Kanser, genetik hasarların birikmesi sonucu hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünmeye ve büyümeye başlaması ve sık sık çevre dokulara yayılması ile ilişkili bir grup hastalığı ifade eder. Kanser, önemli organlar, sinirler veya kan damarlarında büyür. Onların işlevlerini engelleyerek ve zarar vererek öldürür. Hemen hemen her insan hücresinde başlayabilir.

Kanser nasıl başlar?

Genellikle yeni hücreler büyüme ve bölünme ile oluşurlar. Hücreler çok yaşlandıklarında veya hasar gördüklerinde ölürler ve yerlerini yeni oluşan hücreler alır. Fakat kanserde, hücresel yıkım ve yenileme işlemleri hasarlıdır. Sonuç olarak da yeni hücreler git gide anormalleşirler ve yaşlı hücreler, vücudun onları imha etmesi gerektiği zamanlarda bile yaşamaya devam ederler. Ayrıca, ihtiyaç olmadığı halde yeni hücreler de oluşur. Bu fazla hücreler kontrolsüzce bölünmeye başlayarak tümörlü büyümeleri oluşturabilirler.

Kanser genetik bir hastalık mıdır?

Kanser, hücresel genlerde – özellikle nasıl büyüdükleri ve bölündükleriyle ilgili hücresel işlevleri kontrol eden genlerde – meydana gelen değişikliklere bağlı olarak geliştiği için genetik bir durumdur. Kişi ebeveynlerinden gelen bu genetik değişimler kalıtımla alabilir; kalıtsal kanserler, tüm kanserlerin %10-15’ini oluşturur. Buna karşın kanserlerin çoğu yaşam boyunca edinilen genetik değişimler sonucu oluşur; hücre bölünmelerinde veya toksinlere maruz kalınan çevresel faktörlerin hücresel DNA’ya zarar vermesi ile meydana gelen genetik hatalar nedeniyle.

Bir gen mutasyona uğradığında veya fazla kopyalandığında, olmaması gerektiği halde kalıcı bir şekilde çalışmaya devam eder. Onkogenler olarak adlandırılan bu anormal genler kansere sebep olma potansiyeline sahiptirler. Onkogenler kontrolsüz büyüyen hücrelere sebep olurlar, ki bunlar kanser ve tümör oluşumuna neden olabilirler.

Normalde hücresel büyümeyi baskılayamaya yardımcı olan tümör baskılayıcı genlerdeki değişimler de ayrıca kanserli tümörlerin büyümesini tetikleyebilir.

Tümör nedir? Nasıl oluşur

Çoğu durumda tümörler, anormal dokuların solid/katı kitleleridir. Bununla birlikte, bazı kanserler kanda da oluşur ve bunlar genellikle katı tümörler oluşturmazlar.

İyi huylu tümörler

Bazı tümörler iyi huyludur ya da kanserli değildirler – ki bunlara tıp dilinde benign diyoruz. İyi huylu tümörler biraz büyük olabilirler, fakat genellikle yayılmazlar. Çoğu, alındıktan veya yok edildikten sonra geri büyümezler ve ölümle sonuçlanmazlar – ancak bazı durumlarda hayati tehlike oluşturabilirler.

Kötü huylu tümörler

Tümörler ayrıca kötü huylu veya kanserli de olabilirler – ki bunlara tıp dilinde malign diyoruz. Kanserli tümörler dokuların işlevlerinin etkileyerek yayılmaya ve dokuları çevreleyerek istila etmeye eğilimlidirler.

Kanserli hücrelerin normal hücrelerden farkları nelerdir?

Normal hücreler ve kanser hücreleri arasında birçok farklılık vardır. Kanser hücrelerinin organ hasarlarına, yıkımına ve sonunda da ölüme sebep olabilen tümörleri oluşturmasına izin veren bu farklılıklardır.

kanser ve normal hücre farkı onkolojik terimler

Normal sağlıklı hücrelerin aksine kanser hücreleri kontrolsüz bir şekilde ve çok yüksek oranda büyüyebilir ve bölünebilirler. Kanser hücreleri ayrıca normal hücrelerin yaptığı gibi yüksek derecede özelleşmiş işlevleri yapmak için olgunlaşmaz ve gelişmezler. Normalde, anormal veya hasar görmüş hücreleri tahrip eden ve ortadan kaldıran immün sistemden (bağışıklık sisteminden) “saklanabilirler”. Dahası, bazen tümörü çevreleyen ve besleyen molekülleri, kan damarlarını ve sağlıklı hücreleri de etkileyebilir. Örneğin, normal hücrelere tümörler büyürken ihtiyaç duydukları besin ve oksijeni sağlaması için kan damarları ürettirebilirler. Bu yeni kan damarları ayrıca atıkları uzaklaştırır.

