Anasayfa - Kanser Haberleri - Beslenme - Kolon, rektum kanseri - Mikrobiyota, kolon ve rektum kanseri oluşumunu nasıl etkiler?

Mikrobiyota, kolon ve rektum kanseri oluşumunu nasıl etkiler?

Mikrobiyota, kolon ve rektum kanseri oluşumunu nasıl etkiler?
paylaşwhatsappfacebooktwitterlinkedin
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
15.02.2020

Kolon ve rektum (kalın bağırsak) kanserleri, hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen 3. kanser türüdür. En sık yaşam kaybına neden olan kanserler arasında da dördüncü sıradadır. İleri yaşta olmak, inflamatuar bağırsak hastalığı (İBS), kalıtsal sendromlar, ailede bağırsak kanseri öyküsü ve kişisel polip öyküsü, obezite, diyet, çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıkları kolorektal kanserlerin riski artıran unsurlar arasında sayılabilir. Kolon ve rektum kanserleri, genellikle erken belirti vermez. Kolonoskopi yapılması erken tanıda en etkili yöntemdir. Kolon ve rektum kanserlerinin erken tanısı için, 45 yaş ve üzeri herkesin kolonoskopi yaptırması tavsiye edilmektedir.

Bağırsak bakterileri (Mikrobiyota) ile kalın bağırsak kanserleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserleri, dünyada görülme sıklığı artan kanserler arasındadır. Obezite, diyet tercihleri, hareketsiz yaşam, alkol ve sigara gibi çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıkları kalın bağırsak kanserleri oluşumunu etkilemektedir.

Barsak mikrobiyotası, beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları ile şekillenmektedir. Son yıllarda artan kanıtlar, bağırsak mikrobiyotasıyla kolon ve rektum kanserleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Günümüzde taksanomik (bakteriyel 16S ribozomal RNA), metagenomik (tam kapsamlı gen dizi analizleri) ve yüksek verimli sekanslama teknolojisi sayesinde insan bağırsağındaki mikrobiyotalar daha ayrıntılı bir biçimde incelenmektedir. Mikrobiyom analizleri için gereken örnekler, dışkıdan ve mukozadan biyopsi yardımıyla alınabilmektedir.

Sağlıklı bir mikrobiyota için en değerli öneri, şu an dünyanın en iyi beslenme şekli olduğu kanıtlanan Akdeniz diyetidir:

sağlıklı mikrobiyota akdeniz diyeti batı diyeti

Disbiyoz nedir?

Normal barsak mikrobiyom içeriğinin değişmesine disbiyoz adı verilmektedir. Vücudumuz mikrobiyata adı verilen zararsız bakteri, virüs, mantar ve parazit kolonileri ile doludur. Sağlığımız için yararlı olan bakteri kolonilerinden biri veya bazıları bir takım çevresel etkilerle değişebilir. Birçok çalışma bakteriyel disbiyozun kolon ve rektumda adenom ve kanser gelişimi ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

Bağırsak bakterilerinin dengesi bozan şeyler nelerdir?

Mikrobiyota dengesindeki herhangi bir kesinti disbiyoza neden olabilir. Disbiyoza neden olan faktörler şunlardır;

  • protein, şeker veya gıda katkı maddeleri alımınızı artıran bir diyet değişikliği (bakınız işlenmiş gıdalar)
  • yıkanmamış meyve üzerinde kalan pestisitler gibi kazara tüketilen kimyasallar
  • günlük alkol tüketimi (günde iki veya daha fazla)
  • yeni başlanılan ilaçlar
  • kötü ağız hijyeni
  • yüksek stres veya endişe
  • korunmasız cinsel birliktelik, zararlı bakterilere maruz bırakabilir.

- İlgili konu: Probiyotik – sağlığa yararları, gerçekler ve güncel bilimsel araştırmalar

Olağan şüpheli bakteriler hangileridir?

normal ve kanserli kolon dokusu mikrobiyota değişiklikleri nasıl kanser yapar

Disbiyoz ile başlayan ve kanserleşmeye ilerleyen sürece katkısı olan bakteriler arasında Fusobacterium nucleatum, Bacteroides fragilis ve Escherichia coli isimleri öne çıkmaktadır.

  1. Fusobecterium nucleatum, özellikle ağız içinde ve tükürükte yaygın olarak bulunan, Gram (-), anaerob özellikte bir bakteridir. Diş ve dişeti enfeksiyonlarının yanı sıra, ağız dışı enfeksiyonlarda da yayılımcı ve proinflamatuar (iltihap yapıcı) etki göstermektedir.

