Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Serviks (rahim ağzı) kanseri - Temel onkoloji - HPV – Human Papillomavirus nedir ve nasıl kansere nasıl yol açar?

HPV – Human Papillomavirus nedir ve nasıl kansere nasıl yol açar?

HPV – Human Papillomavirus nedir ve nasıl kansere nasıl yol açar?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.03.2019

Sigaranın, obezitenin, alkol ve yoğun işlenmiş et tüketmek gibi belli beslenme şekillerinin kansere yol açtığını hemen hepimiz biliyoruz. Fakat bazı mikroorganizmaların nasıl kansere yol açtığı hakkında hem toplum hem bilim dünyası daha az bilgiye sahip. Her yıl dünya genelinde 14 milyon yeni kanser tanısı konulmaktadır ve bunların yaklaşık %16’sının nedeni, çoğunluğunu virüslerin oluşturduğu enfeksiyon yapıcı mikroorganizmalardır.

Not: Kanser oluşumu ile mikroorganizmalar arasındaki ilişkilerin incelenmesinde metagenomik çalışmalardan faydalanılmaktadır. Metagenomik çalışmalar, biyopsi ile alınan doku parçası gibi örneklerde bulunabilen mikroorganizmaların genetik materyalinin analizidir.

- Virüs nedir? Virüslerin kısa tarihi ve kanser yapıcı virüsler

Karsinojen (kanser yapıcı) virüslerin en bilineni insan papillom virüsüdür (Human Papillomavirus = HPV).

HPV-Kanser ilişkisinin öne çıkan özellikleri:

• Tüm kanserlerin % 5’inin nedeninin HPV olduğu düşünülmektedir. Hatta yapılan çalışmalarda rahim ağzı kanseri tümör örneklerinin %99.7’sinde HPV’ye rastlanmıştır.

• HPV, rahim ağzı kanseri dışında baş-boyun, vajina, vulva, penis, makat ve rektum kanserleri ile de ilişkilendirilmektedir.

• İnsan papilloma virüsünün enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan en yaygın ajandır ve nüfusun yaklaşık % 80-90’ı yaşamı boyunca en az bir kere bir HPV türü ile infekte olur.

• HPV enfeksiyonlarının %70-90’ı herhangi bir şikayete neden olmaz ve 1-2 yılda kendiliğinden iyileşir ya da az bir kısmı siğil şeklinde bulgu verebilir.

• Bilinen 200'e yakın HPV türünün yaklaşık 40'ı genital bölgeyi enfekte eder ve bunlardan 15 tanesi rahim ağzı kanseri için yüksek risklidir.

Kanser açısından bu kadar önemli olmasına rağmen HPV ve kanser ilişkisine dair bilgilerimizin çoğu yenidir ve HPV’nin rahim ağzı kanserine yol açtığı keşfi ile 2008’de Nobel Ödülü alan Harald zur Hausen’in öncüsü olduğu çalışmalara dayanmaktadır.

Rahim ağzı (serviks) kanserine neden olan insan papilloma virüsünün keşfi

Harald zur Hausen, 1970'li yıllarda daha önce kimsenin dile getirmediği bir fikri öne sürdü: “Rahim ağzı kanserinin sebebi insan papilloma virüsü (HPV) olabilir!”. Bu virüsün kendi DNA’sını, rahim ağzı hücrelerinin DNA’sına entegre ettiğini ve virüsün çoğalmak için rahim ağzı hücrelerini kullandığını düşünüyordu. Bunun için rahim ağzı kanseri hücrelerinde HPV’ye ait DNA’yı göstermeli idi. Harald zur Hausen, bu fikri 10 yıldan uzun süre boyunca farklı HPV türlerini araştırarak sürdürdü; viral DNA'nın yalnızca bir bölümünün konakçı genomuna entegre olması ve HPV’nin 100’ü aşkın alt türü olması nedeniyle zorlandı. Sonunda 1983 yılında rahim ağzı kanseri biyopsislerinde HPV’ye ait DNA’yı ve ayrıca HPV’nin 16 ve 18 numaralı türlerinin rahim ağzı kanserlerinin ana sebebi olduğunu gösterdi (HPV 16 ve 18 rahim ağzı kanseri biyopsilerinin yaklaşık % 70'inde bulundu).

- 2. Dünya Savaşı'ndan Nobele: Dr. Harald zur Hausen ve HPV'nin serviks kanserine yol açtığının keşfi (detaylı)

Bu değerli keşif, yüksek riskli HPV16 ve 18 türleri ile enfeksiyondan % 95 oranında koruma sağlayan HPV aşılarının geliştirilmesini sağladı. Koruyucu HPV aşısı 2006 yılında FDA onayı aldı ve düzenli kullanıma giren ülkelerde şimdiden rahim ağzı kanseri sıklığını belirgin bir şekilde azalttı.

Virüslerin nasıl kanser yaptığına dair yeni bir keşif

HPV’nin ve diğer bazı virüslerin nasıl kansere yol açtığına dair yeni bir mekanizma Ağustos 2017’de Viruses adlı bilimsel dergide yayımlanmıştır. Bu çalışmaya göre virüse karşı bağışıklık sistemi tarafından üretilen bazı enzimler, kendi DNA’mızda da kanser ilişkili mutasyonlara neden olabilir. Yani, bağışıklık sistemimiz virüsü temizlemeye çalışırken, bize de kısmen zarar vermektedir. Bu durumu, kumaşın kendisine de zarar veren bir leke çıkarıcı veya düşmanı yenmek için ister istemez kendi çevresine de zarar veren bir askeri savaş ortamı gibi düşünebiliriz.

