Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Günlük yaşamımızdan öyküler - Tıpta dürüstlük – tedaviyi reddeden bir kanser hastası, tekrar başvurduğunda ona nasıl yaklaşmalı?

Tıpta dürüstlük – tedaviyi reddeden bir kanser hastası, tekrar başvurduğunda ona nasıl yaklaşmalı?

Tıpta dürüstlük – tedaviyi reddeden bir kanser hastası, tekrar başvurduğunda ona nasıl yaklaşmalı?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
23.05.2019

Onu klinikte gördüğüm an geldi birden aklıma. Baş-boyun yassı hücreli kanser teşhisi almıştı. Diğer gördüğüm birçok hastanın aksine bu kişi, tanı sonrası konvansiyonel (modern, standart) kanser tedavilerini almayı reddetmişti. Bunun yerine arkadaşlarının, ailesinin tavsiyelerine, internette okuduklarına, hatta bazı hekimlerin alternatif tedavi önerilerine uymayı tercih etmişti (yüksek doz C vitamini ve kahve enema uygulamaları gibi). Aylar sonra, boynunun sol tarafındaki kitle iyice belirgin hale geldiğinde, onkoloji kliniğine tedavi seçeneklerini öğrenmek için dönmüştü.

Hasta ile görüşmeye hazırlanırken, aklımı şu sorular kurcalıyordu: "Aylar önce birçok hekimin önerisine rağmen alternatif tedavileri seçen birisi, şimdi önerilerimizi kabul edecek mi? Bu sefer söylediklerimizi duymaya açık olacak mı, yoksa geçerli nedenleri olmadığı halde hekimlere düşmanca ve güvensiz mi davranacak?"

Çekişmeli bir görüşme olacağını düşündüğüm için zihinsel olarak kendimi hazırlayarak muayene odasına girdim. Uzun boylu, iyi giyimli bir adam odanın köşesinde beni karşıladı ve "Merhaba doktor, seni gördüğüme sevindim" dedi. Yüksek ve geniş yakalı kıyafeti, boynunun sol tarafındaki şişmiş lenf düğümünü kamufle ediyordu.

Hasta, tıbbi kaydında çizilen portreye meydan okuyor gibiydi. Sakin ve kendini toparlamıştı, söylediklerime dikkatlice odaklanmıştı. Geleneksel ve alternatif tedavilere gitme konusundaki ilk kararı hakkında dürüstçe konuştu: "Korkmuştum" diye kabul etti ve pişmanlık duyduğunu dürüstçe ifade etti. Onkoloji ekibi ile "modern / kanıta dayalı" bir tedavi planı geliştirmek için kararlı görünüyordu.

Daha eğitimli olmak, alternatif tedavi yöntemleri aramaya daha eğilimli yapabilir, çünkü eğitimli kişiler iyi tercihler yapmaya yetkin olduklarını düşünürler. Kişi ne kadar dünya insanı ve daha iyi eğitimli olursa kanser için yapabileceği bir şeyler olduğuna inanıyor ve araştırmaya başlıyorlar. Bu bir anlamda onlara mantıklı geliyor. (Yale Üniversitesin’den Dr James Yu)

Kapsamlı bir görüşmeden sonra, kıdemli hocama danışıp geri döneceğimi söyledim. Başını salladı ve zaman ayırdığım için bana teşekkür etti. Ama ayrılırken beni durdurdu. Bir anda, yüzündeki bakış değişti, derin bir acı ifadesi ile "Ben batırdım, değil mi?" diye sordu. "Eğer aylar önce tedavi olsaydım, çok daha iyi olurdum, değil mi?"

Onun sorusu karşısında şaşkına döndüm. Aslında aklımda cevabın ne olduğu hakkında hiçbir şüphe yoktu. Farklı bir ortamda, standart onkolojik tedaviyi reddetme kararının onu, kanser ilerlemesi riski altına soktuğunu kesinlikle ifade ederdim. Ancak ne kadar sıkıntılı olduğunu ve cevabımın ruh sağlığını nasıl etkileyebileceği konusunda endişelendiğini görünce mücadele ettim. Kararının onu gereksiz risklere maruz bıraktığını biliyordum; çünkü modern kanser tedavisi olmadan alternatif ilaç kullanan kanserli hastalar daha yüksek ölüm riski altındadır (bakınız ilgili araştırma). Ancak empati kuran bir doktor olarak, onu rahatlatma gereği duydum.