Kanserli tümör parçaları kopabilir ve kan veya lenf sistemi ile vücutta farklı yerlerde yeni tümörler oluşturarak dolaşabilirler; bu duruma tıp dilinde metastaz diyoruz. Kansere bağlı ölümlerinden %90’dan fazlasının sorumlusu metastazlardır. Kötü huylu tümörler bazen de tedaviden sonra yeniden büyürler. Kan dolaşımındaki veya organlardaki kanser hücreleri ya da tümörler organların işlevlerini bozabilirler. Organlardaki sağlıklı hücreleri tahrip edebilir, onların besinlerini ya da oksijenlerini engelleyebilirler ve atık ürünlerin birikmesine izin verebilirler. Eğer kanser hayati organ işlevinin engelleyecek veya bozacak kadar şiddetli olursa, ölümle sonuçlanabilir.

Farklı kanser türleri ölüme neden sebep olur?

Kanser Türü

Sebep Olduğu Durumlar

Gastrointestinal (mide-bağırsak) kanserler

Sindirim sisteminin tıkanması veya bir enfeksiyona bağlı yetersiz beslenme nedeniyle ölüme sebep olan kanserler. 

 

Akciğer kanserleri

Akciğer kollapsı (akciğer delinmesi, sönmesi veya pnömatoraks), enfeksiyon veya oksijen eksikliği nedeniyle ölüme sebep olabilen kanserler.

Kemik kanserleri

Kan dolaşımındaki artan kalsiyum seviyeleri ve sağlıklı kemik iliğinde azalma, vücudun enfeksiyonlara karşı savaşma, kanamayı durdurma ve dokulara oksijen taşınma yeteneğini azaltan kanserler.

Karaciğer kanserleri

Vücuttaki kimyasallar ve toksinlerin birikmesi nedeniyle ölüme sebep olan kanserler.

Kan kanserleri

Kan damarlarına ölümcül ve kontrol edilemez kanamalara sebebiyet verebilecek zarar veren kanserler.

Kanser evreleri ve belirtileri

Erken evrede fark edilen kanserler, erken tedaviler ile genellikle şiddetli belirtilere sebep olmaz ve ölüme yol açmazlar. Ancak tedavi edilmeyen ileri evre kanser şiddetli belirtiler oluşturmaya eğilimlidir ve daha yüksek ölüme sebep olma olasılığına sahiptir.

Yaygın kanser belirtileri nelerdir?

  • Anormal topaklanmalar, yumrular, sertlikler veya şişlikler
  • Yeni veya değişen benler, kaşıntı, pulluluk ya da çukurlaşma, rengin solması, koyulaşması, buruşması veya iltihaplanma gibi cilt değişiklikleri
  • Geçmeyen öksürük veya ses kısıklığı
  • Anormal meme başı veya genital akıntı veya değişiklikler
  • İdrar yaparken ağrı veya zorluk                
  • İdrarda veya dışkıda kan
  • Açıklanamayan morarma
  • Bağırsak alışkanlarındaki değişiklikler
  • Karın bölgesinde ağrısı
  • Bulantı ve kusma            
  • İştahta azalma
  • Yemede ve yutmada zorlanma
  • Geçmeyen mide yanması ve hazımsızlık
  • Açıklanamayan ve geçmeyen şiddetli yorgunluk
  • Açıklanamayan ateş veya gece terlemeleri
  • Ağız veya dudaklarda uyuşma, ağrı veya kanama
  • Baş ağrıları ve nöbetler
  • Görme ve duyma değişiklikleri
  • Ağız veya dilde beyaz ya da kırmızı lekeler
  • İyileşmeyen yaralar
  • Cilt ve gözlerin sararması
  • Açıklanamayan kilo kaybı ya da kilo alma

"In situ" ve erken evre kanser

Evre 0

Bu, kanserlerin veya tümörlerin in situ yani dokunun tek bir hücre katmanında olması veya başlangıçta geliştikleri yerde kalması anlamına gelmektedir. Yani bu da yayılmadıklarını gösterir. İn situ oluşumlar, genellikle tümörün veya kanserli hücrelerin cerrahi yöntemle çıkarılması ile yüksek oranda tedavi edilebilirdir.

Evre 1

Çoğu zaman erken evre kanser olarak da bilinen birinci evre kanserler veya tümörler, küçüktür ve çevre dokulara derinlemesine gömülmezler. Ayrıca vücudun diğer kısımlarına veya lenf sistemine yayılmazlar.

Sıfırıncı evre veya birinci evre kanseri olan kişiler hiçbir belirti vermeyebilirler veya bazıları aşağıdakiler gibi belirtiler ya da değişimler yaşayabilir.

