Hızlı Arama
Anasayfa - Kanser Haberleri - Akciğer kanseri - Sözde etkili Küba kanser aşısına neden yoğun ilgi duyuyoruz?

Sözde etkili Küba kanser aşısına neden yoğun ilgi duyuyoruz?

Sözde etkili Küba kanser aşısına neden yoğun ilgi duyuyoruz?
Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
27.05.2019

Neredeyse her 6 ayda bir Küba kanser aşısı hakkında basında yankı bulan bir haber yapılıyor ve bizler de işimizi gücümüzü bırakıp, "bu konuda yeni bir çalışma mı çıkmış" diye araştırmaya başlıyoruz. Bu sefer araştırmamız sadece birkaç saat sürdü, çünkü yeni bir çalışma veya bilimsel bir kanıt yok! Yenilik ise şu: yapılan haberlerin dili değişmiş ve bu iş tam anlamıyla bir "Küba Sağlık Turizmi" olayına dönüşmüş.

Küba kanser aşıları kanserleri tedavi ETMEMEYE devam ediyor

Küba kanser aşısı hakkındaki son çalışma, Ocak 2018'de yayımlanmış ve Küba'da yapılmış. Bu çalışma sonuçlarına göre de CIMAvax-EGF (antijen aşısı) veya VAXIRA (anti-idiotip) aşıları, elimizde halihazırda bulunan tedavilere (kemoterapiler, akıllı ilaçlar, ileri radyoterapi teknolojileri ve çok daha yeni olmak üzere immünoterapiler) kıyasla neredeyse çürük dişe kolonya basmak kadar etkili: bildirilen en iyi ortanca yaşam süreleri halen 11 ayı geçmemiş durumda.

CIMAvax-EGF ve VAXIRA etki mekanizmalar nedir?

1. CIMAvax bir antijen aşısıdır. Antijen aşıları kanser hücrelerinin yüzeylerinde belli proteinleri veya proteinlerin kısımlarını kullanarak bağışık sisteminin aktif hale gelmesini amaçlar. Kanser antijenleri aynı zamanda aşının daha iyi çalışmasını sağlayan moleküllerle karıştırılır. Bu moleküllere adjuvan denir. Adjuvanlar vücudun hücreleri yabancı olarak tanımasını ve bağışıklık tepkisi oluşturmasına yardımcı olur. Adjuvanlara örnek olarak sitokinler (interlökin 2) verilebilir.

En yaygın kullanılan Küba aşısı CimaVax-EGF de bu sınıf bir kanser aşısıdır. Bu aşıda EGF adlı molekül (antijen) adjuvanlarla zenginleştirilip hastaya enjekte edilir. Buna karşılık hastada antijen sunan hücreler ve antikor üreten B hücreler üzerinden bir immün yanıt oluşturulması hedeflenir. EGF, özellikle belli kanser hücrelerinin yüzeyinde yoğun bir şekilde bulunan kendi reseptörüne (EGFR) bağlanır. Aşı sonucu oluşması tetiklenen antikorların bu EGF’yi bağlayıp, EGFR reseptörünün kanser hücresine büyüme ve çoğalma sinyali vermesinin önüne geçilmeye çalışılır.

Bazı antijen aşıları sadece belli bir tür kansere karşı bağışıklık tepkisi oluşmasını sağlar. Son yıllardaki araştırmalar antijenlerin bağışıklık sistemi tarafından daha hızlı tanınması ve birden fazla antijeni tek bir aşıda toplanması üzeredir.

2. VAXIRA, bir anti-idiotip antikor aşısıdır. Anti-idiotip antikor aşılar, belli bir antijeni taklit etmesi için üretilmiş antikorlardır. Kanser hücre yüzeyinde, kansere özgü olarak bulunan bazı antijenler (glikolipidler gibi) bağışıklık sistemi tarafından fark edilmezler. Bu yapıların bağışıklık sistemi tarafından fark edilmesini sağlamak için, bu yapıları taklit eden ve laboratuvarda üretilen anti-idiotip antikorlar kanser aşıları olarak denenmektedir. Bu aşılar bağışıklık sistemini aktive ederek, vücudun kanser hücrelerine karşı antikor üretimini sağlar. Bir başka deyişle, kanser hücre antijenleri olarak etki gösterir. Aşı enjekte edildiğinde, bağışıklık sisteminin kanser hücresi üzerinde antijenleri tanımasını sağlar.

Küba tarafından üretilen aşılara bilimsel eleştiriler

Önemle vurgulamak gerekir ki, CIMAvax ve VAXIRA aşıları akciğer kanserine kesin tedavi vaad etmemektedir. Aşının üreticileri de bunu özellikle vurgulamaktadırlar.

• Bu aşılar kanser hücresini direkt olarak hedef almamakta, kanserin büyümesine, çoğalmasına ve metastaz yapmasına destek olan EGF ve NeuGcGM3 moleküllerini hedef almaktadır. Bu nedenle aşının temel amacı akciğer kanserini "kronik bir hastalık" haline getirmektir.

• Aşının sunduğu bağışıklık yanıtı, bağışıklık sisteminin ana hücreleri (T-hücre, NK’lar ve makrofajlar) üzerinden değil antikorlar üzerindendir, bu nedenler oldukça kısa süreli bir fayda gözlenmektedir. Ayrıca zayıf bir immüjenite sunmaktadır.Bunun yanı sıra küçük hücreli olmayan akciğer kanseri çok sayıda antijenlere sahiptir. Bu sebeple tek bir antijeni hedef alan bu aşının tedavideki etkisi düşük olmaktadır. Akciğer kanserleri tümör mikroçevresinin oldukça etkili olduğu kanser türleridir. Tümör mikroçevresindeki farklı hücreler bağışıklık sisteminin baskılanmasını sağlar. Bu da bağışıklık sisteminin aktivitesini arttıran kanser aşılarının etkisinin azalmasına yol açar.

Sonuç

Aşağıdaki grafik, yukarıda sıraladığımız bilgilerin özeti gibidir ve akciğer kanserinde Küba aşıları ve modern tedavilerin geldiği noktayı net bir şekilde göstermesi bakımından oldukça çarpıcıdır.

İLGİLİ KONULAR

- Küba’nın kendi resmi verileri ile KÜBA’da KANSER GERÇEĞİ

- Küba akciğer kanseri aşıları hakkında bilimsel gerçekler (detaylı)

- Eyvah, Küba kanser aşısı yine haber oldu!

- Neden kanser tamamen tedavi edilemedi?

İLGİLİ VİDEO

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Kaynak:

1. Sanchez L, Muchene L, Lorenzo-Luaces P ve ark.
Differential effects of two therapeutic cancer vaccines on short- and long-term survival populations among patients with advanced lung cancer.
Semin Oncol, Jan 2018.

2. Danay Saavedra and Tania Crombet.
CIMAvax-EGF: A New Therapeutic Vaccine for Advanced Non-Small Cell Lung Cancer Patients.
Front Immunol, 2017.
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.