Etrafımdaki herkes - ailem, öğretmenlerim, mentorlarım - bana her zaman dürüstlüğün önemini öğretti. Ancak gerçeği söylemem için verdikleri tavsiyelerin yanında, dürüstlüğün her zaman en iyi politika olmayabileceğini de vurguladılar. Bu durumdaki hastalara süslenmemiş gerçeği söylemek, hastanın ruhsal durumunu tehlikeye sokmakla birlikte bir fayda sağlamayabilir.

Ancak, hastamın özerkliğine saygı duymak ve sorusuna cevap vermek istedim. Kabul edilebilir bir yanıt formüle etmeye çalışırken düşünebildiğim tek şey, şu anki sıkıntısı için kendisine herhangi bir suçlamada bulunmamın ne kadar yıkıcı olacağıydı. Gerçeği söyleme fikri bile beni suçluluk dalgası içinde boğdu. Öte yandan, bir hastaya yalan söyleme olasılığı, hasta korkularını dile getirse bile, tamamen etik dışı olabilir miydi? Tek bir yalan, en iyi niyetle bile olsa, geçmek istemediğim bir çizgiydi.

Geri döndüm, artık bakışlarının yoğunluğunu kaldıramadım. Söylemek için daha iyi bir şey düşünemedim ve kendimi yeterince donanımlı hissetmediğim bir durumdan çıkarmak istedim. "Hastaların kendi seçimlerini yapma hakkına sahip olduğu" anlamında bir şeyler söyledim. Odadan çıkar çıkmaz, derin bir rahatlama duygusu hissettim.

Hastanın klinik ziyaretinden bu yana geçen haftalarda, ona yardım etme fırsatını kaçırdığımı fark ettim. Geçmişe bakıldığında, kararından pişman olduğunu açıkça belirtti. Belki de açık bir gerçeği söylememe ihtiyaç duymamıştı. Bunun yerine, belki de gerçekten ihtiyacı olan, önceki yanlış seçimlerine rağmen, bir tıp uzmanı olarak benden, hala onu saygı görmeye ve tedaviyi hak etmeye layık bir insan olarak gördüğümü teminat altına almaktı. Sonuç olarak, kliniğe girdikten sonra tedaviye aday olarak yeterince ciddiye alınmadığından ve bir şekilde daha düşük kalitede tedavi alacağından korkması mümkündü. Doğrulama ihtiyacını anlayamadığımda, tıbbi sisteme olan güvenini artırmak için aslında iyi bir fırsat bulmuştum.

Bir radyasyon onkolojisi doktoru olarak, yeni tanı alan kanserler için modern tedaviler yerine alternatif tıbbı benimsemiş hastalarımın sayısı yıllar içinde arttı. Büyüyen tecrübeme rağmen, bu etkileşimleri son derece zor buluyorum. Erken evre kanseri olan bir hasta, kanıta dayalı modern tedaviler ile tamamen kanserinden kurtulabilecek iken, yalnızca aylar sonra kliniğe dönmek üzere bu tedaviyi reddedebiliyor. Bu hastaları standart tedaviyi bırakmamaya ikna etmek için elimden gelenin en iyisini yapmakla birlikte, hastaları en son gördüğümde olduğundan daha hasta olduklarında kendilerini suçlu hissettiklerini görüyorum. Modern kanıta dayalı tedaviler hakkında fikrini değiştirmek için daha fazla bir şey yapıp yapamayacağımı merak ediyorum.

Hastalar yardım isteyerek kliniğe döndüklerinde, durumları için herhangi bir suçlamada bulunmadığımdan artık emin oluyorum. Bu hastalar zaten birçok zorluk yaşadılar ve iyileşmelerine engel olmak için ek suçluluk stresine ihtiyaç yok. Bunun yerine, bir hasta önceki kararlarını sorgularsa, konuşmamızda, klinikte gördüğüm diğer hastalar gibi davranacağımı bilmelerini sağlamaya odaklanıyorum. Her zaman en doğru tedaviyi almaya değer olacaklar ve ne olursa olsun, geçmişte olanlar için onları asla yargılamayacağımdan emin olabilirler.

Ancak o zaman, bu hastaların birçoğunun modern tedavileri kabul etmeye hazır olduklarını fark ettim.

*

Aşağıda, çevirisini yaptığımız bu makalenin yazarı New York Mount Sinai Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Dr. Kunal Sindhu

*

- Kanserde Tamamlayıcı ve Alternatif Tedavilere İhtiyaç Hissedilmesinin 7 Sebebi

- Kanser ilaçları çeşitleri nelerdir?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
  • Etiket Bulutu:
Kaynak:

Sindhu K.
Honesty in Medicine-An Approach to Patients With Cancer Who Initially Reject Conventional Treatment.
JAMA Oncol. 28 Feb 2019.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.