Araştırmaya göre, virüsü kendi DNA’mızdan söküp almak için bağışıklık sistemi tarafından APOBEC3 adlı bir enzim salınır. Fakat bu enzim insanın DNA’sına da zarar vererek, kanser riskin artırıyor olabilir. Çalışma ile ortaya atılan bu fikir, neden HPV enfeksiyonunun onlarca yıl sonra kansere yol açtığının açıklamalarından biri olabilir.

APOBEC3 enzimi ilişkili kanser mutasyonları, HPV pozitif baş boyun kanserlerinin %40’ında, HPV ilişkili olmayan baş boyun kanserlerinin %10’unda gösterilmiştir. Bu da bağışıklık sisteminin virüse karşı tepkisinin, kanserlerin gelişiminde rolü olduğu ve APOBEC3 enziminin sadece virüs enfeksiyonu ile tetikelenmediği fikrini güçlendirmektedir.

HPV aşı çeşitleri nelerdir?

Günümüzde 3 çeşit HPV aşısı bulunmaktadır: 2'li (bivalent) aşı, 4'lü (quadrivalent) aşı ve 9'lu (nonavalent) HPV aşısı.

Ülkemizde dörtlü HPV aşısı Gardasil ve ikili aşı Cervarix bulunmaktadır. Dokuzlu aşı 2014 yılında FDA onayı almıştır.

• Piyasadaki ilk HPV aşısı Gardasil, Merck tarafından üretilmiştir ve dört farklı HPV türüne karşı koruma sağlamaktadır. Bu koruma, HPV-16 ve HPV-18'i kapsar ki bu 2 HPV türü serviks knaserlerinin %70'ine neden olmaktadır. HPV-16 ayrıca baş-boyun kanserleri ile ilişkilendirilmiştir. Gardisil ayrıca HPV-6 ve HPV-11'e karşı da koruma sağlar ve böylelikle genital siğillerin %90'ına karşı koruma sağlar.

• GlaxosmithKline tarafından üretilen Cervarix dünya çapında birkaç yıl kullanıldıktan sonra 2009’da ABD’de kullanıma onaylanan ve yalnızca yüksek riskli HPV türleri 16 ve 18’e karşı koruma sağlamaktadır. Dolayısıyla genital siğillere karşı koruyamamaktadır. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün bir araştırması, Cervarix’in önerilen üç doz aşının ikisinin korunmak için yeterli olabileceğini göstermektedir. Üçüncü dozun ilk enjeksiyondan altı ay sonra uygulanmasından ötürü hasta tarafından atlanması olası olduğundan bu dikkat çekici bir buluştur. Ek olarak da Cervarix'in uygulandıktan sonra 7 yıl boyunca etkili olduğu görülmektedir.

• HPV Tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58'e karşı koruma sağlaması için Gardasil 9 geliştirilmiştir.

Kimler HPV aşısı olmalı ve aşı ne zaman yapılmalı?

Kızlarda ve kadınlarda 9-26 yaş arasında; erkeklerin ise 9-21 yaş aralığında aşı yaptırmaları önerilidir.

• HPV aşısı bağışıklığında yaş önemlidir. Aşının yapılmasında her iki cins için en ideal yaş 11-12 olarak tavsiye edilmektedir. Ancak doktorunuz aşının 9 yaşından itibaren yapılmasını önerebilir.

• İlk cinsel temastan önce HPV aşısı yapılması önemlidir. Çünkü aşı sayesinde HPV’ye maruz kalmamış çocuklarda en yaygın görülen 4 HPV tipine karşı %100 koruyuculuk sağlanması mümkün olacaktır.

- İlgili konu: 9'lu HPV aşısı, 45 yaşına kadar kullanılması için FDA onayı aldı

Sonuç

Sonuç olarak, enfeksiyöz ajanların bir kısmının kanserin önemli bir nedeni olduğu unutulmamalıdır. Mikroorganizmaların kansere neden olabileceği konusunda farkındalık düzeyi oldukça düşük seviyelerdedir; buna karşın kansere neden olduğu net olarak gösterilmemiş olsa da birçok başka durum (örneğin cep telefonları, saç boyaları, deodorantlar gibi) kanser yapıcı enfeksiyon ajanlarından çok daha fazla ve ısrarlı bir şekilde tartışılmaktadır. İşin çoğu zaman akla gelmeyen bir başka tarafı da, bu kanser yapıcı enfeksiyonların önemli bir kısmının ya aşılarla önlenebildiği ya da tedavi edilebildiğidir. Örneğin HPV ve hepatit B virüs enfeksiyonu aşı ile önlenebilir; mide kanserinin ana nedeni olan Helikobakter pylori bakteri enfeksiyonu uygun antibiyotikler ile tedavi edilebilir.

*

- HPV gebelikte anneden bebeğe geçer mi? HPV nasıl bulaşır ve korunulabilir mi?

- Avustralya, serviks kanserini tamamen bitirmek üzere

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Cody J. Warren, Joseph A. Westrich, Koenraad Van Doorslaer and Dohun Pyeon.
Roles of APOBEC3A and APOBEC3B in Human Papillomavirus Infection and Disease Progression.
Viruses 2017

2. The Nobel Prize in Physiology or Medicine 2008.
nobelprize.org
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.