İleri evre kanserler

Evre 2 ve 3

İkinci ve üçüncü evre kanserler ve tümörler daha geniş yapıya sahip olma eğilimindedirler ve çevre dokulara doğru derinlemesine büyüme göstermişlerdir. Lenf sistemine ve lenf bezlerine yayılmış da olabilirler, fakat uzak organlara yayılma yoktur.

Evre 4

Dördüncü evre kanser, metastatik veya ilerlemiş kanser olarak da adlandırılır. Bu evrede kanserler veya tümörler vücudun diğer kısımlarına yayılım göstermişlerdir.

İlerlemiş kansere sahip kişiler, kanserlerin türüne ve yerine bağlı olarak farklı belirtiler yaşayacaklardır.

Yaşam sonuna dair bazı faktörler hiçbir şekilde öngörülemez:
  • Kişinin hayatının sonunda ne olacağı
  • Hayatın son dönemlerinin ne kadar uzun olacağı
  • Ölümle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı

Eğer bazı kişilerde özellikle beklenmedik komplikasyonlar (hastalığa bağlı sorunlar) yaşarsa veya kanser çok şiddetli ise, epeyce hızlı bir şekilde yaşamlarını yitirirler. Diğer durumlarda bu, aylar veya yıllar alabilir.

Ancak kanser büyüdükçe veya yayıldıkça birden fazla organı ve ana vücut fonksiyonlarını etkilemeye başlar.

Kanserin ilerlemesinin yaygın belirtileri şunlardır:
  • Şiddetli yorgunluk ve zayıflık
  • Konsantre olma ve düşünme yeteneğinin azalması
  • Kilo ve kas kaybı ya da incelme
  • İştah kaybı
  • Yemede ve yutmada zorluk
  • Çoğu aktivitede yardıma ihtiyaç duyma
  • Zamanın çoğunu uyumak veya dinlenmeye harcama ihtiyacı
  • Dış dünyada yer alan olaylara ilginin azalması
  • Ziyaretçilerle az vakit geçirme veya çevrede sadece birkaç kişinin olmasını isteme
  • Sarkık dudaklar
  • Güncel olaylar veya mevcut insanlarla ilgili olmayan hakkında konuşma
  • Geceleri anksiyete, yalnızlık, huzursuzluk veya korkunun artması
  • Daha hızlı, düzensiz veya bitkin gibi kalp atış hızındaki değişiklikler
  • Düşük tansiyon
Kanserli birinin terminal (son) dönemlerine yaklaşırken yaşayabileceği belirtiler:
  • Hırıltılı nefes alma ve tıkanıklık
  • Soğuk, mavimsi ila koyu renkli cilt, özellikle ellerde ve ayaklarda
  • Yavaş nefes alma, bazen 10 – 30 saniye süren duraklamalar
  •  İdrarda azalma
  • Tekrarlayan ya da huzursuz, istemsiz hareketler
  • Ağız ve dudak kuruluğu
  • Bağırsak ve mesane kontrolünün kaybı
  • Seyahat etme, ölmüş kişiler tarafından karşılanma veya bir seyahat için hazırlanma gibi halüsinasyon veya rüya benzeri durumlar
  • Yer, zaman ve çevresindeki kişilerin kimlikleri hakkında kafa karışıklığı
  • Ses veya dokunma gibi dış işaretlere kademeli olarak daha az duyarlı olmaya eğilim
  • Bilinçli bir duruma girme ve çıkma eğilimi
  • Konuşma ve duymada azalma
  • Bulanık veya soluk görme
  • Göz kapaklarını kapatırken zorlanma
Yaşam kaybı belirtileri:
  • Nabzı durur
  • Bağırsak veya mesanesi kontrolsüz bir şekilde boşalır
  • Gözleri hareket etmeyi bırakır
  • Gözbebeği büyür ve öyle kalır, yoğu ışıkta bile
  • Nefes alması durur
  • Tansiyonu alınmaz

Kişinin sahip olduğu kanser türüne ve etkilenen organlara bağlı olarak belirtilerin büyük ölçüde değiştiğine dikkat etmek önemlidir.

Özet

Kanserli hücreler veya tümörler hayati bedensel işlemleri yapamayacak noktaya kadar organ işlevine zarar verdiğinde kanserli kişi hayatını kaybeder. Erken evrede kansere sahip olan kişiler herhangi bir belirti fark etmeye bilir veya hemen göze çarpamayacak belirtiler yaşayabilirler. Kanser ilerledikçe ve vücudun birden fazla yerine yayıldıkça belirtiler artma eğilimindedir, ölüm olasılığının da artması gibi.

*

Kanserli bir kişinin yaşamının sonuna geldiğinin belirtileri ve hasta yakınları için öneriler (detaylı)