi ve pazarı baş döndürücü bir şekilde büyümektedir. Şu an bu pazarda 600'den fazla ürün ve 300'e yakın üretici bulunmaktadır. E-sigara ve klasik sigara tartışmalarının, yeni üreticiler ve eski sigara endüstrisi arasında olduğu sanılmaktadır, ama işin aslı öyle değildir; çünkü e-sigara markalarının en az yarısı, zaten klasik sigara endüstrisine aittir.

Normal bir e-sigara sınıfında olmamakla birlikte, tütünü daha düşük ısıda yaktığı (750 derece yerine 350 derece) için daha az zararlı olduğu iddiası ile pazarlanan ürünler de piyasaya çıkmıştır. Bu ürünlerin tekil kullanım için daha az zararlı - ama zararlı - olduğuna dair kabul edilebilir kanıtlar vardır, peki ya da daha az zararlı diye çok daha yaygın tüketilirse?..

OncoTrust ekibi olarak 2018 yılında - birçoğu kanser alanında olmak üzere - 605 sağlık haberi yayımladık. Ekibimiz, 2019'un potansiyel olarak sağlığı geliştirecek bilimsel gelişmelerini görmeyi ve sizlerle paylaşmayı dört gözle bekliyor.

Her zaman olduğu gibi, sağlığınız konusunda sizi desteklemek için sıkı çalışmaya ve size doğru, güvenilir ve anlaşılır bilgiler sunmaya devam edeceğiz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.