    Kolon ve rektum kanseri hastalarının tümörlerinde ve dışkı örneklerinde F. nucleatum aşırı miktarda bulunduğu gözlenmiştir. F. nucleatum seviyelerinin, sağlıklı bağırsak dokusundan adenoma ve kalın bağırsak kanserlerine ilerleyen süreçte, kanserleşme sürecine paralel olarak arttığı gösteren çalışmalar mevcuttur . Ayrıca, F. nucleatumun kanserli dokudaki seviyelerinin aynı zamanda prognostik (hastalığın gidişatını etkileyen) bir gösterge olduğu da gösterilmiştir.

  2. Escherichia coli, normalde bağırsakta bulunan bakterilerdendir. E. colinin bazı suşları, bağırsakta inflamasyon oluşumunu tetikleyebilir. Aynı zamanda kolibaktin toksini ve diğer onkojenik (kanser tetikleyici) potansiyele sahip toksinler de üretebilir. Mukoza ilişkili E. colinin, kanserli bağırsak dokusundaki seviyesinin tümörün evresi ile prognozu ile uyumluluk gösterdiği gözlenmiştir.
  3. Bacteroides fragilis, insan mikrobiyatasının %1-2’ini oluşturmaktadır. B. fragilisin enterotoksin üreterek (ETBF) bağırsakta kolit gibi inflamasyonla ilişkili tümör oluşumuna katkıda bulunabilir.

    Birçok çalışma mikrobiyotanın bağırsakta adenom oluşumu ve sonrasında da kanser gelişimi ile ilişkisi olduğunu göstermiştir. Bazı bakterilerin kanser yapıcı etkilerinden bahsedilse de bu duruma yol açan özel bakteriler ve olası kanser mekanizmaları ise henüz tam olarak tanımlanmamıştır. İnsanlarda bağırsak mikrobiyotası ve kalın bağırsak kanseri gelişimi arasındaki ilişkiyi anlamak için daha fazla çalışmalaya ihtiyaç vardır.

- Diyet-beslenme şekli, tümör metabolizmasını nasıl etkiler?

*

MERAKLILARI İÇİN İLERİ OKUMA

Kanser gelişimini etkileyen mikrobiyal mekanizmalar nedir?

kolorektal kanser evriminin birçok açıdan değerlendirilmesi

Tümöre bağlı luminal ortam, bozulmuş bir bariyer fonksiyonu ve tümör başlangıcında ve ilerlemesinde rol oynayan bir komensal bakteri kümesi temsil edilmektedir.

Fusobacterium nucleatumun FadA antijeni, E- kadherini β- katenin'e aktive etmek için bağırsak epitel hücrelerine (BEH) bağlar. Bu, kontrolsüz hücre büyümesine, kök hücre benzeri bir yapıya bürünmesine, hücre polarizasyonu kaybına ve muhtemelen MSI kararsızlığına yol açar. TLR4 ve MyD88’in mekanizmaya dahil olmasıyla, Fusobacterium nucleatum tümörün mikroçevresi üzerinde pro-inflamatuar etkilere sahip olur. Ayrıca, Fusobacterium nucleatum düzenleyici mikro-RNA'ları aktive ederek IEC'lerde otofajiyi modüle ettiği gösterilmiştir.

Genotoksin kolibaktini kodlayan poliketid sentazlar (pks) adasını barındıran E. coli suşları, insan kolorektal tümörlerinde sıklıkla gözlenmektedir . Kolibaktinin genotoksik aktivitesinin yanı sıra, hücre büyümesi, hepatosit büyüme faktörünün (HGF) ekspresyonu ile ilişkili hücresel yaşlanma ile sürdürülür.

Enterotoksijenik Bacteroides fragilis (ETBF), hayvan modellerinde iltihaplanmaya ve tümörlere neden olur. ETBF reaktif oksijen türleri (ROS) ve spermin oksidaz (SPO) üretir. Böylece DNA hasarını tetikler. ETBF Th17 yanıtları ile ilişkilidir.

Bilophila wadsworthia veya Alistipes spp. gibi bazı sülfat azaltıcı bakteriler hidrojen sülfit (H2S) üreterek genotoksik tetikleme yapabilr. Her iki suş da duyarlı hayvanlarda iltihabı arttırır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Is a fusobacterium nucleatum infection in the colon a risk factor for colorectal cancer?: a systematic review and meta-analysis protocol. Amal Idrissi Janati, Igor Karp, Hisham Sabri & Elham Emami . Systematic Reviews volume 8, Article number: 114 (2019)

2. Wei Z, Cao S, Liu S, et al. Could gut microbiota serve as prognostic biomarker associated with colorectal cancer patients’ survival? A pilot study on relevant mechanism. Oncotarget. 2016

3. C.L. Sears, A.L. Geis, F. Housseau. Bacteroides fragilis subverts mucosal biology: from symbiont to colon carcinogenesis. J. Clin. Invest., 124 (2014)
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.